Ana içeriğe geç
Sözlük

keman ile cümle

keman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Maria'nın rahmetli kocası bir kemancıydı.Maria's late husband was a violinist.
Kemancı, çalmak için sinyali bekler.The violinist waits for the signal to play.
Keman çalmak çok pratik ister.Playing the violin requires much practice.
Keman çalan adam kim?Who is the man playing the violin?
Kemanın sesi çok tatlı.The sound of the violin is very sweet.
Tom şimdi keman çalıyor.Tom is playing the violin now.
Bu arada, keman çalar mısın?By the way, do you play the violin?
Müzisyen sahnede keman çalmaya başladı.The musician began to play the violin on the stage.
Kemancının mükemmel bir tekniği var.The violinist has excellent technique.
Kemancının tekniği mükemmeldi.The violinist's technique was excellent.
Jane gitarın yanı sıra keman çalabilir.Jane can play the violin, not to mention the guitar.
Jane hem keman hemde gitar çalabilir.Jane can play the violin, not to mention the guitar.
Ken keman çalabilir, gitardan bahsetmeye bile gerek yok.Ken can play the violin, not to mention the guitar.
Oğlumun keman çaldığını duydun mu?Did you hear my son play the violin?
Bir kemanın var mı?Do you have a violin?
Keman çalabilir misin?Can you play the violin?
Einstein keman çalmayı severdi.Einstein loved playing the violin.
Çocuğun Keman çaldığını duyduk.We heard the boy playing the violin.
Onun keman sigortası yıllık 200 dolara mal oluyor.The insurance on his violin costs $200 a year.
Keman çalmada çok iyidir.He is very good at playing violin.
O, o piyano müziğini keman için düzenledi.He arranged that piano music for the violin.
O, çok iyi şekilde keman çalar.He plays the violin very well.
O iyi bir kemancıdır.He is a good violinist.
O, iyi bir kemancıdır, değil mi?He is a good violinist, isn't he?
Rahmetli kocası kemancıydı.Her late husband was a violinist.
O, çok iyi keman çalar.She plays the violin very well.
O, güzel keman çalar.She plays the violin well.
Keman çalarak hayatını kazanır.She earns her living by playing the violin.
Keman çalarken duyuldu.She was heard playing the violin.
O bir keman solosu için piyano eşliğinde çaldı.She played the piano accompaniment for a violin solo.
O, çatıdaki kemanla sık sık pratik yapardı.She would often practice the violin on the roof.
O, şimdi keman çalışıyor.She is practicing the violin now.
Harika bir kemancı olmak için yetiştim.She grew up to be a great violinist.
Her gün keman çalma çalışması yapar.She practices playing the violin every day.
Midori'nin çok iyi keman çaldığı doğru mu?Is it true that Midori plays the violin very well?
Keman çalarım.I play the violin.
Ben keman çalarım.I play violin.
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.What's the difference between a violin and a piano? A piano burns longer.
Aynştayn keman çalmayı seviyordu.Einstein liked to play the violin.
Kemanı her gün pratik yapmalısın.You would have to practice the violin every day.
Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.Next month it'll be five years since he began playing the violin.
Favori jazz kemancın kim?Who's your favorite jazz violinist?
Keşke Tom'a dedemin kemanını vermeseydim.I wish I hadn't given Tom my grandfather's violin.
Midori'nin kemanı iyi çaldığından emin misiniz?Are you sure that Midori plays the violin well?
Tom kolunun altında keman taşıyor.Tom is carrying a violin under his arm.
Tom bir kemancı olarak ünlü oldu.Tom became famous as a violinist.
Keman çalmayı nasıl öğrendin?How did you learn how to play the violin?
Yayım yoksa keman çalamam.If I don't have a bow, I can't play the violin.
O, keman çaldı.She played the violin.
Tom keman çalıyor.Tom is playing the violin.
Piyano veya kemandan birini seçmek zorunda olsaydın hangisini tercih ederdin?If you had to choose between piano and violin, which would you prefer ?
Keman taşıyan adam üzgün görünüyordu.The man carrying a violin seemed upset.
Haklıydın gibi görünüyor. Mary'nin kemanını çalan adam Tom'du.It looks like you were right. Tom was the guy who stole Mary's violin.
Ne kadar zamandır keman çalıyorsun?How long have you been playing the violin?
Kız kardeşler piyano ve kemanla düet yaptılar.The sisters played a duet on the violin and piano.
Tom'un sana büyük babasının kemanını verdiğini duydum.I heard Tom gave you his grandfather's violin.
Japonya'da çocuklar üç yaşında keman çalmaya başlar.In Japan, children begin to play the violin at the age of three.
Bu bir keman değil. O bir viyola.This isn't a violin. It's a viola.
Tom otuz yıldan daha fazla bir süredir keman çalıyor.Tom has been playing the violin for more than thirty years.
Kemanı çalıyordum.I was playing the violin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod