keşmiş ile cümle

keşmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eve girmeden önce, hırsız telefon hatlarını kesmiş.The thief cut the telephone lines before breaking into the house.
Biri frenleri kesmiş.Somebody cut the brakes.
Bulamayınca Tom'dan ümidimizi kesmiştik.We'd given Tom up for lost.
Van Gogh sahiden kulağının birini kesmiş mi?Did Van Gogh really cut off one of his ears?
Tom parmaklarından birini kesmiş.Tom has cut off one of his fingers.
Sami'nin akıl hastalığı onun mankenlik kariyerini kısa kesmiştir.Sami's mental illness cut his modeling career short.
Mart 1989 jeomanyetik fırtınası Quebec’in geniş yerlerindeki gücü kesmişti.The March 1989 geomagnetic storm knocked out power across large sections of Quebec.
Çift "aşkın gücü" ile ilgili bir promo kesmişti.The couple cut a promo about the "power of love" before departing.
Bu yazılımla birlikte Apple, iPhone 4'e güncelleme desteğini kesmiştir.With this release, Apple dropped support for the iPhone 4.
2009 aralıkta Luna Mortis Century Media Records ile çalışmayı kesmiştir.Luna Mortis was dropped by Century Media Records in December 2009.
Bu gecikme Rommel’in hızını kesmiştir.By late May Rommel was ready.
Onun kolunu kesmiştir.She took his arm.
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.Females after their first calf is already weaned: a lower load.
Onlar bize bunları verdi. Hala cesaret ve destek vermeyi kesmis değiller.They're not finished giving yet."
Sanatçı bu heykeli yapmak için metal plakaları kesmiş, kıvırmış, katlamış.It dates to 1912, called Guitar, made out of sheet metal that Picasso cut and crimped and folded.
Evald ve ben umudu kesmiştik.Evald and I had given up hope.
Kazları kesmişler, yağını kış boyunca yemeklerde kullamak için ayırmışlar.And they slaughtered them, used the fat throughout the winter for cooking.
Bugün artık inkar edenler, sizin dininiz(i yok etmek)den umudu kesmişlerdir.Today the unbelievers have lost every hope of (despoiling) your creed; so do not fear them, fear Me.
Bugün inkara sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir.Today the unbelievers have lost every hope of (despoiling) your creed; so do not fear them, fear Me.
Oysa onlar, bundan önce (yağmurun) üzerine inmesinden evvel umutlarını kesmişlerdi.Although before it came down they were despondent.
Halbuki onlara yağmur yağdırılmadan önce hepsi de ümitlerini kesmişlerdi.Although before it came down they were despondent.
Allah'ın ayetlerini ve Allah'a varmayı inkâr edenler, işte onlar, rahmetimden ümidi kesmişlerdir.Those who deny the signs of God and the meeting with Him, cannot have hope of My mercy.
Umudunu kesmiş olarak döner sana göz. Utanmış, bitkin düşmüştür o.Your gaze turns back dazed and tired.
Bugün kafirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir.Today the unbelievers have lost every hope of (despoiling) your creed; so do not fear them, fear Me.
Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.Although before it came down they were despondent.
Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir.It will not decrease for them; dumb with despair they will stay in it.
Halbuki onlar, daha önce üzerlerine yağmur indirilmeden evvel ümidi kesmişlerdi.Although before it came down they were despondent.
Sonra bakışı iki kez daha döndür! Umudunu kesmiş olarak döner sana göz.Then lift your gaze again, your gaze will return towards you, unsuccessful and weak.
Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kafirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir.Today the unbelievers have despaired of your religion; therefore fear them not, but fear you Me.
Sonunda, onlara çetin bir azap kapısı açmıştık da o zaman her şeyden ümitlerini kesmişlerdi.Until when we shall open upon them a portal of severe torment, and lo! thereat they are desparing
Kâfirler, mezarlık halkından nasıl ümidi kesmişse, onlar da ahiretten öyle ümidi kesmişlerdi.Surely they have despaired of tHe Hereafter even as have despaired the entombed of the infidels. S
İnkarcılar, mezardakilerden nasıl umut kesmişlerse onlar da ahiretten öylesine umut kesmişlerdir.Surely they have despaired of tHe Hereafter even as have despaired the entombed of the infidels. S
Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir.In it, they will be devastated.
