Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.유다가 거기서 가나안 사람 수아라 하는 자의 딸을 보고 그를 취하여 동침하니
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Là, Juda vit la fille d`un Cananéen, nommé Schua; il la prit pour femme, et alla vers elle.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Qui Giuda vide la figlia di un Cananeo chiamato Sua, la prese in moglie e si unì a lei
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Siellä Juuda näki Suua nimisen kanaanilaisen miehen tyttären, ja hän otti tämän luokseen ja yhtyi häneen.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Tại đó , Giu-đa thấy con_gái của một người Ca-na-an , tên là Su - a , bèn cưới làm vợ , và ăn_ở cùng nàng .
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Tại đó, Giu-đa thấy con gái của một người Ca-na-an, tên là Su-a, bèn cưới làm vợ, và ăn ở cùng nàng.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Tam videl Júda dcéru kananejského muža, ktorému bolo meno Šuva, a vzal si ju a vošiel k nej.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Und Juda sah daselbst eines Kanaaniter-Mannes Tochter, der hieß Sua, und nahm sie. Und da er zu ihr einging,
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.И увидел там Иуда дочь одного Хананеянина, которому имя: Шуа; ивзял ее и вошел к ней.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.И Юда като видя там дъщерята на един ханаанец, на име Суя, взе я и влезе при нея.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.וירא שם יהודה בת איש כנעני ושמו שוע ויקחה ויבא אליה׃
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.ونظر يهوذا هناك ابنة رجل كنعاني اسمه شوع. فاخذها ودخل عليها.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.猶 大 在 那 裡 看 見 一 個 迦 南 人 名 叫 書 亞 的 女 兒 、 就 娶 他 為 妻 、 與 他 同 房
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.猶大 在 那 裡看見 一 個 迦南人 名叫 書亞 的 女兒 、 就 娶 他 為妻 、 與 他 同房
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.A potom povedal: Nech je požehnaný Hospodin Bôh Semov, a Kanaán nech mu je sluhom.
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Azután monda: Áldott az Úr, Sémnek Istene, néki légyen szolgája Kanaán!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Dijo además: "Bendito sea Jehovah, el Dios de Sem, y sea Canaán su siervo
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Disse mais: Bendito seja o Senhor, o Deus de Sem; e seja-lhe Canaã por servo.
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Disse poi: Canaan sia suo schiavo
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.El a mai zis: ,,Binecuvîntat să fie Domnul, Dumnezeul lui Sem, Şi Canaan să fie robul lui!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Fremdeles sagde han: "Lovet være HERREN, Sems Gud, og Kana'an blive hans Træl!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Il dit encore: Béni soit l`Éternel, Dieu de Sem, et que Canaan soit leur esclave!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.또 가로되 셈의 하나님 여호와를 찬송하리로다 가나안은 셈의 종이 되고
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Người lại nói rằng : Ðáng ngợi_khen Giê-hô-va , là Ðức_Chúa_Trời của Sem thay ; Ca-na-an phải làm tôi cho họ !
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Người lại nói rằng: Ðáng ngợi khen Giê-hô-va, là Ðức Chúa Trời của Sem thay; Ca-na-an phải làm tôi cho họ!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Pujilah TUHAN, Allah Sem! Kanaan akan menjadi budak Sem
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Řekl také: Požehnaný Hospodin, Bůh Semův, a buď Kanán služebníkem jejich.
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Rzekł też: Błogosławiony Pan Bóg Semów, a niech będzie Chanaan sługą ich.
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Så sa han: Lovet være Herren, Sems Gud, og Kana'an være deres træl!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Še reče: Hvaljen GOSPOD, Bog Semov, in Kanaan mu bodi hlapec!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.und sprach weiter: Gelobt sei der HERR, der Gott Sem's; und Kanaan sei sein Knecht!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Vielä hän sanoi: "Kiitetty olkoon Herra, Seemin Jumala, ja olkoon Kanaan heidän orjansa.
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Ytterligare sade han: »Välsignad vare HERREN, Sems Gud, och Kanaan vare deras träl!
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Και ειπεν, Ευλογητος Κυριος ο Θεος του Σημ. Και ο Χανααν θελει εισθαι δουλος εις αυτον
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Потом сказал: благословен Господь Бог Симов; Ханаан же будет рабом ему;
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.Рече още: Благословен Господ, Симовия Бог; И Ханаан да му бъде слуга.
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.ויאמר ברוך יהוה אלהי שם ויהי כנען עבד למו׃
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.وقال مبارك الرب اله سام. وليكن كنعان عبدا لهم.
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.又 說 、 耶 和 華 閃 的 神 、 是 應 當 稱 頌 的 、 願 迦 南 作 閃 的 奴 僕
Övgüler olsun Samın Tanrısı RABbe, Kenan Sama kul olsun.又 說 、 耶和華閃 的 神 、 是 應當稱頌 的 、 願迦南 作閃 的 奴僕
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.Han udrakte Hånden mod Havet, rystede Riger, HERREN samled Folk for at jævne Kana'ans Fæstninger.
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.여호와께서 바다 위에 손을 펴사 열방을 흔드시며 여호와께서 가나안에 대하여 명을 내려 그 견고한 성을 훼파하게 하시고
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.Rękę swoję wyciągnął na morze, zatrwożył królestwa. Pan rozkazał o Chanaanie, aby zburzone były twierdze jego;
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.Vztáhl ruku svou na moře, pohnul královstvími; Hospodin přikázal o tržišti, aby zkaženy byly pevnosti jeho.
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.Он простер руку Свою на море, потряс царства; Господь дал повеление о Ханаане разрушить крепости его
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.ידו נטה על הים הרגיז ממלכות יהוה צוה אל כנען לשמד מעזניה׃
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.مدّ يده على البحر ارعد ممالك. أمر الرب من جهة كنعان ان تخرب حصونها.
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.耶 和 華 已 經 向 海 伸 手 、 震 動 列 國 . 至 於 迦 南 、 他 已 經 吩 咐 拆 毀 其 中 的 保 障
RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.耶和華 已 經 向海 伸手 、 震動 列國 . 至於 迦南 、 他 已 經 吩咐 拆 毀 其中 的 保障
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››A Hospodin riekol: Júda pojde hore. Hľa, vydal som zem do jeho ruky.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››De HERE antwoordde: "De stam Juda. Ik zal een grote overwinning geven."
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Der HERR sprach: Juda soll hinaufziehen. Siehe, ich habe das Land in seine Hand gegeben.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Domnul a răspuns: ,,Iuda să se suie; iată că am dat ţara în mînile lui.`
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Ðức Giê-hô-va đáp rằng: Ấy là người Giu-đa phải đi lên; kìa, ta đã phó xứ vào tay họ.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Ðức_Giê - hô-va đáp rằng : Ấy_là người Giu-đa phải đi lên ; kìa , ta đã phó xứ vào tay họ .
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››HERREN sade: »Juda skall göra det; se, jag har givit landet i hans hand.»
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››HERREN svarede: "Det skal Juda; se, jeg giver Landet i hans Hånd!"
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Il Signore rispose: «Andrà Giuda: ecco, ho messo il paese nelle sue mani»
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››In GOSPOD veli: Juda naj gre! glej, dal sem deželo v roko njegovo.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››I rzekł Pan: Juda pójdzie; otom podał ziemię w rękę jego.