Sungeo-jeonya ( 숭어저냐 ) - ince dilimlenmiş kefaldan yapılır .Sungeo-jeonya (숭어저냐) – made of thinly sliced mullet.
Daha sonra Kefalonya olarak bilinen Samos adasıyla ödüllendirildi .He was awarded with the island of Samos, which thereafter came to be known as Cephallenia.
Bunlar daha sonra Kefalonların dört şehir devleti haline gelen şehirlerdir.These are the cities who later became the four city-states of Cephallenia.
Bir kefalet sistemi vardır.There is a system of bail.
Kefalonya'lıydı .He was from Kefalonia.
Eserlerinin çoğu Yunanistan'da, çoğunlukla Kefalonya adasındadır.Many of his works are in Greece mostly on the island of Kefalonia.
Fresk, Kefalonya'daki Evagelastria Kilisesinde yer almaktadır. [1] [2] [3] [4] [5] [6]The fresco is located in the church of Evagelastria in Kastro Kefalonia.[1][2][3][4][5][6]
Karantinos Kefalonya'da doğdu.Karantinos was born in Kefalonia.
1719'da Kefalonya adasındaki kayıtlara göre bir mülk satın aldı. [1]According to records on the island of Kefalonia in 1719, he purchased a property.[7]
Kayıtlar ayrıca Kefalonya Başpiskoposu tahtına aday olduğunu gösteriyor.Records also indicate he was a candidate for the throne of Archbishop of Kefalonia.
Sarı gözlü kefal, dubara benzer, ama sivri uçlu bir ağza sahip ve boyu ondan daha küçüktür.Sie ist damit etwa so groß wie eine Stadttaube, hat aber einen etwas schlankeren Körperbau.
Bu oluşan yapı aynı zamanda Rusya'nın kefaleti altında bulunacaktı.Das so erhaltene Bauwerk steht unter Denkmalschutz der russischen Behörden.
Adi kefalette, alacaklı önce borçluya başvurmalıdır.Or, le débiteur décède avant la réception de ce matériel.
Birkaç hafta sonra üç milyon dolar kefalet verdikten sonra kefaletle serbest bırakıldı.Il a été libéré quelques semaines plus tard, après avoir donné une caution de trois millions de dollars.
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.Le 4 décembre 2011, il bénéficie d'une libération conditionnelle.
Kefalonya adasında yer almaktadır.Chapelle dans l'îlot.
Bu sınıfın muhatap olduğu kefalet ve cezalar için sınırlamalar getirilmiştir.Fecha y lugar de la comisión de dicho delito.
Kefaleti ödenen Şener, mahkeme tarafından yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı.El restante logró su liberación por medio de un recurso de apelación.
Kefal cinsi balıklar bulunmaktadır.Signatures Vis a vis.
Gonzalo Fernández de Córdoba tarafından askere alınıp, Kefalonia kuşatmasında yer almıştır.Gonzalo Fernández de Córdoba y el cuerpo principal de sus fuerzas fueron sitiados en la ciudad de Barletta.
10 bin pound kefaletle salıverilir ve sürgüne gitmesine izin verilir.Venne multato di 10.000 sterline e costretto ad allenarsi con le riserve.
Kefaletle serbest bırakıldı ve Ocak 1904’te abisi Lenin’in yanına İsviçre’ye gitti.Alla successiva reazione, si trasferì all'estero e nel 1908 incontrò Lenin in Svizzera.
Kefalet duruşması sırasında Plessy v.Codeluppi V., Dalla corte alla strada.
Kefalonya adasında yer almaktadır.Chora, il capoluogo dell'isola.
Bu durumda adi (olağan) kefalet sözleşmesi kurulmuş olur.Əce or Әҗе) Рязанской губернии.
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.Освобождён 7 декабря 2012 года, полностью отбыв назначенный судом срок.
Kefaletle serbest kalır.Он вышел под залог на свободу.
Ocak 1993'te diğer askeri müdahale üyeleri ile birlikte kefaletle serbest bırakıldı.В январе 1987 года освобождена по помилованию, как и многие другие советские политзаключенные.
Adi kefalette, alacaklı önce borçluya başvurmalıdır.Com isso o devedor pode quitar sua dívida quando quiser.
Ocak 1993'te diğer askeri müdahale üyeleri ile birlikte kefaletle serbest bırakıldı.In januari 2012 werd hij met honderden andere politieke gevangenen vrijgelaten.
Birkaç hafta sonra üç milyon dolar kefalet verdikten sonra kefaletle serbest bırakıldı.Na betaling van zes miljoen dollar lieten ze hem vrij.
