kemiklerin ile cümle

kemiklerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.Αυτή τραβήχτηκε κάτω από το νεκροταφείο Μονπαρνάς όπου βρίσκονται τα περισσότερα από τα οστεοφυλάκια.
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.Тази снимка е заснета под гробището Монпарнас, където се намират повечето от костниците.
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.Этот снимок был сделан под кладбищем Монпарнас, где находится большинство склепов.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.(33:21) Он хранит все кости его; ни одна из них не сокрушится.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.(34:21) Il garde tous ses os, Aucun d`eux n`est brisé.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Den rättfärdige måste lida mycket, men HERREN räddar honom ur allt.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ele lhe preserva todos os ossos; nem sequer um deles se quebra.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Él guardará todos sus huesos; ni uno de ellos será quebrantado
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Er bewahrt ihm alle seine Gebeine, daß deren nicht eins zerbrochen wird.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.han vogter alle hans Ledemod, ikke et eneste brydes.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.그 모든 뼈를 보호하심이여 그 중에 하나도 꺾이지 아니하도다
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Mange er den rettferdiges ulykker, men Herren utfrir ham av dem alle.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Mnohé úzkosti jsou spravedlivého, ale Hospodin ze všech jej vytrhuje.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Molte sono le sventure del giusto, ma lo libera da tutte il Signore
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Monta on vanhurskaalla kärsimystä, mutta Herra vapahtaa hänet niistä kaikista.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ngài giữ hết thảy xương cốt người, Chẳng một cái nào bị gãy.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ngài giữ hết_thảy xương_cốt người , Chẳng một cái nào bị gãy .
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Réš. Mnoho zlého prichádza na spravedlivého; ale zo všetkého toho vytrhuje Hospodin.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Sok baja van az igaznak, de valamennyibõl kimenti az Úr.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Toate oasele i le păzeşte, ca niciunul din ele să nu i se sfărîme.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Tubuhnya tetap dijaga TUHAN, dari tulangnya tak satu pun dipatahkan
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Vele zorgen en problemen kunnen de gelovigen treffen, maar de HERE zal altijd voor uitredding zorgen.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Vse kosti njegove ohrani, ena izmed njih se ne zlomi.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Wiele złego przychodzi na sprawiedliwego; ale z tego wszystkiego wyrywa go Pan.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Αυτος φυλαττει παντα τα οστα αυτου ουδεν εκ τουτων θελει συντριφθη.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Той пази всичките му кости; Ни една от тях не се строшава.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.שמר כל עצמותיו אחת מהנה לא נשברה׃
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.‎يحفظ جميع عظامه. واحد منها لا ينكسر‎.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.又 保 全 他 一 身 的 骨 頭 、 連 一 根 也 不 折 斷
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.又 保全 他 一 身 的 骨頭 、 連一 根 也 不 折斷
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.A tak wziął stamtąd kości Saulowe i kości Jonatana, syna jego; zebrano też kości powieszonych,
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.e trouxe dali os ossos de Saul e os de Jônatas seu filho; e ajuntaram a eles também os ossos dos enforcados.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Ja hän toi sieltä Saulin ja hänen poikansa Joonatanin luut. Myös paaluihin lävistettyjen luut koottiin
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.다윗이 그 곳에서 사울의 뼈와 그 아들 요나단의 뼈를 가지고 올라오매 사람들이 그 달려 죽은 자들의 뼈를 거두어다가
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Och då han hade fört Sauls och hans son Jonatans ben upp därifrån, samlade man ock ihop de upphängdas ben.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Og da han hadde ført Sauls og hans sønn Jonatans ben op derfra, samlet de også benene av dem som var hengt,
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Og da han havde hentet Sauls og hans Søn Jonatans Ben der, samlede man Benene af de hængte
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.und brachte sie von da herauf; und sie sammelten sie zuhauf mit den Gebeinen der Gehängten
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Vzal, pravím, odtud kosti Saulovy a kosti Jonaty syna jeho; i kosti těch, kteříž zvěšeni byli, sebrali.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.и изнесе от там костите на Саула и костите на сина му Ионатана; събраха и костите на обесените.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.И перенес он оттуда кости Саула и кости Ионафана, сына его; и собрали кости повешенных.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.ויעל משם את עצמות שאול ואת עצמות יהונתן בנו ויאספו את עצמות המוקעים׃
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.فاصعد من هناك عظام شاول وعظام يوناثان ابنه وجمعوا عظام المصلوبين
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.大 衛 將 掃 羅 和 他 兒 子 約 拿 單 的 骸 骨 從 那 裡 搬 了 來 、 又 收 斂 被 懸 掛 七 人 的 骸 骨
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.大衛將掃羅 和 他 兒子約拿單 的 骸骨 從 那 裡 搬 了 來 、 又 收斂 被 懸掛 七 人 的 骸骨
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizA bőre ilyen áttetsző volt.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizConsegue-se ver os ossos através da pele.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizI se vedeau toate oasele.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsiniz피부를 통해 뼈를 볼 수 있었죠.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizMan kan se hans knogler gennem huden.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizMohli ste vidieť jeho kosti.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizMożna przez nią zobaczyć jego kości.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizOn pouvait voir ses os à travers la peau.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizPod kůží mu prosvítají kosti.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizSeine Knochen schimmerten durch seine Haut.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizSe podían ver sus huesos a través de la piel.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizSi vedono le sue ossa attraverso la pelle.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizΒλέπεις τα κόκαλα του μέσα από το δέρμα.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizКрізь шкіру виднілися кістки.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizЧерез его кожу можно было рассмотреть кости.
İlgili Sayfalar