kazanmasın ile cümle
kazanmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
İşçilerin daha fazla para kazanmasını mı istiyorsun?Are you in favor of the workers getting more money?
İşçilerin daha fazla para kazanmasının lehinde misin?Are you in favor of the workers getting more money?
Nancy Bob'un yarışmada birincilik ödülünü kazanmasına şaşırdı.Nancy was surprised that Bob won the first prize in the contest.
Eğer varsa, Tom'un seçimi kazanmasına dair küçük bir ümit var.There is little, if any, hope that Tom will win the election.
Onun oyunu kazanmasını istiyoruz.We'd like him to win the game.
Onun kötü bacağı yarışı kazanmasını engelledi.His bad leg prevented him from winning the race.
Onun kazanmasını istiyordu.I wanted her to win.
Onun kazanmasını istiyordum.I wanted her to win.
Onlar İngilizlerin kazanmasını umuyorlardı.They expected the British to win.
Çoğu kişi John Adams'ın kazanmasını umuyordu.Most people expected John Adams to win.
Tom Mary'nin kazanmasını istedi.Tom wanted Mary to win.
Onların kazanmasını istiyordum.I wanted them to win.
Tom'un kazanmasına izin veremezsin.You can't let Tom win.
Tom'un kazanmasını istiyorum.I want Tom to win.
Tom'un kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let Tom win.
Tom'un seçimi kazanmasını istiyorum.I want Tom to win the election.
Tom'un kazanmasına izin verdim.I let Tom win.
Tom'un yarışı kazanmasını umuyordum.I expected Tom to win the race.
Onların bir tane kazanmasına izin ver.Let them win one.
Onun kazanmasını istiyorum.I want her to win.
Ülkemin kazanmasını istiyorum.I want my country to win.
Ben Nino'nun kazanmasını istiyorum.I want Nino to win.
Kimin kazanmasını istiyorsun?Who do you want to win?
Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.There's no way Tom will win the race.
Tom'un yarışı kazanmasına hepimiz şaşırdık.We were all surprised that Tom won the race.
Kriz zamanında para kazanmasını bilen kimse var mı?Does anyone know how to make money in a time of crisis?
Tom'un kazanmasına izin verdiğine inanamıyorum.I can't believe you let Tom win.
Onların seçimi kazanmasını istiyorum.I want them to win the election.
Onun seçimi kazanmasını istiyorum.I want him to win the election.
Onun kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let him win.
Sen onun kazanmasına izin veremezsin.You can't let him win.
Onun kazanmasına izin veremezsin.You can't let her win.
Hiç kimse onların kazanmasını beklemiyordu.No one expected them to win.
Hiç kimse onun kazanmasını ummuyordu.No one expected him to win.
Hiç kimse onun kazanmasını beklemiyordu.No one expected her to win.
Hiç kimse Tom'un kazanmasını beklemiyordu.No one expected Tom to win.
Biz bunun kazanmasına ihtiyaç duyduk.We needed this win.
Onların kazanmasına izin vermeyin.Don't let them win.
Onun kazanmasına izin vermeliydim ama çok iyi kartlarım vardı.I should have let her win but I had too good cards.
Tom'un kazanmasının yolu yok.There's no way Tom'll win.
Takımımızın kazanmasını istiyorum.I want our team to win.
Tom'un kazanmasını bekliyorum.I'm expecting Tom to win.
Sadece Tom'un kazanmasını istemiyorum.I just don't want Tom to win.
Tom'un kazanmasını bekledim.I expected Tom to win.
Az sayıda insan Tom'un kazanmasını umuyordu.Few people expected Tom to win.
Az sayıda insan onun kazanmasını umuyordu.Few people expected him to win.
Takımımın kazanmasına yardımcı olabilmeyi istiyorum.I want to be able to help my team win.
Ben sadece takımın kazanmasına yardımcı olmak istiyorum.I only want to help the team win.
Tom, Mary'nin GED'ini kazanmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary earn her GED.
Tom'un kazanmasının bir yolu var.There is a way Tom can win.
Tom'un tekrar kazanmasını görebiliriz.We may see Tom win again.
Tom'un kazanmasına yardımcı oldum.I helped Tom win.
Tom Mary'nin ödül kazanmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary won the prize.
Tom, Mary'nin yarış kazanmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary won the race.
Seçimi kazanmasının hiçbir yolu yok.There's no way he's going to win the election.
Kimin kazanmasını bekliyordunuz?Who did you expect to win?
Tom, takımının kazanmasını umuyor.Tom hopes that his team wins.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin vermeli.Tom should let Mary win.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin verdiğini itiraf etti.Tom admitted that he let Mary win.
Tom, onun kazanmasını istemediğimizi biliyor muydu?Did Tom know we didn't want him to win?