kazanmayı ile cümle

kazanmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sen kazanmayı hak ettin.You deserved to win.
Kazanmayı hak ettin sen.You deserved to win.
Şarkıcı Panagiotis Petrakis ile birlikte birincilik kazanmayı başardı.She managed to win first place along with singer Panagiotis Petrakis.
2001 yılında başkanlık seçimlerine katıldı ama önemli bir destek kazanmayı başaramadı.In 2001 she took part in the presidential elections but failed to garner significant support.
2009 seçimlerinde Kataeb Partisi 5 sandalye kazanmayı başardı.In the 2009 parliamentary elections the Kataeb Party managed to win 5 seats.
Kazanmayı gerçekten istiyor.He really wanted to win.
Üç haftalık yarışı bitiremedi, ama bir gün bu turu kazanmayı kendisine hedef olarak belirledi.He did not finish the three-week race, but he made it a priority to win it some day.
Bugüne kadar, altı kişi ya da kuruluş birden fazla kez Nobel kazanmayı başarmıştır.Only six writers or editors have won more than once.
Sam Smith, Iggy Azalea ve Pharrell Williams ise 3 kategoride ödül kazanmayı başardılar.Other winners included Sam Smith, Iggy Azalea and Pharrell Williams scoring three trophies each.
Karşılaşmayı City, Neil Young ve Francis Lee'nin golleriyle, 2-1 kazanmayı başardı.Manchester City won the match 2–1 thanks to goals by Neil Young and Francis Lee.
Beiber ise "Video şarkının mesajını yani bir kızı ger kazanmayı ekrana yansıtıyor." dedi.Bieber said that the video "will capture the song's message of trying to woo back a girl."
1974'te Kupayı kazanmış ve 1982'de de Süper kupayı kazanmayı başarmıştır.It even won the 1974 Cup and the 1982 Supercup.
Askerlerin ödemesini dörtte bir oranında azaltarak daha fazla para kazanmayı umdu.He hoped to acquire more money by cutting the soldiers' payment by a quarter.
Peter Finch bu ödülü 5 kez kazanmayı başarmıştır.Ted Williams won the award five times.
Finalde 28.84 yüzse de altın madalyayı kazanmayı başardı.In the ribbon final she scored 28.825 to win the gold medal.
Yine de Rangers maçı 4-2 kazanmayı bildi.Rangers however went on to win the match 4–2.
Rose ayrıca o ödülü kazanmayı başaran Michael Jordan'dan beri ilk Bulls oyuncusu oldu.He became the first Bulls player since Michael Jordan to win the award.
Fransa ise o dönem yine bu turnuvayı kazanmayı başardı.France eventually went on to win the tournament.
Sosyalistler, gelecekte politik çoğunluk kazanmayı umuyorlardı.The Conservatives thus hoped to obtain a majority government.
Hepsi kazanmayı hakediyordu fakat ortada bir şans faktörü var.They all deserved to win, but there's the element of luck.
En iyi aktris dalında Oscar kazanmayın.Do not win an Oscar for best actress.
Bir şekilde kaçak yollarla para kazanmayı öğrenirsiniz, her yolu deneyerek.Well, you learn to hustle, all kinds of hustles.
Kaybetmeyi öğren yoksa kazanmayı bir hak gibi görürsün.Learn to lose or you'll take winning for granted.
Bu seviyeye ulaştığımızda, saygı kazanmayı isteriz.We like to gain respect from others when we reach this level.
Kazanmayı çok severdi.He loved to win, win these little macho games we would sometimes play.
Bunu yaparak tam olarak ne kazanmayı amaçlıyorsun?What do you want to gain from doing all this?
Başkasının hayatında bir değişiklik yapmak için ilk milyonunuzu kazanmayı beklemeyin.Don't wait until you make your first million to make a difference in somebody's life.
- Çok iyi bir atletti ve kazanmayı haketti.He was a great athlete and deserved to win.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.But more importantly is my kids learned to get, they learned to give.
Türk pop yıldızı Hadise, "Düm Tek Tek" adlı dans parçasıyla Eurovision'u kazanmayı umut ediyor.Turkish pop star Hadise aspires to win Eurovision with her danceable "Dum Tek Tek".
Sonrasında Beta haber ajansına verdiği demeçte Kigen, kazanmayı beklemediğini söyledi.He told the Beta news agency afterwards he had not expected to win.
Terzilik öğrenmiş, bir iş bulmuş ve çocuklarını geçindirmeye yetecek parayı kazanmayı başarmış.She managed to learn tailoring, get a job and started making enough money to support her kids.
