kemikler ile cümle
kemikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İskeletleşme, cesetten geriye kemiklerinin kalması.לטחון את העצמות שנשארו מהגופות.
Sarı kemik iliği sadece uzun kemiklerde bulunmaktadır.החזה זהוב והרגליים מסתיימות בטפרים ארוכים.
Kemikleri de bahçeye gömdü.הוא טמן את הגופות בחצר הבית.
Sağ bacak kemikleri, arka yüzey.עצמות השוק הימנית במבט אחורי.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Костите (особено тези на носа) могат да се деформират.
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Срамувам се, че спадам към тях...
Sağ bacak kemikleri Sağ bacak kemikleri (anatomik terimlerle).Краката са тънки със здрани кости.
Kemikler birbirine olabildiğince sıkı bağlanmışlardır.Тези нишки са силно преплетени едни в други.
Kemiklerin gevşemesiyle de kendi kendine birçok kırık meydana gelir.Чрез многобройни къси сухожилия се залавя за множество кости.
Kemiklere de faydası vardır.Малко са и полезните изкопаеми.
1919 yılında ise kemikleri Sivas'taki mezarından çıkartılıp İstanbul’a nakledildi.През 1961 година останките му са пренесени от Сяр и погребани в Истанбул.
Sağ bacak kemikleri, ön yüzey.Левият крак е издаден напред.
Elmacık kemikleri çıkıktır.Бягайте въшки!
Fakat bazı kemikler İtalyanlar tarafından çalınmış ve Bari'ye kaçırılmıştır.Nekoliko je kamiona bilo prevrnuto, a Talijana zarobljeno.
Sağ ayak kemikleri.Igra desnom nogoim.
Ayak kemikleri.Obitelj Fodroci.
Aynı zamanda bu bölgelerde damar altında kemikler vardır.Jednootvorni imaju još neke kosti u tom području.
Kürek kemikleri kısa kemiklere girer.Kockasta kost (os cuboideum) priliježe uz klinaste kosti.
Kemiklerin gevşemesiyle de kendi kendine birçok kırık meydana gelir.Veći se primjerci pri vađenju iz lonca sami raspadaju u više komada.
Sağ bacak kemikleri, arka yüzey.Ľavá lícna kosť, malar surface.
Kemikler en az üç farklı kişiye aitti.Do menšej gule sa zmestia až traja ľudia.
Kaburga kemikleri rahatlıkla seçilebilir, iki kol ve iki bacağa sahiptirler.Ich spoločný hrudník je širší, než je obvyklé, majú spoločné dve ruky a nohy.
Sağ bacak kemikleri Sağ bacak kemikleri (anatomik terimlerle).Rovnýma nohama - Rovnými nohami 3.
Omuz kemeri kürek ve köprücük kemiklerinden oluşur.Luster sa skladá z ramien a krku.
Bu odalarda insan kemikleri ve olası mezar kalıntıları ya da adak sunuları bulundu.V njih so našli človeške kosti in grobne pridatke ali votivne darove.
Ön ayak bileklerinin kemikleri çok güçlüdür.Sklep na sprednji nogi je močan.
Sarı ilik uzun kemiklerin orta kısmındaki boşlukta bulunur.Rumeni kostni mozeg se nahaja v kostnih votlinah v srednjem predelu dolgih kosti.
İnsanların aksine köprücük kemikleri yoktur.V nasprotju z njimi raki nimajo cerkov.
Ayrıca bağırsaklarını tutmak için gelişmiş özgün kasık kemikleri bulunur.Imajo tudi visoko razvite čute za samoohranitev.
Taa kemiklerine işleyen bir acı duyuyor insan.Ta zazna vibracije s čutnicami v nogah.
Kemiklere de faydası vardır.Taip pat gali naudoti ir kauliukus.
Sağ bacak kemikleri Sağ bacak kemikleri (anatomik terimlerle).Kojos pilkos, kojų pirštai gelsvi.
Sağ bacak kemikleri, arka yüzey.Priekinės kojos tiesios, raumeningos.
Kas ve kemikleri ayrıntılı inceledi.Jo kaukolė ir kaulai buvo sutraiškyti.
Bunların yanında köpekgiller ve tavşan kemikleri de bulunmaktadır.Šienu taip pat šeriamos jūros kiaulytės ir triušiai.
Kaburga kemiklerinin sayısı 19 çifttir.Plaštakos griaučius (lot. ossa manus) sudaro 27 kaulai.
Dubinina ve Zolotarev’in kaburga kemikleri kırıktı ve Dubinina’nın dili, gözleri ve dudağı yoktu.Dubininal ja Zolotarjovil puudusid silmad, Dubininal oli ka puudu keel ja terve suu limaskest.
Afrika'da tarih öncesi insan dışkılarında kedi kemiklerine rastlanmıştır.Tegu on vanimate leitud inimtegevuse jälgedega väljaspool Aafrikat.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.먼 친척들이었습니다 우리 조상들은 20만년 전부터 정착 생활을 시작합니다
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Aber für die letzten 200.000 Jahren haben wir besser gesicherte Erkenntnisse.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Ale o době zhruba před 200 000 lety jsou naše znalosti již na pevnějším základě.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.But by 200,000 years ago, we're on firmer ground.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Maar tegen 200.000 jaar geleden staan we er beter voor.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Nhưng cho đến 200.000 năm trước, chúng ta đã có những căn cứ vững chắc hơn.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Pero hace 200.000 años Estamos en tierra firme.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Przed 200 000 lat w Afryce pojawiły się pierwsze ślady homo sapiens.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Але 200 тисяч років тому ми ще твердо стояли на землі.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Нам известно, что уже 200 000 лет назад, мы были на твердой почве
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Но преди 200 000 сме стъпили здраво на земята.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.لكن من 200,000 عام مضت أصبحنا على أرض صلبة
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.まるっきり一緒というわけではないですが、 われわれに似ている人骨がアフリカで発見されたのです。
[450 milyon yıl önce] Kemikler ve yüzgeçler ilk defa ortaya çıktı.骨とヒレが初めて現れた。
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.A fák és a csontok folyamatosan átalakítják magukat az igénybevétel erővonalainak irányában.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Alberi e ossa si riformano costantemente lungo linee di tensione.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Árboles y huesos están en constante regeneración mediante lineas de tensión.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.As árvores e os ossos estão constantemente a reformarem-se a eles próprios ao longo de linhas de tensão.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Bäume und Knochen formen sich ständig neu, ähnlich wie bei der Materialbeanspruchung.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Bomen en botten zijn constant bezig zichzelf te vernieuwen langs vaste druklijnen.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Copacii şi oasele, în mod constant, se îmbunătăţesc în lungul liniilor de stres.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.나무나 뼈는 그들에게 가해지는 스트레스에 맞춰 스스로를 끊임없이 재구성합니다.
İlgili Sayfalar