kemikler ile cümle
kemikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.Questa è stata scattata sotto il cimitero di Montparnasse, dove c'è gran parte degli ossari.
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.To zdjęcie przedstawia podziemia Cmentarza Montparnasse, gdzie znajduje się większość ossuariów.
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.Αυτή τραβήχτηκε κάτω από το νεκροταφείο Μονπαρνάς όπου βρίσκονται τα περισσότερα από τα οστεοφυλάκια.
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.Тази снимка е заснета под гробището Монпарнас, където се намират повечето от костниците.
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.Этот снимок был сделан под кладбищем Монпарнас, где находится большинство склепов.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.지금으로부터 6,500만 년 후에 박물관 한쪽에서 우리의 유골에 먼지만 쌓여가지 않아도 되는 거죠.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.65 juta tahun dari sekarang, tulang-belulang kita tidak harus dipajang di museum yang berdebu.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.65 millió év múlva a csontjaink nem kell, hogy egy múzeumban porosodjanak.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.65 triệu năm sau, chúng ta sẽ không phải có xương của chúng ta bám bụi trong một viện bảo tàng.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.6千5百萬年後 我們嘅骨頭唔會 係博物館裡面惹塵埃
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Čez 65 milijonov let ni treba, da bi naše kosti zaprašene sedele v kakem muzeju.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Daqui a 65 milhões de anos, não temos de ter os nossos ossos a apanhar pó num museu.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Dentro de 65 millones de años no es necesario que nuestros huesos estén acumulando polvo en un museo.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Fra 65 milioni di anni le nostre ossa non dovranno collezionare polvere in un museo.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.In 65 Millionen Jahren müssen nicht unsere Knochen als Staubfänger im Museum liegen.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Není nutné, aby za 65 miliónů let na naše kosti padal někde v muzeu prach.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.O 65 miliónov rokov od teraz sa nebudeme musieť pozerať na naše kosti ako zapadajú prachom v múzeu.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Om 65 miljoner år, så måste inte våra benknotor samla damm på ett museum.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Peste 65 de milioane de ani, oasele noastre nu vor aduna praful într-un muzeu.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.Za 65 milionów lat, nasze kości nie będą musiały zbierać kurzu w muzeum.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.И через 65 миллионов лет нашим костям не придется пылиться в музейных залах.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.След 65 милиона години, не трябва да оставим нашите кости да събират прах в някой музей.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.(צחוק) יש לנו את היכולת לשנות את העתיד שלנו. 65 מיליון שנה מהיום,
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.بعد ٦٥ مليون عاماً من اليوم، ليس على عظامنا أن تعرض في متحف يعلوها الغبار.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.ホコリまみれの我々の骨を 博物館に展示しなくても良いのです ありがとうございました
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Acestea sunt oasele rămase după ce carnea cea mai bună a fost luată.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Đây là những mảnh xương còn lại sau khi phần thịt ngon nhất bị cướp đi.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Det är benen som är kvar efter att det bästa köttet har blivit taget.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Dies sind die Knochen die übriggeblieben sind nachdem das beste Fleisch genommen wurde.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Dit zijn de achtergelaten botten nadat het beste vlees is weggenomen.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Estes são os ossos que sobraram depois de ter sido levada a melhor carne.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Estos son los huesos remanentes después de llevarse la mejor carne.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Itt van a maradék csont meg mócsing, miután a legzsírosabb falatokat már elvitték.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.이것들은 고기의 가장 좋은 부분을 빼앗긴 후의 뼈만 남은 모습입니다.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Masih ada tulang yang tersisa setelah daging terbaiknya diambil.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Questi sono i resti dopo che la carne buona è stata presa.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Tohle jsou kosti, které tu zbyly, když bylo sebráno nejlepší maso.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.To są kości, które zostały po tym, jak najlepsze mięso zostało zjedzone.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.To so kosti, ki ostanejo, ko je pobrano najboljše meso.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Toto sú kosti, ktoré tu zostali potom, ako bolo vzaté to najlepšie mäso.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Voici les os qui restent quand on a enlevé la meilleure viande.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Αυτοί είναι ό,τι απέμεινε αφού ό,τι καλύτερο είχε κλαπεί.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Остались только кости после того, как лучшие куски мяса забрали.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.Това са останалите кости, след като най-добрите месо е било взето.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.אלה הן העצמות שנשארו לאחר שהבשר הטוב ביותר נלקח מהן.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.هذه هي البقايا من العظام بعد أن لم يبقى من اللحم شيء.
Bunlar, en iyi et alındıktan sonra arda kalan kemikler.これが最上の肉を持ち去られた後に残った 骨の状況です はるか昔
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Aj bez toho, aby si na to poukazoval, to každý deň cítim v kostiach, ty hajzel!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Anche senza farmelo notare, lo sento ogni giorno nelle ossa, tu carogna!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Bahkan tanpa kamu mengatakannya, saya juga rasa di tulangku, sialan!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Jag känner det i ryggmärgen varje dag, din skitstövel!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Même sans que tu me le dises, je le ressens dans mes os chaque jour, salaud !
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak. Ne?Ahmak mı? Hayır.Chiar fara ca tu sa-mi scoti ochi, simt si eu asta in fiecare zi, boule. ce? boule? nu, nu.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak. Ne?Ahmak mı?Minden nap együtt élek ezzel, te fattyú! mi? fattyú?
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Ngay cả khi anh không chỉ rõ, tôi vẫn hiểu rõ mà, đồ chết tiệt!
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Pystyn tuntemaan sen joka päivä, vaikket muistuttaisikaan, senkin ääliö.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Tudi če me ti ne spomniš na to, čutim to v sebi vsak dan, ti ničvrednež.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Ακόμα και χωρίς να μου το πεις, το νιώθω ως τα κόκαλά μου κάθε μέρα,καθίκι.
Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Прекрасно ощущаю это на своей шкуре и без твоих замечаний, ублюдок.
Bunu kemiklerimde hissedebiliyorum.Cítím to v kostech.
İlgili Sayfalar