Ana içeriğe geç
Sözlük

kendinde ile cümle

kendinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Mulţi oameni îşi transcend sinele în mijlocul naturii.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Rất nhiều người tìm thấy sự chuyển hóa đó trong tự nhiên.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Rengeteg ember lel rá az öntranszcendenciára a természetben.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Veel mensen vinden zelfoverstijging in de natuur.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Viele Menschen finden Selbsttranszendenz in der Natur.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Wielu znajduje autotranscendencję na łonie natury.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Πολλοί άνθρωποι βρίσκουν την αυτο-υπέρβαση στη φύση.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Многие выходят за пределы себя, созерцая природу.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Много хора успяват да се издигнат над егото си в природата.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.אנשים רבים מוצאים התעלות בטבע.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.كثيرٌ من الناس يجدون السمو بالذات في الطبيعة.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.別の人たちはレイブで自我を克服しています。
Çünkü Alice'in haklı olduğuna dair ihtiyaç duyduğu güveni kendinde bulabilmesi,Bởi vì chỉ khi không chức minh được rằng cô ấy sai,
Çünkü Alice'in haklı olduğuna dair ihtiyaç duyduğu güveni kendinde bulabilmesi,Doar eșuând să demonstreze că ea greşea,
Çünkü Alice'in haklı olduğuna dair ihtiyaç duyduğu güveni kendinde bulabilmesi,Karena hanya dengan tidak dapat membuktikan bahwa Alice salah,
Çünkü Alice'in haklı olduğuna dair ihtiyaç duyduğu güveni kendinde bulabilmesi,만들어내는 것으로 봤습니다. 왜냐하면, 단지 그녀가 틀렸다는 것을 증명하는 것이라든가, 그녀 스스로 자신에게
Çünkü Alice'in haklı olduğuna dair ihtiyaç duyduğu güveni kendinde bulabilmesi,Perché solo non riuscendo a provare che lei aveva torto,
Çünkü Alice'in haklı olduğuna dair ihtiyaç duyduğu güveni kendinde bulabilmesi,כי זה היה אך ורק באמצעות לא להיות מסוגל להוכיח שהיא טועה,
Çünkü Alice'in haklı olduğuna dair ihtiyaç duyduğu güveni kendinde bulabilmesi,فقط لأنه كان غير قادر على إثبات كونها مخطئة،
Çünkü Alice'in haklı olduğuna dair ihtiyaç duyduğu güveni kendinde bulabilmesi,唯一の方法は 「アリスは間違っている」とジョージが証明できない
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa , vì chúa là người nghiêm_nhặt , hay lấy trong nơi không để , gặt trong chỗ không gieo .
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa, vì chúa là người nghiêm nhặt, hay lấy trong nơi không để, gặt trong chỗ không gieo.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Bom się ciebie bał, żeś jest człowiek srogi; bierzesz, czegoś nie położył, a żniesz, czegoś nie siał.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›căci m'am temut de tine, fiindcă eşti un om aspru; iei ce n'ai pus, şi seceri ce n'ai sămănat.``
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Kajti bal sem se te, ker si oster človek: jemlješ, česar nisi položil, in žanješ, česar nisi posejal.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›이는 당신이 엄한 사람인 것을 내가 무서워함이라 당신은 두지 않은 것을 취하고 심지 않은 것을 거두나이다
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Lebo som sa ťa bál, pretože si prísny človek: berieš, čoho si nepoložil, a žneš, čoho si nesial.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Nebo jsem se bál tebe, ješto jsi člověk přísný; béřeš, čeho jsi nepoložil, a žneš, čeho jsi nerozsíval.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›pois tinha medo de ti, porque és homem severo; tomas o que não puseste, e ceifas o que não semeaste.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Porque tuve miedo de ti, que eres hombre severo, que tomas lo que no pusiste y cosechas lo que no sembraste.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›боявсь бо тебе, що ти чоловік жорстокий: береш, чого не клав єси, і жнеш, чого не сіяв.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›защото се боях от тебе, понеже си строг човек; задигаш това, което не си положил, и жънеш, което не си посял.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›ибо я боялся тебя, потому что ты человек жестокий:берешь, чего не клал, и жнешь, чего несеял.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›מפני יראתי אתך כי אתה איש קשה לקח את אשר לא הנחת וקצר את אשר לא זרעת׃
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›لاني كنت اخاف منك اذ انت انسان صارم تأخذ ما لم تضع وتحصد ما لم تزرع.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›我 原 是 怕 你 、 因 為 你 是 嚴 厲 的 人 . 沒 有 放 下 的 還 要 去 拿 、 沒 有 種 下 的 還 要 去 收
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›我 原是 怕 你 、 因 為 你 是 嚴厲 的 人 . 沒有 放下 的 還要 去拿 、 沒 有 種下 的 還要 去 收
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Azt mondom, hogy az öntranszcendenciára való képesség csak az emberi létezés egy része.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Digo que la capacidad de autotrascendencia es simplemente una parte básica de ser humanos.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Estou a dizer que a capacidade para a auto-transcendência faz parte do ser humano.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Eu spun că acea capacitate de transcendenţă a sinelui este doar o parte principală a omului în sine.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Ich sage, dass die Fähigkeit zur Selbsttranszendenz nur ein Grundbaustein menschlichen Seins ist.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Ik zeg dat de capaciteit voor zelftranscendentie een fundamenteel deel van de mens is.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Je dis que la capacité d'autotranscendance fait simplement partie de nous en tant qu'humain.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.저는 지금 자기초월의 역량이 아주 기본적인 인간의 한 부분이라는 것을 이야기하고 있습니다.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Sto dicendo che la capacità di autotrascendenza fa parte di ogni essere umano.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Tôi đang nói rằng khả năng chuyển hóa tinh thần chỉ là một phần tất yếu của con người.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Tvrdím, že schopnost sebetranscendence je základní částí lidství.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Twierdzę, że możliwość autotranscendencji to podstawowy wyznacznik człowieczeństwa.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Λέω ότι η ικανότητα για αυτο-υπέρβαση είναι ένα βασικό κομμάτι της ανθρώπινης φύσης.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Мы говорили о том, что способность к эго-трансцендентности — одно из основных человеческих свойств.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Твърдя, че способността за преодоляване на егото е част от човешката природа.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.אני אומר שהיכולת להתעלות היא רק חלק בסיסי בהיותנו אנושיים.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.إنني أقترح أن إمكانية السمو بالنفس هي مجرد جزءٍ من كوننا بشر.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.人間存在のまさに基本部分であるということです。 私は、比喩を提案しています、
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.A spravíš mu jeho rohy na štyroch jeho uhloch; z neho budú jeho rohy, a pokryješ ho meďou.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.A zděláš mu rohy na čtyřech úhlech jeho; z něho budou rohové jeho; a obložíš jej mědí.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Aan de vier hoeken zaten horens, die één geheel vormden met het altaar. Hij overtrok ze met koper.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.A spravil jeho rohy na jeho štyroch uhloch, jeho rohy boly z neho a pokryl ho meďou.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.A zdělal mu rohy na čtyřech úhlech jeho; z něho byli rohové jeho, a obložil jej mědí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kendinde ile cümle - Sayfa 19 - kendinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App