Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.Si chiamano SOLEs: ambienti di apprendimento auto organizzati.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.Sie heißen: SOLUs: Selbstorganisierte Lernumgebungen.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.SOLE이라고 합니다. 자기 구조화 학습 환경.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.SOLES, acrónimo en inglés de Entornos de Aprendizaje Auto-Organizado.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.Ονομάζεται SOLEs: Αυτο-οργανούμενο εκπαιδευτικό περιβάλλον.
Kendi kendine herşeyi sıfırdan yapmak gerek dedi.Ele disse para si mesmo que os ia fabricar.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.Вони називаються SOLE: "Само-Організовані Навчальні Середовища".
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.Наричат се СООС: Само-Организиращи се Обучаващи Среди.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.Это называется СОУС - самоорганизующаяся учебная среда.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.אלה נקראים "סולס": סביבות לימוד בהתארגנות עצמית.
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.يطلق عليها إسم "SOLE": بيئات التعلّم المنظّمة ذاتيّا .
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.ここの設備を使えば
Kendi kendine geliyor.M: Aha... reacție automată.
Kendi kendine geliyor. [M.]Es kommt von alleine.
Kendi kendine geliyor.Έρχεται μόνο του.
Kendi kendine gidiyor.Den kör sig själv.
Kendi kendine gidiyor.Elle se conduit toute seule.
Kendi kendine gidiyor.Es fährt von allein.
Kendi kendine gidiyor.Hij rijdt vanzelf.
Kendi kendine gidiyor.Isso está a conduzir sozinho.
Kendi kendine gidiyor.Merge singură.
Kendi kendine gidiyor.Mobil itu jalan sendiri.
Kendi kendine gidiyor.Nó đang tự lái kìa.
Kendi kendine gidiyor.Önmagát vezeti.
Kendi kendine gidiyor.Ono sa to šoféruje samo,
Kendi kendine gidiyor.Ono to řídí samo,
Kendi kendine gidiyor.Sam vozi.
Kendi kendine gidiyor.Se conduce solo.
Kendi kendine gidiyor.Она едет сама.
Kendi kendine gidiyor.Това се управлява само.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.그는 스스로에게 chuckled와 그의 오랜 문질러서, 함께 긴장 손.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.El a chicoti pentru sine şi sa frecat lung, mâinile nervos împreună.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Er lachte in sich hinein und rieb sich die langen, nervös die Hände zusammen.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Han klukkede for sig selv og gned sit lange, nervøse hænder sammen.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Hän naurahti itsekseen ja hieroi pitkä, hermostunut kädet yhteen.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Han småskrattade för sig själv och gned sin långa, nervös händerna.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Hij grinnikte om zichzelf en wreef over zijn lange, nerveuze handen in elkaar.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Ia tertawa kecil pada dirinya sendiri dan menggosok panjang, gugup tangan bersama-sama.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Il eut un petit rire de lui-même et se frotta longtemps, mains nerveuses ensemble.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Kuncogott magában, és összedörzsölte hosszú, ideges kezét.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Ông cười thầm với chính mình và cọ xát dài của mình, thần kinh tay với nhau.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Ridacchiò a se stesso e si strofinò il suo lungo, mani nervose insieme.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Zahihital k sebi in si je pomel dolgo, živčni roke skupaj.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Zasmál se sám pro sebe a promnul dlouhé, nervózní ruce.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Zasmial sa sám pre seba a pretrel dlhé, nervózny ruky.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Zaśmiał się do siebie i potarł długo, nerwowego ręce.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Αυτός γέλασε στον εαυτό του και να τρίβεται καιρό του, νευρικό χέρια μαζί.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Він посміхнувся і потер довгі, нервові руки.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Он усмехнулся и потер длинные, нервные руки.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.Той се засмя на себе си и потърка дълго, нервно ръце.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.הוא ציחקק לעצמו וחיכך הארוכה שלו, ידיים עצבניות יחד.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.انه ذهل لنفسه ويفرك طويل له ، العصبي اليدين معا.
Kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu, birlikte sinir eller.一緒に神経質手。 "それはシンプルそのものだ"と彼は言った。"私の
Kendi kendine herşeyi sıfırdan yapmak gerek dedi.Allora si è detto che si doveva fabbricare.
Kendi kendine herşeyi sıfırdan yapmak gerek dedi.Ayah berkata bahwa dia harus membuatnya dari nol.
Kendi kendine herşeyi sıfırdan yapmak gerek dedi. Baskıya başladı.Trebuiau să le fabrice.
Kendi kendine herşeyi sıfırdan yapmak gerek dedi.Él se dijo que tenía que fabricarlos.
Kendi kendine herşeyi sıfırdan yapmak gerek dedi.Er sagte sich, dass man sie fabrizieren müsste.
Kendi kendine herşeyi sıfırdan yapmak gerek dedi.Hij zei dat ze ze moesten fabriceren.
Kendi kendine herşeyi sıfırdan yapmak gerek dedi.Il s'est dit qu'il fallait fabriquer.