Priştine Uluslararası Havalimanı yıl sonuna kadar yaklaşık 10 milyon avro kazanmayı bekliyor.Pristina International Airport expects to earn about 10m euros by the end of the year.
AKP, Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda 100 belediyenin yönetimini kazanmayı umuyor. [Getty Images]The AKP hopes to win 100 municipalities in Eastern and Southeastern Turkey. [Getty Images]
Parti 240 sandalyeli mecliste 21 sandalye kazanmayı başardı.It managed to win 21 seats in the 240-seat legislature.
Akın, "Kazanmayı beklemiyorduk." dedi."We didn't expect [to win]," he said.
Tutanota'nın İş modeli, reklam yoluyla para kazanmayı içermez.Its business model excludes earning money through advertisement.
Mısır Açık Şampiyonası'nı 15 yaşında kazanmayı başardı.He was able to win the Open Championship of Egypt at the age of 15.
Ancak çoğu memur eski Kızıl Kartal Nişanını kazanmayı tercih etti.Most officials did however prefer to be appointed in the older Order of the Red Eagle.
JG 54, artan sayıda Rus uçağına karşı hava üstünlüğünü yeniden kazanmayı asla başaramadı.JG 54 could never hope to regain air superiority against the mounting number of Russian aircraft.
Zoetemelk, zaferi elde etmek için yeterli zaman kazanmayı umarak son etapta atak yaptı.Zoetemelk attacked on the last stage, hoping to win enough time to claim the victory.
11 yaşındayken kardeşleri ile birlikte yerel bir turnuvaya katıldı ve kazanmayı başardılar.When he was 11, they decided to enter a local tournament and won.
Başlangıçta Chan, onu diğer erkeklere satarak Fan'dan para kazanmayı amaçlamıştı. [3]Initially, Chan had intended to make money off of Fan by pimping her out to other men.[3]
Ödül kazanmayı severim.Ich gewinne gerne Preise.
Burada 2003 ve 2005 yıllarında Bulgaristan Futbol Ligi şampiyonluğu kazanmayı başardı.2003 und 2005 konnte die Bulgarische Meisterschaft gewonnen werden.
Kazanmayı gerçekten istiyor.Ich wollte gewinnen.
Haysiyet (kerâme) şehri: Halkı milletler arasında ün ve itibar kazanmayı, övülmeyi, şan şöhreti sever.Zur Gemeinde Holtgast gehören neben der Ortschaft Holtgast die Ortschaften Damsum, Fulkum und Utgast.
Spencer Tracy ve Tom Hanks bu ödülü üst üste iki sene kazanmayı başarmıştır.Nur Spencer Tracy und Tom Hanks konnten ihren Titel im folgenden Jahr verteidigen.
Gabe de PJ gibi kolay para kazanmayı sever fakat PJ'nin aksine bunu hep başarır.Gabe versucht oft und schnell an Geld zu kommen, was ihm meist besser gelingt als seinem Bruder PJ.
2009 seçimlerinde Kataeb Partisi 5 sandalye kazanmayı başardı.Bei den Wahlen zur Nationalversammlung 2009 konnte sich die MPD 5 Sitze sichern.
Yine de Spurs geriden gelerek 6 maç sonunda seriyi kazanmayı bildi.Somit verloren die Spurs nach zuvor sechs Siegen in Serie ein weiteres Spiel.
1958 Avrupa Şampiyonası'nda 100 metreyi kazanmayı başardı.Er wurde 1958 Europameister im 50-km-Gehen.
Van persie 2002 yılında Feyenoord ile UEFA Avrupa Ligi'ni kazanmayı başardı.Im Jahr 2002 gewann Feyenoord den UEFA-Pokal.
1974'te Kupayı kazanmış ve 1982'de de Süper kupayı kazanmayı başarmıştır.In dieser Zeit gewann er 1974 den belgischen Pokal und 1982 den belgischen Supercup.
Ben kazanmayı seviyorum.J'adore gagner.
Çünkü Fransa'nın 1871'de kaybettiği toprakları yeniden kazanmayı hedeflediğinden endişeleniyordu.La France récupère les territoires perdus au profit de l'Allemagne en 1871.
On bisikletçi iki tur kazanmayı başardı.Dix coureurs ont réussi un doublé.
Fransa ise o dönem yine bu turnuvayı kazanmayı başardı.L'année suivante, il remporte de nouveau ce tournoi.
Öte yandan Belize, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Le Belize n'a jamais gagné de médailles aux Jeux olympiques.
Aynı gece Justin Angel ve Kris Logan’ı mağlup ederek kemerleri kazanmayı başardılar.Ils perdent le titre face à Justin Angel et Kris Logan le 9 août.

İlgili Sayfalar