10 yaşında ilk keman derslerine başladı.10歳で初めてダブルアクセルを跳んだ。
Brahms'ın arkadaşı Joseph Joachim ise ilk on dansı piyano ve keman için düzenlemiştir.ブラームスの親友ヨーゼフ・ヨアヒムが、ヴァイオリンとピアノのための二重奏曲に編曲した版。
Kemana o tuhaf kırmızı rengini veren kandır.赤いマントを身に着けた姿からこの名で呼ばれる怪人譚。
Bu kemanı annesi ve babası bir artırmada £150,000'a satın aldılar.一方のトミーは父親と5万ドルを救い出す方法を模索していた。
Bana keman çalarsan sana kim olduğunu söyleyebilirim.人の声を聞くとどのモノマネができるか分かる。
Dönmek (Return) Pargalı İbrahim’in kemanla ilk çaldığı parça.以「易卜拉欣」開頭的條目 以「伊布拉欣」開頭的條目
Wilde'ın en bilinen buluşu 1740 yılında keşfettiği çivili keman (nail violin) denilebilen kemandır.其最著名之事蹟是在1740年時發明了釘子提琴(英语:Nail violin)。
Bu dönemden sonra keman Avrupa'da yayıldı.此时小提琴已经传遍欧洲。
Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştu.父張瑰於天監初,授右光祿,加給事中。
Hilary Hahn (doğum: 27 Kasım 1979), Grammy ödüllü Amerikalı keman virtüözü.希拉里·哈恩(英语:Hilary Hahn,1979年11月27日-),美國女小提琴家,曾奪得葛萊美獎。
Eşi Rasa Kubilienė, Litvanya Ulusal Senfoni Orkestrası'nın bir kemancısıdır ve çiftin iki oğlu vardır.库比留斯的妻子罗莎是一个立陶宛国家交响乐团的小提琴家,夫妇有两个儿子。
1916 - Yehudi Menuhin, Amerikalı keman virtüözü (ö.(1916) 《木馬靈蛇》,美國包魯烏因原著。
Cenazesi yetiştirildiği manastıra defnedilir, ancak keşişler kemanı da onunla birlikte mezara gömerler.我的儿子本应带着尊严被埋葬,而不是连同在教堂外喧哗的一群小丑。
Keman ve kemençeler de bulunabilir.这样可以看到骨头和器物。
Orada rastladığı bir genç kıza (Edna) keman çalar.霧崎兜(霧崎兜(きりさき かぶと),Kirisaki Kabuto) 個性輕浮的年輕人。
Müziğe ilk olarak annesinin ona hediye ettiği keman ile başladı.因為一件事情的開端,她開始練習起母親留下的小提琴。
Franklin, keman ve gitar çalabilen biriydi.富蘭克林能夠演奏小提琴、豎琴和吉他。
Bir sene geçmeden David keman çalmayı öğrendi.因此他唯有把中五畢業後一年的時間都用來向歌手張崇德學習唱歌。
Ayrıca keman ve orkestra için İskoç fantezisi yazmıştır.此外还作有有小提琴与乐队的《苏格兰幻想曲》等。
Grete, keman çalar ve konservatuvara gitme hayalleri kurar.宇浩看不下去,拉著夢媛上台曬恩愛。
1937) 10 Mart – Pablo de Sarasate, İspanyol keman sanatçısı (ö.3月10日——帕布羅·德·薩拉薩蒂,西班牙小提琴演奏家、作曲家。
İki farklı Zeta Jazz model elektro keman kullanır; birisi beyaz, öbürü ABD bayrağının renklerinde.그녀는 두 개의 Zeta Jazz Model 전자 바이올린을 쓰는데, 하나는 흰색이고 다른 하나는 미국 국기가 그려진 것이다.
Üçüncü yaşgünü için ona küçük bir oyuncak keman aldım.어느 날 소년이 생일 선물로 25개의 주석 장난감 병정 인형을 받았다.
Ocak 1995'te kemanı çalındı ve iki ay sonra polis tarafından yine bulundu.1995년 1월 그 바이올린을 도난당했지만, 경찰이 3월에 다시 돌려주었다.
Aynı zamanda keman ve piyano çalabiliyor.트롬본과 피아노를 연주할 수 있다.
13 Keman Konçertosu.제15기갑사단으로 개칭.
3 yaşında keman dersleri almaya başladı.그녀는 3세 때 스케이트를 배우기 시작했다.
1937) 10 Mart – Pablo de Sarasate, İspanyol keman sanatçısı (ö.3월 10일 - 파블로 데 사라사테, 스페인 작곡가.
Rybak, 5 yaşından beri enstrüman çalmaktadır, şu anda da hem piyano hem de keman çalmaktadır.ריבאק החל לנגן מגיל 5, וכיום הוא מנגן בכינור ובפסנתר.
