Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.하지만 진짜 미소는 눈에, 눈가의 까마귀발이라는 주름에 있습니다
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Maar de echte glimlach is in de ogen, de kraaienpootjes.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Ma il vero sorriso è negli occhi, nelle 'zampe di gallina'.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Mais le vrai sourire est dans les yeux, les pattes d'oie des yeux.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Mas o sorriso real é nos olhos, nos pés de galinha dos olhos.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Men det rigtige smil er i øjnene, øjnenes kragetæer.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Men det riktiga leendet sitter i ögonen, kråkfötterna vid ögonen.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Namun senyuman sebenarnya ada di mata.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Nhưng nụ cười thực sự trong mắt, những nếp nhăn quanh khóe mắt.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Skutočný úsmev je však v očiach, v mimických vráskach.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Wahres Lächeln passiert in den Augen.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Αλλά το αληθινό χαμόγελο βρίσκεται στα μάτια, στο "πόδι της χήνας" στα μάτια.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Але справжня усмішка - в очах, у "гусячих лапках" біля очей.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Но истинската усмивка се крие в очите, бръчките около очите.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Но настоящая улыбка отражается в глазах, в морщинках вокруг них.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.אבל החיוך האמתי הוא בעיניים, בקמטי העיניים.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.لكن الابتسامة الحقيقية هي في العيون، التجاعيد حول العيون.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.ボトックス注射をしすぎると
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Allez, asseyez-vous à la table." Et elle se sont assises sur le côté de la salle.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.A one przycupnęły gdzieś w rogu.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.A ony si sadli bokom v miestnosti.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.A ony si sedly po straně místnosti.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.De ők a fal mellé ültek le.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.En ze gingen aan de kant van de kamer zitten.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.E si sono sedute in un angolo della stanza.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Kemudian mereka duduk di sisi ruangan.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.그 두분은 회의실 구석 쪽에 앉으셨습니다.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Mas elas sentaram-se fora da mesa.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Och de satte sig i ena änden av rummet.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Og de satte sig ude i siden af lokalet.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Şi ele au stat la marginea sălii.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Und sie saßen am abseitigen Ende des Raumes.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Và họ lại ngồi ở sườn phòng.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Y se sentaron a un lado de la sala.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Και κάθησαν στην άκρη της αίθουσας.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.А вони сіли під стінкою.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.А те седнаха на края на стаята.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Но они сели у стены.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.והן ישבו בצדי החדר.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.وجلستا جانبا في الغرفة.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.私は大学の4年次にいた頃、
Amazon'un kenarındaki Bolivya'ya ulaşıyoruz,Jos jatketaan maailmanmatkaa vähän etelämmäksi, saavutaan Bolivian puoleiseen Amazoniaan.
Amazon'un kenarındaki Bolivya'ya ulaşıyoruz,아마존의 볼리비아쪽 끝자락에 도착합니다.
Amazon'un kenarındaki Bolivya'ya ulaşıyoruz,אם נמשיך מעט דרומה, בטיולנו הקצר בעולם,
Amazon'un kenarındaki Bolivya'ya ulaşıyoruz,يمكننا التوجه نحو الحدود البوليفية لغابة الأمازون،
Amazon'un kenarındaki Bolivya'ya ulaşıyoruz,同じように1975年の写真を見てみると
Ancak bu turuncu kenarın yeşil kenara ulaşmasının tek yolu var.Det kan kun ske sådan her.
Ancak bu turuncu kenarın yeşil kenara ulaşmasının tek yolu var.하지만 이제 이 노란변이 저 초록변을 닿을 수 있는 방법은 한가지 입니다.
Ancak bu turuncu kenarın yeşil kenara ulaşmasının tek yolu var.Сега единствената възможност е ето тази.
Ancak bu turuncu kenarın yeşil kenara ulaşmasının tek yolu var.لكن هناك الآن طريقة واحدة بحيث تمكن الضلع البرتقالي من ان يصل الى الضلع الاخضر
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.Aber man kann den Rand der Sonne sehen, und beim Universum ist es ähnlich, man kann den Rand sehen.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.A Nap külsejét viszont lehet látni, és ugyanez vonatkozik az Univerzumra is.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.Dar poţi vedea marginea Soarelui, iar universul scapă pe acolo şi poţi vedea asta.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.Je kunt de buitenrand van de zon zien, en bij het heelal is het net zo, en dat is wat je kunt zien.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.하지만 우리는 태양의 겉모습은 볼 수 있습니다. 우주도 그러한 방식으로 보는 것이 가능합니다.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.Mais on peut voir les contours du Soleil, et l'univers marche de la même façon, et on peut observer ça.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.Ma si riesce a vedere il contorno del Sole, e l'universo va in quella direzione, come pure si riesce a vedere.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.Mas vemos a orla do Sol, e com o universo acontece o mesmo.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.Pero si puede ver el borde del Sol, Y el universo se vuelve así, y ustedes lo pueden ver.
Ancak, güneşin kenarını görebilirsiniz, biz de evreni de bu şekilde görebiliyoruz.Widać krawędź Słońca, i ze wszechświatem jest podobnie.