kazanması ile cümle
kazanması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
İşçilerin daha fazla para kazanmasını mı istiyorsun?Are you in favor of the workers getting more money?
İşçilerin daha fazla para kazanmasının lehinde misin?Are you in favor of the workers getting more money?
Nancy Bob'un yarışmada birincilik ödülünü kazanmasına şaşırdı.Nancy was surprised that Bob won the first prize in the contest.
Eğer varsa, Tom'un seçimi kazanmasına dair küçük bir ümit var.There is little, if any, hope that Tom will win the election.
Beyzbol takımının bir sonraki oyunu kazanması kesindir.The baseball team is certain to win the next game.
Onun oyunu kazanmasını istiyoruz.We'd like him to win the game.
Onun kötü bacağı yarışı kazanmasını engelledi.His bad leg prevented him from winning the race.
Onun yarışmayı kazanması gerektiği doğaldı.It was natural that he should win the contest.
Oyunu kazanması tamamen şanstı.It was pure chance that he won the game.
Onun seçimi kazanması için herhangi bir olasılık var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Onun seçimi kazanması için herhangi bir ihtimal var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Şampiyonluğu kazanması muhtemeldir.He is likely to win the championship.
Onun bu oyunu kazanması muhtemeldir.He is likely to win this game.
Onun kazanmasını istiyordu.I wanted her to win.
Onun kazanmasını istiyordum.I wanted her to win.
Tonlama herkesin bildiği gibi yabancı dilin kazanması zor bir parçasıdır.Intonation is a notoriously difficult part of a foreign language to acquire.
Onlar İngilizlerin kazanmasını umuyorlardı.They expected the British to win.
Seçimi kazanması için hiçbir şansının olmadığını sezinlediler.They felt he had no chance to win the election.
Grant'ın çok para kazanması asla mümkün olmamıştı.Grant had never been able to make much money.
Çoğu kişi John Adams'ın kazanmasını umuyordu.Most people expected John Adams to win.
Takımımızın kazanması pek olası değil.It's unlikely that our team will win.
Tom Mary'nin kazanmasını istedi.Tom wanted Mary to win.
Tom Mary'nin yarışı kazanması hakkındaki övünmelerinden bıkıyordu.Tom was getting tired of hearing Mary bragging about winning the race.
Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to earn enough money to support his large family.
Ken'in takımının kazanması muhtemeldir.Ken's team is likely to win.
Onların kazanmasını istiyordum.I wanted them to win.
Tom'un vakit kazanması gerekiyor.Tom needs to buy time.
Tom'un kazanmasına izin veremezsin.You can't let Tom win.
Tom'un kazanmasını istiyorum.I want Tom to win.
Tom'un kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let Tom win.
Tom'un seçimi kazanmasını istiyorum.I want Tom to win the election.
Tom'un kazanmasına izin verdim.I let Tom win.
Tom'un kazanması durumunda ne olacağı konusunda endişeliyim.I'm worried about what'll happen if Tom wins.
Tom'un yarışı kazanmasını umuyordum.I expected Tom to win the race.
Onların bir tane kazanmasına izin ver.Let them win one.
Tom'un gücünü yeniden kazanması gerekiyor.Tom needs to regain his strength.
Onun kazanmasını istiyorum.I want her to win.
Ülkemin kazanmasını istiyorum.I want my country to win.
Ben Nino'nun kazanmasını istiyorum.I want Nino to win.
Kimin kazanmasını istiyorsun?Who do you want to win?
Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.There's no way Tom will win the race.
Tom'un yarışı kazanmasına hepimiz şaşırdık.We were all surprised that Tom won the race.
Kriz zamanında para kazanmasını bilen kimse var mı?Does anyone know how to make money in a time of crisis?
Tom'un kazanmasına izin verdiğine inanamıyorum.I can't believe you let Tom win.
Onların seçimi kazanmasını istiyorum.I want them to win the election.
Onun seçimi kazanmasını istiyorum.I want him to win the election.
Onun kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let him win.
Sen onun kazanmasına izin veremezsin.You can't let him win.
Onun kazanmasına izin veremezsin.You can't let her win.
Hiç kimse onların kazanmasını beklemiyordu.No one expected them to win.
Hiç kimse onun kazanmasını ummuyordu.No one expected him to win.
Hiç kimse onun kazanmasını beklemiyordu.No one expected her to win.
Hiç kimse Tom'un kazanmasını beklemiyordu.No one expected Tom to win.
Onların kazanması bekleniyordu.They expected to win.
Tom'un bu yarışı kazanması gerekir, sanırım.Tom should win this race, I think.
Biz bunun kazanmasına ihtiyaç duyduk.We needed this win.
Tom'un kazanması gerekiyor.Tom needs to win.
Onların kazanmasına izin vermeyin.Don't let them win.
Bizim takımın kazanması ya da kaybetmesi umurumda değil.I do not care if our team wins or loses.
Bizim takımın kazanması ya da kazanmaması umurumda değil.I don't care if our team wins or not.