kelli ile cümle
kelli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşte bu yüzden kelliğe öncelik verilmiş.しかし、マラリアに対しては
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Jeffrey KellingJeffrey Kelling
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Csak példaként említem: több kutatási forrás jut a kopaszság gyógyítására, mint a malária kezelésére.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Er wordt bijvoorbeeld meer geld besteed aan medicijnen tegen kaalheid dan aan middelen tegen malaria.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.예를 들어볼까요. 발모제에 들어가는 돈이 말라리아 퇴치에 투입되는 돈보다 많습니다.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Napríklad, viac peňazí sa momentálne vkladá do liekov proti plešatosti než proti malárii.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Na przykład, więcej pieniędzy przeznaczanych jest na leki zwalczające łysienie niż na walkę z malarią.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Por exemplo, há mais dinheiro investido em medicamentos contra a calvície do que contra a malária.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Pro příklad, více peněz se momentálně vkládá do léků proti plešatosti než proti malárii.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Un ejemplo, se dedica más dinero a remedios contra la calvicie que contra la malaria.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Ví dụ, lượng tiền đầu tư cho thuốc làm mọc tóc còn nhiều hơn là cho bệnh sốt rét.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Zum Beispiel wird mehr Geld in Haarwuchsmittel gesteckt als in Malaria.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Για παράδειγμα, περισσότερα χρήματα επενδύονται σε φάρμακα κατά της φαλάκρας παρά κατά της ελονοσίας.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Например, в лекарства от облысения вкладывается больше денег, чем в лечение малярии.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Например, повече пари са вкарани за лекарства против оплешивяване, отколкото против малария.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.לדוגמה, משקיעים יותר כסף בתרופות נגד-התקרחות מאשר במלריה.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.فعلى سبيل المثال, الأموال التي تنفق على أدوية الصلع أكثر من تلك المبذولة للملاريا
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.金融投資がされています。 まぁ、はげるのは嫌なことです。
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.Bementem a szobájába, és ott volt az a félénk lány, kopasz volt, és megpróbálta elrejteni a kopaszságát.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.Entrai nella sua stanza, e c'era una ragazzina timida, era calva, ma cercava di nasconderlo.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.Entré a su habitación, y vi una chica tímida ella estaba calva y trataba de ocultar su calvicie.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.Ik loop binnen in haar kamer, en daar was een bedeesd meisje. Ze was kaal en wilde haar kaalheid verbergen.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.Intru în camera ei, şi era o fată timidă, şi era cheală, şi încerca să-şi ascundă chelia.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.그녀 방으로 들어가자 수줍어하는 소녀가 그곳에 있었습니다. 그녀는 머리카락이 없었고 그걸 숨기려 했죠.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.Wszedłem do jej pokoju i zobaczyłem nieśmiałą dziewczynę. Nie miała już włosów, co próbowała ukryć.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.Влизам в стаята й и виждам едно плахо момиче, беше плешива и се опитваше да скрие плешивостта си.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.Я вошёл в её палату и увидел скромную девушку. Она была полностью лысая и пыталась скрыть свою голову.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.נכנסתי לחדרה, ושם מצאתי ילדה ביישנית והיא היתה קרחת, והיא ניסתה להסתיר את הקרחות שלה.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.دخلت لغرفتها، وكان هناك فتاة خجولة، كانت صلعاء، وكانت تحاول إخفاء هذا الصلع.
Odasına girdim, orada utangaç bir kız yatıyordu, saçları dökülmüştü, kelliğini saklamaya çalışıyordu.髪は全て抜け落ちていて そのことを隠そうとしたので 私はペンを取り出し 彼女の頭に
Tamam, kellik berbat bir şey.Chápem, plešatosť je odporná vec.
Tamam, kellik berbat bir şey.Chápu, plešatost je odporná věc.
Tamam, kellik berbat bir şey.Évidemment, la calvitie, c'est terrible.
Tamam, kellik berbat bir şey. (Kahkaha)Certo, la calvizie é terribile ... (Risate)
Tamam, kellik berbat bir şey. (Kahkaha)Ngày nay, hói là 1 điều kinh khủng. cười
Tamam, kellik berbat bir şey. (Kahkaha) Ve zengin erkekler sarsılmış durumda.Igaz, a kopaszság borzalmas dolog (Nevetés) és a gazdagabbak emiatt le is vannak sújtva.
Tamam, kellik berbat bir şey.Kebotakan, memang sesuatu yang buruk.
Tamam, kellik berbat bir şey.네..끔찍하죠. 대머리. 쉽지 않습니다.
Tamam, kellik berbat bir şey.La calvicie es algo terrible.
Tamam, kellik berbat bir şey.Nu, kaalheid, is een verschrikkelijk ding.
Tamam, kellik berbat bir şey.Nun, Haarausfall, das ist eine schreckliche Sache.