Yaşamın anlamının ne olduğunu kendine soruyor musun hala?You are still asking yourself what the meaning of life is?
Kendine daha iyi bakmalısın.You should take better care of yourself.
Kendi kendine gelin güvey oldu.He built castles in the air all day.
O, aynada kendine bakmadı mı?Hasn't he looked at himself in a mirror?
Kendine iyi bak.Take care.
Kendine iyi bak ve iyi zaman geçir!Take care of yourself, and have a good time!
Her ulusun kendine özgü bir karakteri vardır.Every nation has its peculiar character.
Kendine zarar vereceksin.You will hurt yourself.
Her şeyden önce kendine iyi bak.Above all, take care of yourself.
Bir şey satın almadan önce kendine onsuz yapabilip yapamayacağını sorsan iyi olur.Before buying anything, you had better ask yourself whether you cannot do without it.
Kendi kendine bir kimono giyebilir misin?Can you put on a kimono by yourself?
Mum kendi kendine söndü.The candle went out of itself.
Kendine yapılmasını istemediğini başkalarına yapma.Do to others as you would be done by.
Şimdi kendine yeni bir araba almalısın.You should get yourself a new car now.
Mary aynada kendine baktı.Mary looked at herself in the mirror.
Mary kendine "Ne yapmalıyım?" diye sordu.Mary said to herself "What shall I do?".
O kendine gülüyor gibi görünüyor.She looks as if she's laughing to herself.
Neden kendine iyi bir ev almıyorsun?Why don't you get yourself a decent house?
Lütfen kendine iyi bak.Please take good care of yourself.
Sen sadece kapının önünde durmak zorundasın. O kendi kendine açılacak.You have only to stand in front of the door. It will open by itself.
O çok kötü, lütfen kendine dikkat et.That's too bad. Please take care of yourself.
Yaşlı adam bazen kendi kendine konuşur.The old man sometimes talks to himself.
O kız o kadar güzel ki kendine en hakim erkekleri bile çekiyor.That girl is so beautiful that she attracts even the most self-possessed men.
Oğlan bayıldı, ama yüzüne su attığımızda kendine geldi.The boy fainted, but he came to when we threw water on his face.
Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.The girl fainted, but she came to when we threw water on her face.
Makine kendi kendine çalışır.The machine works by itself.
Resmin kendine ait bir cazibesi var.The picture has a charm of its own.
Jane'nin hayali kendine yaşlı ve zengin bir sevgili bulmaktı.Jane's dream was to find herself a sugar daddy.
Kendi kendine şöyle dedi: Bu operasyon başarıyla sonuçlanacak mı?He said to himself, "Will this operation result in success?"
Bu sütün kendine özgü bir kokusu vardır.This milk has a peculiar smell.
Üşütmemek için kendine dikkat et.Take care not to catch a cold.
Kendine bakacak kadar yeterince yaşlısın.You are old enough to take care of yourself.
Kendine gel.Behave yourself.
Kendine gelirsen, hoş bir şey alırsın.Behave yourself, and you'll get something nice.
Kendine dikkat et.Watch yourself.
Emi kendine yeni bir elbise ısmarladı.Emi ordered herself a new dress.
Kendine iyi bir adam buldun.You got yourself a nice guy.
Kendine ait bir evin olmasını dileyeceksin.You will wish you had a house of your own.
O kendi kendine "çok mutluyum." dedi.She said to herself, "I am very happy."
Maria kendi kendine, "çok şanslıyım" dedi.Maria said to herself, "I am very lucky".
"Ben o kitabı istiyorum" dedi kendi kendine."I want that book", he said to himself.
Kendine iyi bakmalısın.You must take good care of yourself.
Eğer bir çocuk kendine ait bir odaya sahip olabiliyorsa, hoştur.It's nice if a child can have a room of his own.
Onun kendi kendine mırıldandığını duydum.I heard him mumble to himself.
Kendine fazla güvenme.Don't be overconfident.
Kendi kendine yardım en iyi yardımdır.Self-help is the best help.
Aynada kendine bak.Look at yourself in the mirror.
Kendine dikkat etmelisin.You must be careful of yourself.
Kendine güven.Have confidence in yourself.
Arabayı alırsan kendine çok zaman ayıracaksın.You'll save yourself a lot of time if you take the car.
Küçük şeyleri kendine dert etme.Don't trouble about small things.
Kafeterya kendi kendine servis.The cafeteria was self-service.
İnsan kendine karşı dürüst olmalı.One ought to be true to oneself.
O kendine geldi.He came to himself.
Kendine özgülük Batıda çok önemlidir.Individuality is very important in the West.
Yalnızken, büyükbabam bazen kendi kendine konuşur.My grandfather sometimes talks to himself when he's alone.
Başkalarına yardım etmek, kendine yardım etmektir.To help others is to help yourself.
Başkan kendine rağmen güldü.The president laughed in spite of himself.
Japonya'nın kendine özgü birçok özelliği vardır.Japan has many distinctive traits.
Onun oldukça fazla kendine güveni var.He has a lot of confidence.