Babası Ilya Spektor fotoğrafçı ve amatör kemancıydı.אביה, איליה ספקטור, הוא צלם וכנר חובב.
Keman sonatı No. 1 in fa minör, Op.סימפוניה מס' 1 בפה מינור, אופ.
3 yaşında keman dersleri almaya başladı.בגיל שש קיבלה שיעורי כינור.
Eşi Rasa Kubilienė, Litvanya Ulusal Senfoni Orkestrası'nın bir kemancısıdır ve çiftin iki oğlu vardır.אשתו, ריטה, היא כנרת בתזמורת הסימפונית הליטאית, ולזוג שני בנים.
Şimdi, daha ziyade Avrupa yapısı kemanlar kullanılmaktadır.בין היתר מתרבים שם הצלופחים האירופיים.
Babası Kahire Opera Orkestrası'nda birinci kemancı olarak görev aldı.Баща ѝ е първи цигулар в Каирската опера.
10 yaşında ilk keman derslerine başladı.Започва първите си уроци по цигулка на единадесетгодишна възраст.
Çok büyütülmüş bir keman görünümündedir.Има силно развито обоняние.
Kızkardeşi kemancı olan Gombrich’in kendisi de iyi bir çellist idi.Отдадеността му към сестра си Лукреция е единствената му слабост.
Mühendis olan babası flüt, amcası piyano ve keman, annesi piyano çalardı.Бащата на Ентуисъл свири на тромпет, а майка му - на пиано.
2002-2012 yılları arasında, Sebalter İsviçreli folk rock grubunda keman çalıyordu.От 2002 до 2012 година е водещ цигулар в швейцарската фолк рок група „Дъ Вад Вук“.
Keşke Tom'a dedemin kemanını vermeseydim.Иска ми се да не бях давал на Том цигулката на дядо ми.
Bu dönemden sonra keman Avrupa'da yayıldı.Do tada se violina već bila počela širiti Europom.
Eserlerinin büyük kısmı kemanla ilgilidir.Većina njegovih djela usko su vezana za Bunjevce.
Son filmi ise ünlü kemancı Niccolò Paganini'nin hayatını anlatan Paganini adlı (1989) filmdir.Njegov posljednji film je "Kinski Paganini" iz 1989., biografija o Paganiniju.
Bu kemanı annesi ve babası bir artırmada £150,000'a satın aldılar.Kúpili jej ich rodičia v aukcii za 150 000 libier.
Claire aynı zamanda keman çalıyor.Leonard tiež hrá na violončelo.
Babası Ilya Spektor fotoğrafçı ve amatör kemancıydı.Jej otec, Iľja Spektor, je fotograf a huslista.
Düşürdüğü bu keman Giovanni Battista Guadagnini tarafından 1772 yılında yapılmıştı.V súčasnosti hrá na nástroj od Giovanni Battista Guadagnini z roku 1750.
Babası Kahire Opera Orkestrası'nda birinci kemancı olarak görev aldı.Njen oče je igral prvo violino v kairski operi.
Eşlik eden başlıca çalgılar bir banjo ya da gitar, ve bir kemandır.Basist je oseba, ki igra bas kitaro ali pa kontrabas.
2 flüt, 2 keman ve basso continuo için Sonata fa-majör.V V. opusu je dvanajst sonat za violino in basso continuo.
Fiziki yapısı kemana çok benzer.Po telesni zgradbi je podobna mreni.
1914'te Frankfurt Opera Orkestrası'nda yardımcı lider ve 1917'de baş kemancı olarak görev yaptı.1914 m. Hindemitas tapo Frankfurto operos orkestro vadovo pavaduotoju, o 1914 m. paaukštintas iki vadovo.
Beş yaşından itibaren keman dersleri almaya başlamış, ve bu sıralarda müziğe olan tutkusunu keşfetmiştir.Būdamas penkerių pradėjo mokytis groti smuiku ir atrado potraukį muzikai.
Keman çalmayı öğrendi.Oskas mängida viiulit.
Bir ara, kemana da heves etti.Ma nägin, kuhupoole ta jooksis.
14 yaşındaki genç keman virtüözü Alman plak markası Deutsche Grammophon'ile anlaştı.Esimese lepingu sõlmis ta juba 14-aastasena saksa plaadifirmaga Deutsche Grammophon.
Keman ve violin çalmayı öğrendi.Ta on õppinud viiulit ja klaverit.
1982 yılında Dağıstan'da doğan İsrailli keman sanatçısı.Eesti NSV teeneline kunstnik 1982. aastal.
Altı yıl keman öğreniminden sonra kompozisyon bölümünü bitirdi.Kuus aastat pärast komtuuri ametist lahkumist ta suri.