Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Este é Joshua Bell, um violinista muito famoso.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Este es Joshua Bell, un violinista muy famoso.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Inilah Joshua Bell, pemain biola yang sangat terkenal.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.이 사람은 유명한 바이올리니스트인 조슈아 벨 입니다.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Ő Joshua Bell, egy nagyon híres hegedűművész.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Questo è Joshua Bell, violinista famosissimo.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Tämä on Joshua Bell, erittäin kuuluisa viulisti.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.To je Joshua Bell, zelo slaven violinist.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.To Joshua Bell, bardzo znany skrzypek.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Toto je Joshua Bell, velmi slavný houslista.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Toto je Joshua Bell, veľmi slávny huslista.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Voici Joshua Bell, un violoniste très célèbre.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Αυτός είναι ο Τζόσουα Μπελ, ένας πολύ διάσημος βιολιστής.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Това е Джошуа Бел, много известен цигулар.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Це - Джошуа Бел, дуже відомий скрипаль.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.Это Джошуа Белл, очень известный скрипач.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.זהו ג'ושוע בל, כנר מפורסם מאוד.
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.هذا هو " جوشوا بيل " وهو عازف كمان شهير
Bu Joshua Bell, çok meşhur bir kemancı.ワシントン・ポスト紙の記者ジーン・ウェインガーテンが
Bu kol bir tekeri çevirir, teker de telleri çalar, aynı kemanın yayları gibi.회전축을 이용해서 바퀴를 회전시키고 바이올린 활처럼 바퀴와 줄이 마찰하면서
Bu kol bir tekeri çevirir, teker de telleri çalar, aynı kemanın yayları gibi.שנעזר בארכובה על מנת לסובב גלגל שמשפשף מיתרים, כמו קשת של כינור,
Bu kol bir tekeri çevirir, teker de telleri çalar, aynı kemanın yayları gibi.التي تستخدم ذراع تدوير لتحريك عجلة تقوم بدورها بفرك السّلاسل، تماما مثل قوس الكمان،
Bu kol bir tekeri çevirir, teker de telleri çalar, aynı kemanın yayları gibi.バイオリンの弓のように弦を擦り 音を奏でる唯一の楽器です
Bu tam bir fiyasko. Norveçli kemancı Alexander Rybak'ı tepeden tırnağa yeniledik.Мы преобразим норвежского скрипача, Александра Рыбака
Çello, kemanın kocaman olanı.Cello, een monsterlijke viool.
Çello, kemanın kocaman olanı.-Čelo, povečana violina.
Çello, kemanın kocaman olanı.Chelo, esa especie de violín grande.
Çello, kemanın kocaman olanı.Il violoncello, come un violino mostruoso.
Çello, kemanın kocaman olanı.Un violoncelle, c'est une sorte d'énorme violon.
Çello, kemanın kocaman olanı.Violoncel, acea vioară uriaşă...
Çello, kemanın kocaman olanı.Violoncelo, um violino gigante.
Çello, kemanın kocaman olanı.Τσέλο, το γιγάντιο βιολί.
Çello, kemanın kocaman olanı.Виолончель. Такая здоровенная скрипка.
Çello, kemanın kocaman olanı.كمنجة ، إنها كمان بحجم ضخم
Çünkü babamda keman çalıyordu.Protože táta taky hrál.
Çünkü babamda keman çalıyordu.To dlatego, że mój tata rownież grał.
Çünkü babamda keman çalıyordu.Weil mein Papa auch gespielt hat.
Çünkü babamda keman çalıyordu.Γιατί έπαιζε και ο πατέρας μου.
Evet ama bu dışarıdan daha çok "selam, benim adım Alexander ve size şimdi keman çalacağım" gibi.Ja, aber was wir extrem mögen ist: "Hallo, ich bin Alexander und ich spiele Geige für euch".
Evet ama bu dışarıdan daha çok "selam, benim adım Alexander ve size şimdi keman çalacağım" gibi.Да, но внешне мы любим "Привет, меня зовут Александр и я сыграю на скрипке для вас".
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.A differenza di Gregor amava molto la musica e sapeva suonare il violino affascinante.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Berbeda dengan Gregor dia mencintai musik sangat banyak dan tahu cara bermain biola menawan.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Contrairement à Gregor qu'elle aimait beaucoup la musique et je savais comment jouer du violon charmant.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Ellentétben a Gregor ő szerette a zenét, és nagyon tudta, hogyan kell játszani a hegedűn bájos.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Em contraste com Gregor ela amava muito de música e sabia tocar o violino encantadoramente.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.En contraste con Gregor le gustaba mucho la música y sabía tocar el violín encantadora.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Im Gegensatz zu Gregor, den sie liebte die Musik sehr und wusste, wie man die Geige spielen charmant.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.I modsætning til Gregor hun elskede musik meget, og forstod at spille violin charmerende.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.I motsats till Gregor hon älskade musik väldigt mycket och visste hur man spela fiol charmigt.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.In tegenstelling tot Gregor ze hield heel veel muziek en wist hoe de viool te spelen charmant.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.그레고르와는 달리 그녀는 매우 음악을 사랑하고 바이올린을 연주하는 방법을 알고 매력.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Na rozdiel od Gregor milovala hudbu moc, a vedel, ako hrať na husle roztomilo.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Na rozdíl od Gregor milovala hudbu moc, a věděl, jak hrát na housle roztomile.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Ngược lại với Gregor, cô rất yêu âm nhạc rất nhiều và biết làm thế nào để chơi các violin quyến rũ.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Spre deosebire de Gregor a iubit muzica foarte mult si a stiut cum sa cante la vioara fermecătoare.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Toisin kuin Gregor hän rakasti musiikkia hyvin paljon ja osasi soittaa viulua viehättävästi.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.V nasprotju z Gregor je ljubil glasbo zelo veliko in je vedel, kako se igra violino očarljivo.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.W przeciwieństwie do Gregor kochała muzykę bardzo i wiedzieli, jak grać na skrzypcach uroczo.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Σε αντίθεση με Gregor αγαπούσε πολύ τη μουσική και ήξερε πώς να παίξει το βιολί γοητευτικά.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.В отличие от Грегора она любила музыку очень много, и знал, как играть на скрипке очаровательно.