Bu kelime açıkça Slav kökenlidir.This word is clearly of Slavic origin.
O kelimeyi telaffuz etmek çok zor.That word is very difficult to pronounce.
O kelimeyi telaffuz etmeyi çok zor buluyorum.I find it very difficult to pronounce that word.
Avrupa dillerinde Latince ve Yunanca'dan birçok kelime var.European languages have many words from Latin and Greek.
Kelime kökenleri beni büyüler.Word origins fascinate me.
Bazı kelimeler aynı şekilde telaffuz edilir, ancak farklı şekilde yazılırlar.Some words are pronounced the same, but written differently.
Bazı kelimeler farklı yazılırlar, ancak aynı şekilde telaffuz edilirler.Some words are written differently, but pronounced the same.
Dilimiz yabancı kelimelerle istila ediliyor.Our language is being invaded by foreign words.
Bu yabancı kelimeler güzel dilimizi bozuyor.These foreign words are corrupting our beautiful language.
Başka dilden alınmış kelimeler bir dili bozmazlar; onlar sadece onu değiştirirler.Loanwords don't corrupt a language; they merely change it.
Her kelime geleceği değiştirir. İster iyi ister kötü olsun, konuşulan sözcüğe bağlıdır.Every word alters the future. Whether good or bad, depends on the word spoken.
Kelimeleri hatırlamıyorum.I don't remember the words.
Bu dilde en sık kullanılan kelimeler nedir?What are the most frequent words in this language?
O kelimeler kafiyeli değil.Those words don't rhyme.
Tom, F kelimesini kullandı.Tom used the F-word.
İngilizce kelimelerin yüzde sekseni diğer dillerden geliyor.Eighty percent of English words come from other languages.
Her gün yeni kelimeler keşfedilir.New words are invented daily.
O bir kelime değil.That's not a word.
Bu gerçek bir kelime mi?Is this a real word?
Seksi kirli bir kelimedir.Sexy is a dirty word.
Bugün yeni bir kelime öğrendim.I learned a new word today.
İngilizce, Latince kökenli kelimelerle doludur.English is full of Romance words.
Kelime bilgisini doğal bir şekilde öğrenin.Learn vocabulary in a natural way.
Biraz kelime öğrenmek ister misin?Do you want to learn a little vocabulary?
Bir kelime bile edemedim.I couldn't say a word.
Duygularımı tanımlayacak kelimeleri bulamıyorum.I lack the words to describe my emotions.
O kötü bir kelime oyunu.That's a bad pun.
Bu güzel bir kelime.This is a beautiful word.
Fransızca birkaç kelime söylemeyi öğrenmek istiyorum.I want to learn how to say a few words in French.
Her dilin sözlüğünde her kelimenin birçok anlamı vardır.In the dictionary of every language, every word has a lot of meanings.
Karmaşık konuları hatırlamanıza yardımcı olması için bir anahtar kelime kullanabilirsiniz.You can use a keyword to help you remember complicated topics.
Bir kelime anlamadım.I did not understand a word.
Tom, "oyuncu" kelimesinden nefret ediyordu.Tom hated the word 'gamer'.
Tom 'oyuncu' kelimesinden nefret ediyorduTom hated the word 'gamer'.
Bu kelime sözlükte değil.This word is not in the dictionary.
Bir kelime bul.Find a word.
Uygun kelimeler arıyordum.I was looking for suitable words.
Tek kelime bile etmeden ortadan kayboldu.He vanished without saying a word.
İnsanların onun hakkında söylediği tek kelimeye inanmıyorum.I don't believe a word people say about her.
Bunu kelimelerle anlatmak olanaksız.It's impossible to describe that in words.
Bunu kelimelerle tasvir etmek olanaksızdır.It is impossible to depict that by means of words.
Ben ara sıra sadece bazı kelimeleri anlarım.I only understand some words now and then.
'Problem' kelimesinin 'şiir' kelimesini içerdiğini fark ettiniz mi?Have you noticed that the word 'problem' contains the word 'poem'?
O, gençler tarafından kullanılan kelimeleri anlamıyor.He doesn't understand the slang used by young people.
O, genç insanlar tarafından kullanılan argo kelimeleri anlamıyor.She doesn't understand the slang used by young people.
Tom, Mary'nin söylediği tek kelimeye inanmadı.Tom didn't believe a word Mary said.
"Champignon" kelimesi Fransızcadan gelir.The word "champignon" comes from French.
Leyla gibi kadınlar için bir kelime var: fahişe.There is a word for women like Layla: whore.
Tom, kelimeleri çalışmak için bilgikartları kullanıyor.Tom uses flashcards to study vocabulary.
Bir kelime Fransızca konuşamıyorum.I can't speak a word of French.
Sami kelimeişehadet getirdi.Sami took his shahada.
Sami terörist kelimesinin ne anlama geldiğini dahi bilmiyor.Sami doesn't even know what the word terrorist means.
Sami Leyla'nın kelimeişehadet getirdiğini duyunca ağladı.Sami cried when he heard Layla take the shahada.
Sami odasında kendi kendine kelimeişehadet getirdi.Sami said the shahada all by himself in his room.
Sami odasında tek başınayken kelimeişehadet getirdi.Sami said the shahada all by himself in his room.
Tom tek kelimeyle iyi yönetiyor.Tom has been managing just fine.
Tom ve Mary tek kelimeyle farklı.Tom and Mary are just different.
Tom tek kelimeyle farklı.Tom is just different.
Tom tek kelimeyle şanslıydı.Tom was just lucky.
Tom tek kelimeyle şanslı.Tom is just lucky.