Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".В языке шумеров слово "вода" звучало точно так же как предлог "в", поэтому "бык в горах".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi.המילה השומרית למים נשמעה כמו המילה שלהם ל"ב-",
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi.حسنا، كلمة الماء لدى السومرين تنطق مشابهة لكلمة ( في)
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi.「中」を表す言葉と同じ発音でした それで「山の中の牛」
Umut kelimesinin Hint-Avrupa dillerindeki kökü「K-E-U」という語幹にあるのです
Umut kelimesinin Hint-Avrupa dillerindeki kökü인도 유럽 어족에서 희망을 뜻하는 어근은
Umut kelimesinin Hint-Avrupa dillerindeki köküLa raíz Indo-Europea de la palabra esperanza es:
Umut kelimesinin Hint-Avrupa dillerindeki köküNghĩa gốc Ấn-Âu của từ Hy vọng
Umut kelimesinin Hint-Avrupa dillerindeki köküהשורש ההודי-אירופי של המילה "תקווה"
Umut kelimesinin Hint-Avrupa dillerindeki köküوجدت جذر الكلمة " الهندو اوروبي " لكلمة الامل
Üniversiteye gidecek paran yoksa, eşitlik kelimesinin bir anlamı kalmıyor.Jika Anda tidak memiliki uang ke perguruan tinggi kata-kata kesempatan yang sama, tidak berarti apa-apa.
Üniversiteye gidecek paran yoksa, eşitlik kelimesinin bir anlamı kalmıyor.Se non hai i soldi al università la parola pari opportunità significa niente.
Üniversiteye gidecek paran yoksa, eşitlik kelimesinin bir anlamı kalmıyor.Si no tienes dinero para ir a la universidad las palabras "iguales oportunidades" no significan nada.
Üniversiteye gidecek paran yoksa, eşitlik kelimesinin bir anlamı kalmıyor.Si vous n'avez pas l'argent pour aller à l'université les mots égalité des chances ne veulent rien dire.
Üniversiteye gidecek paran yoksa, eşitlik kelimesinin bir anlamı kalmıyor.Ако нямате пари за университет, думите "равни възможности" не означават нищо.
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.존이 저에게, bollocks의 여러 의미들을 찾아낼 수 있도록 언어학자를 찾아봐달라고 하더군요.
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.bollocksの他の意味を見つけるためにね それでノッティンガム大学に電話して
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.E mi chiese se potevo trovare un esperto linguista che trovasse un'altra definizione di bollocks.
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.Han bad mig finde en ekspert indenfor lingvistik som kunne finde et synonym for ordet 'bollocks'.
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.Megkérdezte, hogy tudok-e találni egy nyelvszakértőt, aki tud egy másik definíciót a baromság szóra.
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.Ptal se mě, jestli bych si nemohl najít nějakého jazykovědce, který by přišel s jinou definicí toho slova.
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.Si a intrebat daca am putea gasi un expert lingvistic sa vina cu o definitie diferita a cuvantului "bollocks".
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.Zapytał czy mógłbym znaleźć językoznawcę, który odszukałby inne znaczenie słowa "bollocks" (jaja).
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.Попита ме дали мога да намеря специалист-лингвист, който да намери различно значение на тази дума.
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.הוא שאל האם אני אוכל למצוא מומחה לשפות כדי שימצא הגדרה שונה למילה "בולוקס".
Ve benden bir dil uzmanı bulmamı istedi haya kelimesinin başka bir anlamı ile gelsin diye.و سألنا إذا كان في إمكاننا إيجاد خبير فى اللغويات لإيجاد معنى مختلف للكلمة فلا تتضمن معنى "الخصية" فقط
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruzAl-Khwãrizmi bodde här
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruzAl-Khwārizmī e lui è il signore a cui associamo decisamente la parola Algebra che deriva dall'arabo per dire:
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruzAl-Khwārizmī er den mand, vi giver æren for navnet algebra.
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruzAztén persze itt van nekünk Al-Khwarizmi, aki itt tűnik fel.
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruz물론 알 콰리즈미 역시 대수학에서 빼놓을 수 없는 사람입니다 앞에서 설명했듯이 대수학은
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruzTambién tenemos, por supuesto, a Al-Khwarizmi, quien aparece por aquí. Al-Khwarizmi.
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruzואז כמובן יש את אל-ח'ואריזמי שמגיע בערך שם
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruzالخوارزمى، و كان بالطبع هو من اعطى علم الجبر إسمه الذى يعرف به اليوم
Ve onu Arapça'da onarım anlamına gelen 'cebir' kelimesinin yaratıcısı olarak kabul ediyoruz代数Algebraの命名の元です。 アラビア語の復元に起源しています。
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""... apoi am aflat ce inseamna 'a demonstra' si m-am intors la studiul legilor"
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim."Compresi così il significato della parola 'dimostrazione' e potei tornare al mio ufficio."
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""delen van Euclides over vlakke meetkunde" "Toen begreep ik van 'demonstreren' betekent en"
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""..Dopiero wtedy zrozumiałem co znaczy 'wykazać' i wróciłem studiować prawo."
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim."Først da jeg kunne det, vidste jeg virkelig, hvad det at bevise noget betyder.
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""..그러고 나서 나는 무엇이 입증하다라는의미인지 발견하였고 법을 공부하러 돌아갔다."
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""Pak jsem zjistil, co znamená "prokázat', a vrátil jsem se ke studiu práva."
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim."".. Potom som zistil, čo znamená "preukázať" a vrátil som sa k štúdiu práva."
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""...Tôi sau đó tìm ra những gì 'chứng minh' phương tiện và đi trở lại để nghiên cứu pháp luật của tôi."
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""Тогава открих, какво означава демонстриране и се върнах към изучаването на право.
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""... тоді я і зрозумів, що означає "показувати" і повернувся до вивчення закону."
" Ve sonra "Göstermek" kelimesinin ne anlama geldiğini anladım ve hukuk okumaya devam ettim.""و بعدها عرفت معنى كلمة (يوضح) وعدت إلى دراستى للقانون"