10 bin pound kefaletle salıverilir ve sürgüne gitmesine izin verilir.Ze zouden een half miljoen krijgen en eventueel losgeld mogen houden.
Bir süre hapiste yattıktan sonra kefaletle serbest bırakıldı.Na enige tijd in de cel kwam hij weer vrij.
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.Op 7 mei 2015 werd hij onder strikte voorwaarden vrijgelaten.
Ocak 1993'te diğer askeri müdahale üyeleri ile birlikte kefaletle serbest bırakıldı.W styczniu został wysłany wraz z innymi więźniami na marsz śmierci.
Diğer güreşçiler Christian ve CM Punk daha sonra onları kefaletle kurtarmıştır.Christian i CM Punk zapłacili za nich kaucję.
1978 - Film yönetmeni Roman Polanski, kefaletini yakarak ABD'den Fransa'ya kaçtı.1978 – Roman Polański zbiegł z USA.
10 ay hapis yattıktan sonra 50 bin dolar karşılığında tutuksuz yargılanmak üzere kefaletle serbest bırakıldı.Po przesłuchaniu wypuszczono go za kaucją w wysokości 50 tys. zł.
8 ay hapis yattıktan sonra kefaletle serbest bırakıldı.Po 8 miesiącach więzienia wyszedł na wolność.
Sarı gözlü kefal, dubara benzer, ama sivri uçlu bir ağza sahip ve boyu ondan daha küçüktür.De har korta ben och har en mycket upprätt kroppshållning, likt en törnskata, när de står.
10 bin pound kefaletle salıverilir ve sürgüne gitmesine izin verilir.Banken får betala 10 003 000 kr för att få dem levererade och förpackade.
Buna uyulmadığı takdirde geçerli bir kefalet sözleşmesinden söz edilemez (BK. m.Не може бути визнаний недійсним правочин, який не вчинено (договір, який не укладено).
Kefalet duruşması sırasında Plessy v.Soudní spor Downes v.
Kefalet duruşması sırasında Plessy v.În cazul Plessy v.
Adi kefalette, alacaklı önce borçluya başvurmalıdır.Scontul de decontare se acordă pentru achitarea datoriei înainte de scadență.
Gonzalo Fernández de Córdoba tarafından askere alınıp, Kefalonia kuşatmasında yer almıştır.Gonzalo Fernández de Córdoba și corpul principal al armatelor sale au fost asediați în orașul Barletta.
Kefaletle serbest kalır.A szánt elengedjük.
Birkaç hafta sonra üç milyon dolar kefalet verdikten sonra kefaletle serbest bırakıldı.Rövid fogvatartás után 3 millió USD óvadék ellenében bocsátották szabadlábra.
Gonzalo Fernández de Córdoba tarafından askere alınıp, Kefalonia kuşatmasında yer almıştır.Spiniola lähetti Gonzalo Fernández de Córdoban pysäyttämään lähestyvät protestantit Fleuruksen kohdalla.
Kefalonya adasında yer almaktadır.Alueyksikkö käsittää Kefalonián saaren.
Kefalet duruşması sırasında Plessy v.Puheenjohtaja Haminan kadettipiirissä v.
Bütün kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır.Μοιάζει με γιγάντιο ψάρι και ξερνάει φλόγες.
Ablasının kefaletini ödemesinin ardından tahliye edildi.Satt fengslet for sin ektemanns gjeld.
Edward Lipsky, bilinen adıyla Motor Ed, Dr. Drakken'ın kefal şekilli saç kesimi olan kuzeni.Edward Lipsky Edward Lipsky, bedre kjent som Motor-Ed, er Drakkens fetter.
Merkezin içinde ise Malcolm X ve bir avukat, iki kişi için kefalet görüşmesi yapmaktaydı.Di dalam, Malcolm X dan pengacara membuat jaminan pengaturan untuk dua Muslim.
Kefal yumurtası ile hazırlananı da olmakla birlikte, sazan yumurtası ile yapılanı daha makbul kabul edilir.Việc yêu cầu dọn thêm món ăn phụ cũng có thể chấp nhận được.
Kefalet sözleşmesinin tarafları alacaklı ve kefildir.契約のオプションには買取も付帯されている。
10 bin pound kefaletle salıverilir ve sürgüne gitmesine izin verilir.その後、罰金3万円を支払い、特別在留資格が許可される。
Kefalonya adasında yer almaktadır.火葬場が島内にある。
Kefalet sözleşmesi ilke olarak karşılıksız (ivazsız) bir sözleşmedir.債權基於債之相對性,原則上僅能對特定人主張。