kemikleri ile cümle
kemikleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Com mandíbulas poderosas, a caça logo substitui, vasculhar.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Con la formación de mandíbulas, pronto la caza sustituyo al hurgamiento.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Con potenti mascelle, la caccia presto sostitui lo spazzinaggio.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Cu ajutorul fălcilor puternice, vânatul a înlocuit rapid necrofagia.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Dengan rahang kuat, berburu segera digantikan dengan mengumpulkan.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Door krachtige kaken verving de jacht al snel het doorzoeken van afval.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Med kraftfulla käkar ersattes snart as/rest-tillvaratagning med jakt.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Mittels kräftigen Kiefern ersetzte das Jagen bald das Sammeln.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Ob pojavu močnih čeljusti je lov kmalu nadomestil mrhovinarstvo.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.S mocnými čelistmi, lov vystřídal pojídání planktonu.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Wkrótce, wraz z potężnymi szczękami, łowiectwo zastąpiło padlinożerstwo.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Με ισχυρά σαγόνια, η διήθηση αντικαταστάθηκε από το κυνήγι.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Охотники с мощными челюстями вскоре заменили падальщиков.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.Чрез мощните челюсти ловуването скоро заменило търсенето на храна.
Güçlü çene kemikleri sayesinde avcılık, leş yiyiciliğin yerine geçti.עם מלתעות חזקות הציד החליף את הנבלות.
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.(41:11) Как бы поражая кости мои, ругаются надо мною враги мои, когда говорят мне всякий день: „где Бог твой?"
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.(42:11) Mes os se brisent quand mes persécuteurs m`outragent, En me disant sans cesse: Où est ton Dieu?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Det er, som knustes mine Ben, når Fjenderne håner mig, når de stadig spørger mig : "Hvor er din Gud?"
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Dirò a Dio, mia difesa: «Perché mi hai dimenticato? Perché triste me ne vado, oppresso dal nemico?»
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Hatiku hancur luluh karena ejekan musuh. Mereka terus bertanya, "Di mana Allahmu?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Jeg må si til Gud, min klippe: Hvorfor har du glemt mig? Hvorfor skal jeg gå i sørgeklær under fiendens trykk?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.내 뼈를 찌르는 칼 같이 내 대적이 나를 비방하여 늘 말하기를 네 하나님이 어디 있느냐 하도다
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Mientras mis huesos se quebrantan, mis enemigos me afrentan diciéndome cada día: "¿Dónde está tu Dios?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Poviem silnému Bohu, svojej skale: Prečo si zabudol na mňa? Prečo musím chodiť smutný pre útisk nepriateľa?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Rzekę Bogu, skale mojej: Przeczżeś mię zapomniał? I czemu smutno chodzę dla uciśnienia od nieprzyjaciela?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Οι εχθροι μου ονειδιζοντες με συντριβουσι τα οστα μου, λεγοντες μοι καθ' ημεραν, Που ειναι ο Θεος σου;
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.Като със смазване на костите ми противниците ми ме укоряват, И непрестанно ми думат: Где е твоят Бог?
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.ברצח בעצמותי חרפוני צוררי באמרם אלי כל היום איה אלהיך׃
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.بسحق في عظامي عيّرني مضايقيّ بقولهم لي كل يوم اين الهك.
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.我 的 敵 人 辱 罵 我 、 好 像 打 碎 我 的 骨 頭 、 不 住 的 對 我 說 、 你 的 神 在 那 裡 呢
Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki.我的敵人 辱罵 我 、 好像 打碎 我 的 骨頭 、 不 住 的 對 我 說 、 你 的 神 在 那 裡呢
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Bijna alles is weggerot; zelfs de beenderen van de man die zou zijn begraven zijn vergaan.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Gần như tất cả mọi thứ đã rữa ra; ngay cả xương của người đàn ông đã được chôn cất cũng đã phân rã hết.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Prawie wszystko zgniło; nawet kości człowieka, który został pochowany się rozpuściły.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Майже все згнило; навіть кістки похованого там чоловіка розклались.
Hemen herşey çürümüş, geminin içinde gömülmüş olan kişinin kemikleri bile yok olup gitmiş.Почти все сгнило; даже кости захороненного человека растворились.
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! "Délben hallotta őt motyogott magában rajta gurgulázó pot - "Ti vagytok az összes csontot, csont! "
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! ""너희가 다 뼈가되고 - 정오 그는 그녀가 그녀의 앙앙 냄비를 통해 자신에게 중얼 들어 뼈! "
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! "Mittags hörte er sie murmelte vor sich über ihre gurgelnden Topf - "Ihr seid alle Knochen, Knochen! "
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! "'s middags hoorde hij haar mompelen om zich over haar gorgelend pot - "Gij zijt allen botten, botten! "
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! "Опівдні він чув, як вона бурмоче про себе над її булькаючі котел - "Ви всі кістки, кістки! "
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! "בצהריים הוא שמע אותה ממלמלת לעצמה מעל הסיר המבעבע שלה - "יה כל העצמות, העצמות! "
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! "ظهر سمع لها الغمز واللمز لنفسها أكثر من وعاء لها الغرغرة -- "جميعكم العظام ، عظام! "
"Hepiniz kemikleri, öğle ona onu gurgling saksı içinde kendi kendine mırıldanıp duydum kemikleri! "骨!" 私はそこに樫の雑木林の中でレンガを見てきました。
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.1歳の時に両脚を切断されたけど
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Am ambele picioare amputate şi m-am născut fără peroneu în ambele picioare.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Eu tenho uma amputação dupla. Nasci sem perónios nas pernas.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Ho una doppia amputazione, sono nata senza il pèrone in entrambe le gambe.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Ich bin beidseitig amputiert und wurde ohne Waden an beiden Beinen geboren.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Ik ben tweezijdig geamputeerd en ik ben geboren zonder kuitbenen aan twee kanten.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Jag är dubbelt amputerad och jag föddes utan vadben i båda benen.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Je suis une double amputée, et je suis née sans péroné à chaque jambe.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Jsem po dvojté amputaci, narodila jsem se bez lýtkových kostí v obou nohách.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.저는 두다리가 없는 장애인이에요. 태어날때부터 종아리뼈가 없었답니다.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Mindkét lábam amputált és szárkapocscsontok nélkül születtem.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Podstúpila som amputáciu nôh, keďže som sa narodila bez ihlíc.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Tôi là một người bị cụt hai chân, và tôi được sinh ra thiếu xương mác trong cả hai chân.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Urodziłam się bez kości strzałkowych.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Yo tengo amputadas ambas extremidades inferiores, nací sin peronés en ambas piernas.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.Είμαι διπλά ακρωτηριασμένη, και γεννήθηκα χωρίς περόνη και στα δύο πόδια.
İlgili Sayfalar