Ana içeriğe geç
Sözlük

kendinde ile cümle

kendinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
0 (gücünü kendinden alan)0 (autoalimentado)
0 (gücünü kendinden alan)0 (auto- alimentado)
0 (gücünü kendinden alan)0 (auto-alimenté)
0 (gücünü kendinden alan)0 (autonomo)
0 (gücünü kendinden alan)0 (eigene Stromversorgung)
0 (gücünü kendinden alan)0 (자체 전원 사용)
0 (gücünü kendinden alan)0 (samostojno napajanje)
0 (gücünü kendinden alan)0 (self-powered)
0 (gücünü kendinden alan)0 (selvforsynet)
0 (gücünü kendinden alan)0 (tenaga sendiri)
0 (gücünü kendinden alan)0 (własne zasilanie)
0 (gücünü kendinden alan)0 (αυτοτροφοδοτούμενο)
0 (gücünü kendinden alan)0 (автономне живлення)
0 (gücünü kendinden alan)0 (самостоятелно захранване)
0 (gücünü kendinden alan)0 (своё питание)
0 (gücünü kendinden alan)0 (נזון עצמאית)
0 (gücünü kendinden alan)0 (يشغل نفسه)
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.A będąc łaknącym chciał jeść; a gdy mu oni jeść gotowali, przypadło na niego zachwycenie.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.A potom velice zlačněv, chtěl pojísti. Když pak oni strojili, připadlo na něj mysli vytržení.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.A veľmi zlačnel a chcel jesť. A kým oni hotovili, pripadlo na neho vytrženie,
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.E tendo fome, quis comer; mas enquanto lhe preparavam a comida, sobreveio-lhe um êxtase,
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Gli venne fame e voleva prendere cibo. Ma mentre glielo preparavano, fu rapito in estasi
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Han blev da sulten og vilde ha noget å ete. Mens de nu laget det til, kom det en henrykkelse over ham,
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Il eut faim, et il voulut manger. Pendant qu`on lui préparait à manger, il tomba en extase.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Ja hänen tuli nälkä, ja hän halusi ruokaa. Mutta sitä valmistettaessa hän joutui hurmoksiin.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.시장하여 먹고자 하매 사람이 준비할 때에 비몽사몽간에
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.L -a ajuns foamea, şi a vrut să mănînce. Pe cînd îi pregăteau mîncarea, a căzut într'o răpire sufletească.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Lalu ia lapar sekali dan ingin makan. Sementara makanan disediakan, ia mendapat suatu penglihatan
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Megéhezék azonban, és akara enni: míg azonban azok ételt készítének, szálla õ reá elragadtatás;
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.người đói và thèm ăn ; khi người_ta đương dọn cho ăn , thì người bị ngất trí đi .
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.người đói và thèm ăn; khi người ta đương dọn cho ăn, thì người bị ngất trí đi.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Och han blev hungrig och ville hava något att äta. Medan man nu tillredde maten, föll han i hänryckning.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Postane pa lačen in hoče kaj zaužiti; ko pa pripravljajo, se zamakne
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Sintió mucha hambre y deseaba comer; pero mientras preparaban la comida, le sobrevino un éxtasis
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Und als er hungrig ward, wollte er essen. Da sie ihm aber zubereiteten, ward er entzückt
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Και πεινασας ηθελε να φαγη ενω δε ητοιμαζον, επηλθεν επ' αυτον εκστασις,
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.И видя небето отворено и някакъв съд, като голяма плащаница, да слиза, спускан чрез четирите ъгъла към земята.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.И почувствовал он голод, и хотел есть. Между тем, как приготовляли, он пришел в исступление
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.Став же голодний і забажав їсти; як же готовили, найшло на него захопленнє,
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.והוא רעב ויתאו לטעם לחם ובהכינם לו נפלה תרדמה עליו׃
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.‎فجاع كثيرا واشتهى ان يأكل. وبينما هم يهيئون له وقعت عليه غيبة‎.
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.覺 得 餓 了 、 想 要 喫 . 那 家 的 人 正 豫 備 飯 的 時 候 、 彼 得 魂 遊 象 外
Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti.覺得餓 了 、 想要 喫 . 那家 的 人 正 豫備飯 的 時候 、 彼得 魂遊 象 外
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Aj ty sa opiješ; budeš pokryté, aj ty budeš hľadať pevnosť pred nepriateľom.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Also mußt du auch trunken werden und dich verbergen und eine Feste suchen vor dem Feinde.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Anche tu berrai fino alla feccia e verrai meno, anche tu cercherai scampo dal nemico
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Hai Niniwe, engkau pun akan pingsan karena mabuk. Engkau pun akan berusaha supaya luput dari musuh-musuhmu
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.너도 취한바 되어 숨으리라 너도 대적을 인하여 피난처를 찾아보리라
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Myös sinä olet juopuva ja vaipuva pimeyteen; myös sinä olet etsivä suojaa vihamiehen uhatessa.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Ngươi cũng vậy , ngươi sẽ mê_man vì say , sẽ được ẩn_náu , và tìm nơi vững_bền vì cớ kẻ_thù .
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Ngươi cũng vậy, ngươi sẽ mê man vì say, sẽ được ẩn náu, và tìm nơi vững bền vì cớ kẻ thù.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Også du skal bli drukken og sanseløs; også du skal søke et vern imot fienden.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Også du skal drikke og synke i Afmagt, også du skal søge i Ly for Fjenden.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Ook Ninevé zal wankelen als een dronken man en een schuilplaats zoeken tegen de vijand.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Så skall ock du bliva drucken och sjunka i vanmakt; också du skall få leta efter något värn mot fienden.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Şi tu te vei îmbăta, te vei ascunde; şi tu vei căuta un loc de adăpost împotriva vrăjmaşului!
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Takżeć i ty opojona będziesz, i skryć się musisz, i ty szukać będziesz pomocy przeciwko nieprzyjacielowi.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Takž i ty opiješ se, a pokrývati se musíš, i ty hledati budeš pomoci proti nepříteli.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Te is megrészegedel, elfeledtté leszel; te is keresel majd menedéket a gyûlölködõ elõl.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Toi aussi, tu seras enivrée, tu te cacheras; Toi aussi, tu chercheras un refuge contre l`ennemi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod