kemikler ile cümle
kemikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca, dökme reçineden yapılmış kemiklerden fantasmagorik heykeller üretmektedir.Δημιουργεί επίσης φαντασμαγορικά γλυπτά φτιαγμένα από κόκαλα από χυτή ρητίνη.
Ayrıca, dökme reçineden yapılmış kemiklerden fantasmagorik heykeller üretmektedir.Он также создает фантасмагорические скульптуры собранные из костей, вылитых из смолы.
Ayrıca, dökme reçineden yapılmış kemiklerden fantasmagorik heykeller üretmektedir.Създава също фантасмагорични скулптури, направени от кости от лята гума.
Ayrıca, dökme reçineden yapılmış kemiklerden fantasmagorik heykeller üretmektedir.Ще він створює фантасмагоричні скульптури з кісток, виготовлених з литої смоли.
Ayrıca, dökme reçineden yapılmış kemiklerden fantasmagorik heykeller üretmektedir.הוא גם יוצר פסלים של חזיונות תעתועים עשויים מעצמות שרף יצוק.
Ayrıca, dökme reçineden yapılmış kemiklerden fantasmagorik heykeller üretmektedir.وهو يقوم أيضاً بنحت الأشكال الخيالية التي يتم شغلها من العظام المثبتة بالصمغ.
Ayrıca, dökme reçineden yapılmış kemiklerden fantasmagorik heykeller üretmektedir.変幻自在の彫刻品を作っています この作品では 彼が暴動で目撃した
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Aber sie fand auch Osteozyten, die Zellen, die den Knochenbau festlegen.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Ale našla aj osteocyty, čo sú bunky, z ktorých sa skladajú kosti.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Ale také našla osteocyty, což jsou buňky, ze kterých se skládají kosti.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.De emellett oszteocitákat is talált, olyan sejteket, melyek a csont alapját képezik.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Ella también encontró osteocitos que son las células que dejan los huesos.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.그녀는 또한 골세포를 찾았는데, 그 세포들은 뼈 밑에 있습니다.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Maar ze vond ook osteocyten. Dat zijn de cellen die de botten vormen.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Mais elle a aussi trouvé des ostéocytes, qui sont les cellules qui fortifient les os.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Ma Mary trovò anche osteociti, le cellule che danno vita alle ossa.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Mas ela também encontrou osteócitos, que são as células que segregam os ossos.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Men hon fann också osteocyter, som är cellerna som byggde upp benen.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Men hun fandt også osteocytter, som er de celler som danner knoglerne.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Odnalazła także osteocyty, znajdujące się wewnątrz kości.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.S-au găsit de asemenea și osteocite, celulele care structurează oasele.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Tapi dia juga menemukan osteosit, yaitu sel-sel yang menyusun tulang.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Thật phi thường. Cô ấy còn tìm thấy tế bào xương, là những tế bào nằm trên khúc xương.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Αλλά επίσης βρήκε οστεοκύτταρα, που είναι τα κύτταρα τα οποία σχημάτιζαν τα οστά.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Но тя намери също и остеоцити, които са клетките, които лежат в основата на костите.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.Также Мэри обнаружила остеоциты - клетки, из которых состоят кости.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.אבל היא גם מצאה אוסטיאוציטים (תאי עצם), שהם התאים שמרכיבים את העצמות.
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.وقد وجدت أيضاً " اوستيسيتس " والتي هي الخلايا التي تتواجد اسفل العظام
Ayrıca osteositler de buldu, yani kemikleri oluşturan hücreler.付着する骨細胞を発見しました いろいろ試しましたが DNAは発見できませんでした
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Bõrrel és hússal ruháztál fel engem, csontokkal és inakkal befedeztél engem.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Chúa đã mặc cho tôi da và thịt , Lấy xương và gân đương tréo tôi .
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Chúa đã mặc cho tôi da và thịt, Lấy xương và gân đương tréo tôi.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.De pele e carne me vestiste, e de ossos e nervos me teceste.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.De piel y de carne me vestiste, y me entretejiste con huesos y tendones
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Di pelle e di carne mi hai rivestito, d'ossa e di nervi mi hai intessuto
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Du hast mir Haut und Fleisch angezogen; mit Gebeinen und Adern hast du mich zusammengefügt.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.iklædte mig Hud og kød og fletted mig sammen med Ben og Sener?
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.가죽과 살로 내게 입히시며 뼈와 힘줄로 나를 뭉치시고
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Kůží a masem přioděl jsi mne, a kostmi i žilami spojils mne.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.M'ai îmbrăcat cu piele şi carne, m'ai ţesut cu oase şi vine;
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Med hud och kött beklädde du mig, av ben och senor vävde du mig samman.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Med hud og kjøtt klædde du mig, og med ben og sener gjennemvevde du mig.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Priodial si ma kožou a mäsom a pospletal si ma kosťami a žilami.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Sinä puetit minut nahalla ja lihalla ja kudoit minut luista ja jänteistä kokoon.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Skórą i ciałem przyoblokłeś mię, a kościami i żyłami pospinałeś mię.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.S kožo in mesom si me oblekel, s kostmi in kitami si me prepletel.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Tubuhku Kaubentuk dengan kerangka dan urat; tulangku Kauberi daging dan kulit pembebat
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Tu m`as revêtu de peau et de chair, Tu m`as tissé d`os et de nerfs;
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.U gaf mij een huid en vlees en doorweefde mij met beenderen en spieren.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.Δερμα και σαρκα με ενεδυσας και με οστα και νευρα με περιεφραξας.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.кожею и плотью одел меня, костями и жилами скрепил меня,
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.С кожа и мускули си ме облякъл, И с кости и жили си ме оплел;
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.עור ובשר תלבישני ובעצמות וגידים תסככני׃
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.كسوتني جلدا ولحما فنسجتني بعظام وعصب.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.你 以 皮 和 肉 為 衣 、 給 我 穿 上 、 用 骨 與 筋 、 把 我 全 體 聯 絡
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.你 以 皮 和 肉為衣 、 給 我 穿上 、 用 骨與筋 、 把 我 全體聯絡
Başım ağrıyor. "Kemiklerim sızlıyor.Mijn hoofd doet pijn.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Algunas veces veía huesos cuando había un cuerpo ahí.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum. Arka planda bir şeyler gelişiyordu.משהו קרה ברקע. התכוונתי להגיע לסטודיו בניו-יורק.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Joskus näin luita siellä missä oli ruumis.
İlgili Sayfalar