kekeme ile cümle

kekeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yeni çocuğun sinirsel bir kekemeliği vardı.The new boy had a nervous stammer.
Kekeme olan birçok birey için, tekrarlamalar birincil problemdir.For many people who stutter, repetition is the primary problem.
Kekemedir ve koltuk değnekleri ile yürür.She turns and curses the sidewalk.
On iki yaşımdan sonra kekemeliğim geçti."I got raped when I was 12 years old."
Her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel seviyeden insanda kekemelik görülebilir .This is so children of all socioeconomic levels may go to the museum.
Ayrıca Ralph kekemedir.Ralph is a skua.
Kekeme Louis'in isteği üzerine Kel Charles ile evlenmiştir.They took an oath of loyalty to Catherine on Louis's demand.
"Mabel Matiz: Çocuken Kekemeydim"."Supermodel Heidi Albertsen: I was fat, bullied as a child".
Han Fei'nin kekemeliği nedeniyle fikirlerini mahkemede düzgün bir şekilde sunamadığı söylenir.It is said that because of his stutter, Han Fei could not properly present his ideas in court.
Çocukken birkaç yıl süren bir kekeme rahatsızlığının üstesinden geldi.Als junge Erwachsene litt sie mehrere Jahre an einer schweren Krankheit.
"Mabel Matiz: Çocuken Kekemeydim".Gabriele Köpp: „Ich war noch ein Kind“.
Dolayısıyla kekeme birine tavsiye vermek gereksizdir.D’où la nécessité de se faire conseiller par un spécialiste.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.Les manifestations cutanées sont plus communes chez l'enfant que chez l'adulte.
Konuşturulmayan, susturulan haller, olaylar kekemeleştiriyor insanları..."«Certeza, Incertidumbres y Cosas a Dilucidar.».
Kekeme olmasına rağmen amatör komedyenlik yapmaktadır.Pero espera saltar a la fama como comediante.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.El pronóstico es menos claro en los casos de aparición en adultos.
Dolayısıyla kekeme birine tavsiye vermek gereksizdir.È consigliabile quindi un consulto da un urologo.
Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur.Il policulturalismo è un concetto che asserisce che tutte le culture del mondo sono interconnesse.
Her 4 erkeğe karşılık 1 kadın kekeme bulunmaktadır.На 6 пьющих мужчин приходится 1 женщина.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.ويظهر هذا الاضطراب في الأطفال أكثر منه في البالغين.
Sadece biri veya hepsi aynı kekemede bulunabiilir.سب الصحابة أو أحد منهم رضي الله عنهم .
Sınavlarda yüksek not almasına rağmen kekemeliği yüzünden öğretmenliğe kabul edilmemiştir.اشتهرت بفنها على الرغم من عدم حصولها على أي شهادة تعليميه.
Çocukken Seidler'ın VI. George'un kekemeliğin üstesinden geldiğini öğrenmesi ona ilham verdi.Na infância, Seidler inspirou-se ao saber que o Rei Jorge VI havia superado a gagueira.
Her 4 erkeğe karşılık 1 kadın kekeme bulunmaktadır.Detalhe: ela foi de uma pessoa para quatro.
Küçük yaşta geçirdiği kekemelik,üslûbunu belirleyen olgulardan biri oldu.Foi uma daquelas coisas terríveis que você passa quando crianças.
Kekemelik yaparlar.Gedrag echter wel.
Başlangıçta utangaç ve kendini yalandan kekeme olarak gösteren biriydi.Ze werden in het begin als nogal eigenzinnig en nukkig bestempeld.
Her 4 erkeğe karşılık 1 kadın kekeme bulunmaktadır.Każdy powinien mieć do czterech żon odpowiednio do majątku.
Çocukken birkaç yıl süren bir kekeme rahatsızlığının üstesinden geldi.W dzieciństwie na ponad rok przykuła ją do łóżka choroba biodra.
Ayrıca Ralph kekemedir.Ryszard Głuszko.
Ayrıca Ralph kekemedir.Där jobbar Ralph.
Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur.Este de domeniul evidenței sensibile faptul că există în lume lucruri care se mișcă.
Kekeme olan birçok birey için, tekrarlamalar birincil problemdir.Sok dadogó számára az elsődleges probléma az ismétlésekkel van.
Kekemelik yaparlar.Kyllä, näyttelen homoa.
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.Tämän jälkeen hän alkoi käyttää päihteitä ja oli jo 12-vuotiaana alkoholiongelmainen.
On iki yaşımdan sonra kekemeliğim geçti."Στα 34 μου αισθάνομαι καλύτερα σωματικά από όταν ήμουν 24.»
Kekemelikte semptomlar 3 ana kategoriye ayrılabilir.Hjerte- og karsykdommene kan deles inn i tre hovedgrupper.
Her 4 erkeğe karşılık 1 kadın kekeme bulunmaktadır.Perbandingannya empat wanita banding satu pria.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.Buruh anak menghadapi masalah yang lebih spesifik dibandingkan pekerja dewasa.
"Mabel Matiz: Çocuken Kekemeydim".Kunis nói, "Tôi phải tập ba lê như một đứa trẻ.
Ayrıca Ralph kekemedir.Chekaren cũng sợ.
Dolayısıyla kekeme birine tavsiye vermek gereksizdir.Để bắt lươn cần phải dùng mồi dẫn dụ.
Konuşturulmayan, susturulan haller, olaylar kekemeleştiriyor insanları..."Dân mà phản đối thì nói dân ngu, dân hỗn…” .
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.確かにおまえは苦労したが12歳だった。
Bir kekemeyle iletişim sırasında anlayamadığınız kelime ve cümleler olabilir.放送時間内で伝えられなかった話や裏話など。
Kekemelik yaparlar.行儀がいい。
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.其後越來越嚴重,到了12歲逐漸無法與人交流。
Ayrıca Ralph kekemedir.凱夫也因而致富。
Yalnız türkü söylerken kekemeliğim geçiyordu.솔직히, 난 단독 음반을 낼 준비가 되어있었다.
Kekemelerle konuşurken birçok insan nasıl davranacağı konusunda tereddüte düşmektedir.울력이란 여러 사람이 힘을 합해 하는 일을 말한다.
Hayatının tümünde Charles’ın konuşması gayet yavaş ayrık kelimelerle oluşurdu ve hatta kekeme idi.הלשון של קרלוס הייתה כה גדולה שדיבורו היה בקושי מובן, וכמו כן הוא גם הזיל ריר לעיתים תכופות.
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.עקב מאורע טראומטי זה לקה הילד בדיבורו, והחלים רק בגיל 12.
On iki yaşımdan sonra kekemeliğim geçti."Аз ще бъда известен десет години след смъртта ми“.
Başlangıçta utangaç ve kendini yalandan kekeme olarak gösteren biriydi.Pradžioje tai buvo panieką ir gėdinimą reiškiantis žodis.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.A hebehurgyák szíve ismerni tanul, és a dadogóknak nyelve gyorsan és világosan szól.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Ajattelemattomien sydän käsittää taidon, ja änkyttäväin kieli puhuu sujuvasti ja selkeästi.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.de lettsindiges hjerte skal formå å skjønne, og de stammendes tunge skal ha lett for å tale klart.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Gli animi volubili si applicheranno a comprendere e la lingua dei balbuzienti parlerà spedita e con chiarezza
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Inima celor uşuratici va pricepe şi va înţelege, şi limba gîngavilor va vorbi iute şi desluşit.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.In srce nepremišljencev bo razumelo znanje in jecljajočih jezik bo hitro govoril in gladko.

İlgili Sayfalar