Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi başına ile cümle

kendi başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Artık sınavı geçtiğine göre, kendi başına araba kullanabilirsin.Now that you have passed your test, you can drive on your own.
Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.It's best to wear a cap on your head during the cold Moscow winters.
Bob kendi başına bu çileyi aşmak zorundadır.Bob has to get through this ordeal on his own.
Dick kendi başına gitmeyi planlıyor.Dick plans to go by himself.
Tama bazen kendi başına yürüyüşe çıkar.Tama sometimes goes for a walk by himself.
Kendi başına gitmemen gerektiğini söylememin nedeni buydu.That's why I told you not to go by yourself.
Yaşlı adam kendi başına yaşamaktadır.The old man lives by himself.
Adam kendi başına hareket edemeyecek kadar çok şişman.The man was too fat to move by himself.
Yakında kendi başına yaşamaya alışacaksın.Soon you'll get used to living by yourself.
George çok kaynaşmaz; o kendi başına kalmayı sever.George doesn't mix much; he likes to keep to himself.
Bir kız için gece geç saatte kendi başına dışarı çıkması güvenli değildir.It is not safe for a girl to go out by herself so late at night.
Bu senin kendi başına çözmen gereken bir sorun.This is a problem you have to solve by yourself.
Bugünlerde birçok yaşlı insan kendi başına yaşıyor.These days many old people live by themselves.
Biri en ödevini kendi başına yapmalı.One should do one's homework by oneself.
Hiç kimse kendi başına kendisi için yaşayamaz.No one can live by and for himself.
Büyükanne masayı kendi başına taşıdı.Grandmother carried the table by herself.
Onun işi kendi başına yaptığını düşünüyor musun?Do you think he did the job on his own?
O, muhtemelen kendi başına mektup yazamaz.He can't possibly write the letter by himself.
Mektubu kendi başına yazmış olamaz.He can't possibly write the letter by himself.
O, işi kendi başına yaptı.He did the work on his own.
Her şeyi kendi başına yapmayı sever.He likes to do everything for himself.
O, saatini kendi başına tamir etti.He repaired his watch by himself.
O şimdi kendi başına.He is now on his own.
Nadiren, kırk yılda bir, kendi başına sinemaya gider.She seldom, if ever, goes to movies by herself.
Kendi başına Meksika'ya gitti.She went to Mexico by herself.
Kendi başına evde kaldı.She stayed at home by herself.
O, onu kendi başına yaptığını vurguladı.She stressed that she did it by herself.
Bu tabloyu kendi başına taşıdı.She carried this table by herself.
O, kendi başına uyandı.She woke up on her own.
O, kendi başına olmayı sever.She likes to be on her own.
O kendi başına yurt dışına seyahat etmek için yeterince yaşlı değil.She is not old enough to travel abroad by herself.
O, tüm evi kendi başına temizledi.She cleaned the house all by herself.
Kocasının ölümünden sonra o, iki çocuğu tamamen kendi başına yetiştirdi.After her husband's death, she brought up the two children all by herself.
O, onun kendi başına sürmesine izin verdi.She let him drive on his own.
Bu sorunu kendi başına çöz.Solve this problem on your own.
Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
Tom muhtemelen kendi başına gelemez.Tom is unlikely to come by himself.
Tom şu anda kendi başına.Tom is on his own now.
Tom, karanlıktan sonra kendi başına dışarı çıkmamak için yeterince mantıklıydı.Tom had enough sense to not go out by himself after dark.
Tom dün gece kendi başına üç şişe şarap içti.Tom drank three bottles of wine by himself last night.
Tom onu kendi başına yaptı.Tom did it on his own.
Tom kendi başına yemek istediğine karar verdi.Tom decided that he wanted to eat by himself.
Tom kendi başına çekip çeviremez.Tom can't manage on his own.
Tom kendi başına akşam yemeği yedi.Tom ate dinner by himself.
Tom Mary'nin oraya kendi başına gitmesi konusunda ısrar etti.Tom insisted that Mary go there by herself.
Tom Mary'nin bütün ev ödevini kendi başına yaptığını düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary did all her homework by herself.
Tom işleri kendi başına yapmayı sever.Tom likes to do things by himself.
Tom Mary'yi işleri kendi başına yapması için cesaretlendiriyor.Tom keeps encouraging Mary to do things on her own.
Tom işin çoğunu kendi başına yapar.Tom does most of the work by himself.
Sen zaten onu kendi başına yapacak kadar büyüksün.You're already big enough to do it by yourself.
Onu kendi başına yapmasına izin verme.Don't let him do it by himself.
Ona yardım etmedik, bu yüzden bunu kendi başına yaptı.We did not help him, so he made it by himself.
Bunlar Mary'nin kendi başına yaptığı elbiseler.These are clothes that Mary made by herself.
O tiyatroya sıkça gider, ancak her zaman kendi başına.He goes very often to the theater, but always by himself.
Tom'un, ev ödevini kendi başına yapmadığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom doesn't do his homework by himself.
Tom buraya kendi başına geldi.Tom came here by himself.
Kendi başına daha yeterli olmak için diğer dilleri öğren.Learn other languages in order to be more proficient in your own.
Odasını kendi başına aramak zorundaydı.He had to look for his room by himself.
O, meyve suyunu kendi başına yaptı.She made the juice by herself.
O kendi başına hareket ediyor.She's acting on her own.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod