kemiğinin ile cümle

kemiğinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Senin bir kemiğinin kırıldığını sanmıyorum.I don't think you've broken any bones.
Çene kemiğinin yükselmesi, çenenin kapanması sırasında meydana gelir.Elevation of the mandible occurs during the closing of the jaws.
Pelvik kemer Sağ kalça kemiğinin iç yüzeyi.Pelvic girdle Right hip bone. Internal surface.
Kalça kemiğinin kemikleşme planı.Plan of ossification of the hip bone.
1910 yılında bulunmuş holotip kafatasının litografisi ve dişlerinin ve dil kemiğinin yakın çekimleri1910 lithograph of the holotype skull and close ups of its teeth and hyoid
Ayrıca sağ baldır kemiğinin bir kısmının var olduğu kanıtlandı.Also a part of the right calf bone proved to be present.
Leğen kemiğinin şekli, erkek olduğuna işaret etmektedir.La forma de la cola del chullo, señala si está buscando pareja.
Kaşlar, alın kemiğinin göz çukurunu sınırlayan tümsekleri üzerinde bulunan özelleşmiş kıllardır.Kuma (クマ) - Un gatto dal pelo fulgido che fa apparire il suo volto enorme.
Göğüs kemiğinin arkasında bulunur.Брюшные находятся позади основания грудных.
Göğüs kemiğinin arkasında bulunur.يقع البنكرياس خلف المعدة.
Bu kemik şakak kemiğinin (os temporale) processus styloideus'una bağlanır.Hij ontspringt aan de processus styloides van het os temporale.
Kaşlar, alın kemiğinin göz çukurunu sınırlayan tümsekleri üzerinde bulunan özelleşmiş kıllardır.Pokrywy jajowate i silnie rozszerzone; ich nasada w widoku bocznym silnie opadająca.
Göğüs kemiğinin arkasında bulunur.Живіт міститься за грудною кліткою.
Aşağı çene kemiğinin Flat Rocks Victoria, Avustralya'da bulunduğu bilinir.Ia diketahui dari tulang rahang bawah yang ditemukan di Flat Rocks, Victoria, Australia.
Kaburga kemiğinin en eğri tarafı, en üst tarafıdır.Dan sesuatu yang paling bengkok yang terdapat tulang rusuk adalah bagian paling atas.
Göğüs kemiğinin arkasında bulunur.胸鎖乳突筋の後ろに取穴。
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Es weiß, wo das Rückgrat, die Wirbelsäule, die Gliedmaßen sind.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Il sait où se situe le squelette, et où sont la colonne vertébrale et les membres.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.등뼈가 어디에 있고, 척추는 어디에 있고 사지는 어디에 있는지 아는 거죠.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.la topologia della creatura. Riconosce dov'è la spina dorsale, dove sono la colonna vertebrale, gli arti.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Ohjelma ikään kuin tietää, missä sen selkäranka sijaitsee. Missä on selkäranka ja missä raajat.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Sabe dónde está la columna, dónde están los miembros.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Ştie unde sunt coloana vertebrală, şira spinării, membrele.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Wie, gdzie jest kręgosłup, gdzie są kończyny.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Вона ніби знає, де спина, де хребет, де кінцівки.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Някакси знае къде е гръбначния стълб, къде е гръбнака, крайниците.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Она знает, где у него позвоночник, где конечности.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.הטופולוגיה של היצור. היא די יודעת איפה עמוד השדרה, הגב, הגפיים נמצאים.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.التوبولوجيا من هذا المخلوق، فهو يدرك أين العظمة الخلفية أين العمود الفقري، والأطراف.
Bu sayede gerçek çene kemiğinin sağlamlığına ve şekline sahip bir kemik ürettiler.Esto está ayudando con éxito a hacer crecer una mandíbula con la misma forma y consistencia que una de verdad.
Bu sayede gerçek çene kemiğinin sağlamlığına ve şekline sahip bir kemik ürettiler.Това им помага успешно да създадат челюст, която има същата форма и сила като тази в човешкия организъм.
Eğer küçük bir dinozorun kemiğinin kesitine bakarsanızAの様にスポンジ状になっています
Eğer küçük bir dinozorun kemiğinin kesitine bakarsanız그래서 만일 어린 공룡의 뼈를 쪼개 본다면
Eğer küçük bir dinozorun kemiğinin kesitine bakarsanızאז אם תחתוך דינוזאור צעיר,
Eğer küçük bir dinozorun kemiğinin kesitine bakarsanızفإذا قطعت وفتحت ديناصور صغير,
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.카리부(순록) 뼈로 조각한 도구로 알렉스의 할아버지가 1910년에 만든 것이었습니다.
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.1910 年に彼の祖父が作ってくれたものです それは 罠猟師が使っていた特殊なもので
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.Es war ein aus Rentierknochen geschnitztes Werkzeug, 1910 von seinem Großvater angefertigt.
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.Ett verktyg snidat av benet från en caribou av hans farfar 1910
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.Het was een gereedschap gemaakt van kariboebeen door zijn grootvader in 1910.
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.Це був інструмент, що його дід вирізав з кістки північного оленя у 1910 році.
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.Это был инструмент, вырезанный из кости северного оленя его дедом в 1910 году.
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.זה היה כלי שגולף מעצם של קאריבו בידי סבו, ב-1910,
Ren geyiği kemiğinin 1910'da büyük babası tarafından oyulmuş bir araçtı.كانت أداة منحوتة من عظم الكاريبو نحتت بواسطة جده في عام 1910
İlgili Sayfalar