kelepçeli ile cümle
kelepçeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin onu kelepçeli görmesini istemedi.Tom didn't want Mary to see him in handcuffs.
Tom kelepçeli.Tom is handcuffed.
Onlar kelepçeliler.They're handcuffed.
Tom turuncu bir tulum giyiyordu ve elleri önünde kelepçeliydi.Tom was wearing an orange jumpsuit and his hands were cuffed in front of him.
Dan'in cesedi elleri kelepçeli olarak ormanda bulundu.Dan's body was found handcuffed in the woods.
Tom kelepçeli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't handcuffed.
Tom muhtemelen kelepçeli olacak.Tom will likely be handcuffed.
Tom kelepçeli olmalıydı.Tom should've been handcuffed.
Tom kelepçeli olmalı.Tom has to be handcuffed.
Tom kelepçeli olmayacak.Tom won't be handcuffed.
Tom kelepçeli olabilir.Tom might be handcuffed.
Tom kelepçeli olacak.Tom will be handcuffed.
Tom kelepçeliydi.Tom was handcuffed.
Tom kelepçeli olduğunu söyledi.Tom said that he'd been handcuffed.
Tom muhtemelen hâlâ kelepçeli.Tom is probably still handcuffed.
Tom kelepçeli değildi ama Mary kelepçeliydi.Tom wasn't handcuffed, but Mary was.
Sami kelepçeli.Sami is handcuffed.
Ellerim kelepçeli.Using Handchimes.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Milking cows are kept chained to their stalls all day long, receiving no exercise.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.I was detained for 12 days, blindfolded, handcuffed.
Kelepçeli BloggerlarBloggers in Chains
Esir kampının arkasındaki bir yerde beni iki saatten fazla kelepçeli tuttular.They hancuffed me for more than two hours in a place behind the prison camp.
David kelepçeli ve yüzünde ve gömleğinde kan var.David is in handcuffs, and he has blood on his face and shirt.
Ellerim kelepçeli.Unter Handzeichen stehen.
Oyuna ellerimiz kelepçeli halde başlıyoruz.Die Einradfahrer starten gemeinsam mit den Handbikern.
Zoe (kelepçeli kız) Mia Tyler ....Qualia — by Michael Tye.
Oyuna ellerimiz kelepçeli halde başlıyoruz.Игра начинается с жеребьевки.
Yakalandığı Port Francqui'den Leopoldville'e kadar elleri kelepçeli olarak getirildi.Hij werd gevangengenomen in Port Francqui en geboeid naar Leopoldstad gevlogen.
Ellerim kelepçeli.Jest Rębaczem.
Ellerim kelepçeli.Kenőcs a kézre.
Ellerim kelepçeli.Φοράει βραχιόλια στα χέρια.
Ellerim kelepçeli.Hængslede håndjern.
Ellerim kelepçeli.Umsett av Idar Handagard.
Oyuna ellerimiz kelepçeli halde başlıyoruz.ゲームは靴から始める。
Ellerim kelepçeli.依手巾起。
Ellerim kelepçeli.붕대를 감고있다.
Ellerim kelepçeli.Lõikusin oma randmeid.
Tutuklanması sırasında iddiaya göre kelepçeli olarak direndi.Asehaldurina oli ta süüdistuste eest kaitstud.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.저는 눈이 가려지고, 수갑이 채워진 채로 억류되었던 12일 동안
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Am fost reținut timp de 12 zile, legat la ochi, încătușat.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Bol som zadržaný na 12 dní, so zaviazanými očami, spútaný.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Estuve 12 días detenido, con los ojos vendados, esposado.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Fiquei detido durante 12 dias, algemado e de olhos vendados.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Ik werd 12 dagen vastgehouden, geblinddoekt, met handboeien om.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Il m'ont détenu pendant 12 jours, les yeux bandés, menotté.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.I wurde 12 Tage festgehalten, mit verbundenen Augen, in Handschellen.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Jag kvarhölls i 12 dagar, med förbundna ögon och handbojor.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Przetrzymywano mnie przez 12 dni, byłem skuty, miałem opaskę na oczach.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Saya ditahan selama 12 hari, mata tertutup, diborgol.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Sono rimasto in carcere 12 giorni, bendato e ammanettato.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tizenkét napig tartottak fogva, megbilincselve, a szemem bekötve.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tôi đã bị giam trong 12 ngày, bị bịt mắt, còng tay.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Κρατήθηκα για 12 μέρες, μάτια καλυμένα, με χειροπέδες.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Бях задържан за 12 дни, със завързани очи, с белезници.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Я провел 12 дней с завязанными глазами и в наручниках.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.הייתי במעצר במשך 12 יום, עם כיסוי על העיניים ואזיקים על הידיים.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.كنت معتقلا لمدة 12 يوما كنت طوالها مغمم العينين ومكبل اليدين
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.目隠しと手錠をはめられ 拘束されました その間 何も聞こえず 何も知らず
Bize güvenmediğinizi biliyorum, bu yüzden kelepçeli götürmenizde mahzur yok.Jag vet att ni inte litar på oss men ni kan hålla oss bundna.
Bize güvenmediğinizi biliyorum, bu yüzden kelepçeli götürmenizde mahzur yok.Jeg ved, at I ikke stoler på os, men I kan holde os bundet.