Çoğunun aileleri onları bulmaktan umudu kesmiş durumda.Most of their families have given up hope of ever finding them.
Purko, "Gebeliği iki üç defa yarıda kesmiş hastalar sık sık geliyor."We frequently have patients who interrupt pregnancy two or three times.
Makedon bir kız, erkek arkadaşı kendisini terk ettiğinde saçını kesmiş.A Macedonian girl cut off her hair when a boyfriend broke up with her.
Bu arada Elmiro kızı Desdemona'nın Rodrigo ile evelenmesi için Riodrigo ve ailesi ile söz kesmiştir.Elmiro hat unterdessen beschlossen, Desdemona mit Rodrigo zu verheiraten.
Bugün Musevilerin büyük bir kısmı hayvan kurban etmeyi kesmişlerdir.Heute sind die meisten stillgelegt oder teilweise verfallen.
Bu sırada Annie, Ash’in daha önce kesmiş olduğu eli tarafından bıçaklanır.Richtig ist wohl eher, dass Annie ihm die Zigarette aus der Hand schoss.
Bunun üzerine İskender ile muhabbetini kesmiştir.Damit war auch die Beziehung mit dem Deutschen beendet.
Zevk için ağaç kesmiş.Il abattit l'arbre pour le plaisir.
Onun kolunu kesmiştir.Sa main fut arrachée.
Tabyalar öğleüzeri artık ateşi kesmişlerdir.Le feu y était depuis midi.
Steve Martin filmin çekimleri sırasında elini kesmişti.George Martin estaba lejos mientras grababan la canción.
Tabyalar öğleüzeri artık ateşi kesmişlerdir.Casi al mediodía el fuego cesa de golpe.
Tüm bu yaşanan olaylardan sonra 1978 yılında Bolivya, Şili ile diplomatik ilişkilerini kesmiştir.Años después, roces entre Bolivia y Chile llevaron al fin de sus relaciones diplomáticas en 1978.
Çift "aşkın gücü" ile ilgili bir promo kesmişti.I due si scambiano il "bacio della sfida".
Onun kolunu kesmiştir.Il pollice è mancante.
Gürcistan, Rusya ile olan tüm ilişkileri kesmiştir.Ovviamente, la Trentoni rompe ogni rapporto con Robert.
Forrest hayattan umudunu kesmiş, içki müptelası haline gelen teğmen Dan ile tekrar karşılaşır.يلتقي فورست مرةً أخرىً بالملازم دان تايلور، الذي أصبح مُعاقرًا للخمر، ويعيش على إعانة الرعاية الاجتماعية.
Diğer yandan köy yolu, höyüğün kuzey ve bat eteklerini kesmiştir.و بسقوط المدينة، وصل الدفاع عن المرتفعات الوسطى والشمال إلى نهايته.
Çift "aşkın gücü" ile ilgili bir promo kesmişti.O casal então fez uma promo sobre o "poder do amor".
Tüm bu yaşanan olaylardan sonra 1978 yılında Bolivya, Şili ile diplomatik ilişkilerini kesmiştir.Anos depois, tensões entre a Bolívia e o Chile levaram ao fim de suas relações diplomáticas em 1978.
Onun kolunu kesmiştir.O braço precisou ser amputado.
Ancak Jaime Vargo Hoat'a esir düşmüş, Lord Vargo onun kılıç eli olan sağ elini kesmiştir.O líder do grupo, Vargo Hoat, corta a mão de espada de Jaime.
Onun kolunu kesmiştir.De bovenarm is verkort.
Onun kolunu kesmiştir.Urwano jej ramię.
Tabyalar öğleüzeri artık ateşi kesmişlerdir.Efter midnatsmässan avlossas fyrverkerier i städerna.
Onun kolunu kesmiştir.Йому відірвало руку.
Mart 1989 jeomanyetik fırtınası Quebec’in geniş yerlerindeki gücü kesmişti.V březnu 1989 geomagnetická bouře vyřadila energetickou sít ve velké části Quebeku.

İlgili Sayfalar