kazanmanın ile cümle
kazanmanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kazanmanın bir dış şansı vardır.There's an outside chance of winning.
Piyango kazanmak, para kazanmanın kolay bir yoludur.Winning a lottery is an easy way of making money.
Kazanmanın yolu yok.There's no way to win.
Ranzalar, alandan kazanmanın bir yoludur.Bunk beds are a way to save space.
Çok para kazanmanın bir yolunu bulmalıyım.I must find a way to earn a lot of money.
Kazanmanın bir yolunu bulmak zorundayız.We've got to find a way to win.
Sadece kazanmanın bir yolunu bulduk.We just found a way to win.
Kazanmanın bir yolunu bulduk.We found a way to win.
Fadıl para kazanmanın başka bir yolunu buldu.Fadil found another way to make money.
Tom para kazanmanın başka bir yolunu bulması gerektiğini söyledi.Tom said he needs to find another way to make money.
Sami biraz fazla para kazanmanın bir yolunu buldu.Sami found a way to make a little extra money.
Sami para kazanmanın başka bir yolunu buldu.Sami found another way to make money.
Tom para kazanmanın kolay bir yolunu buldu.Tom has found an easy way to make money.
Tom para kazanmanın başka bir yolunu buldu.Tom has found another way to make money.
Kazanmanın üç yolu var.There are three ways to win.
Böylece kariyerinde ikinci kez bu kupayı kazanmanın sevincini yaşadı.It was the second time in her career to win the cup.
Altın kazanmanın diğer bir yolu ise hayvan satın almaktır.Another way to make merit at this time is to set animals free.
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.In a tables match, the only way to win is to put your opponent through a table.
"Kaynak", kendini bilmenin ve farkındalık kazanmanın peşindedir.So you could say that we, in our physical bodies, are an experience of Source and so,
Hiçbir anlamı yok" derdim. Daha fazla parayı daha hızlı kazanmanın bir yolunu bulun.That doesn't make any sense." You just figure out a way to make more money faster.
Bir dahaki sefere bir oyunu kesin kazanmanın yolunu ararken, hatırlayın:So, next time you're looking for a win in League, just remember:
Bu Neiman Marcus mağazasında raf payı kazanmanın hikayesi değil.This is not the story of how you get shelf space at Neiman Marcus.
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu.like "How to Win Friends and Influence People."
Bir savaşı kazanmanın iki yolu vardır.There are two ways to win a battle.
Çete açısından para kazanmanın bir yolu yoktu.The gang had no way to make money.
Az kazanmanın zararı olmaz !It's okay if you earn less.
Yarışmanın ve kazanmanın uluslararası bir insanlık değeri olduğunu ortaya koyuyor.It turns out that competition and winning is a universal human value.
Çok para kazanmanın tek yolu o ringe çıkmakWe have no other way, it's a lot of money
Kazanmanın tek yolu kendini tamamen daha fazlasını edinmeye adamaktı.I came to understanding that the only way to win is to make a total commitment to acquisition.
XP kazanmanın tek yolu daha fazla bina inşa etmek veya mevcut binaları yükseltmektir.The only way to gain XP is to build more or upgrade existing buildings.
Bana göre, hayvan işimi yapmamı sağlayan para kazanmanın bir yolu, başka bir şey değil.[1]To me it's simply a way to make money which enables me to do my animal work, nothing more.[17]
Çoğu akademik unvanlarda diploma (veya diplom) kazanmanın en yaygın yoludur.La plupart des cursus sont proposés en apprentissage et en formation continue (diplômante ou du certifiante).
Kazanmanın üç yolu var.Hay tres formas de ganar.
Çünkü bahis oynayıp daha çok para kazanmanın peşindedir.Salgo a jugar solo cuando necesito algo de dinero.
İspanya, ilk kez Dünya Kupası'nı kazanmanın sevincini yaşadı.España gana Miss Mundo por primera vez.
Çoğu akademik unvanlarda diploma (veya diplom) kazanmanın en yaygın yoludur.Hace mucho tiempo que el grado académico más común de las Fachhochschulen fue el Diplom.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Не бояться врага, а искать и уничтожать его.
İspanya, ilk kez Dünya Kupası'nı kazanmanın sevincini yaşadı.Nu satsades emellertid stort på att landet skulle vinna VM för första gången.
Günümüzde yeni müşteri kazanmanın maliyeti, eldeki müşteriyi tutmaktan daha maliyetlidir.U skoro všech obchodních situací je dražší získat nové zákazníky, než si udržet stávající.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Datoria unui amiral nu este să atragă înfrângerea ci să câștige victoria.
Çoğu akademik unvanlarda diploma (veya diplom) kazanmanın en yaygın yoludur.Pohjakoulutuksena on ylempi korkeakoulututkinto, useimmiten diplomi-insinöörin tutkinto.
Fakat savaşı kazanmanın yolu konusunda açık bir görüş olmadığı anlaşılmaktadır.Γνωρίζει όμως ότι δεν έχει καμιά ελπίδα νίκης.
Bir Amerikan futbolu maçında skor kazanmanın birden fazla yolu bulunmaktadır.I amerikansk fodbold er der flere måder at score på.
Bu nedenle, oyundaki pek çok özellik kullanılamadığı gibi, henüz oyunu kazanmanın bir yolu da yoktur.Som i de fleste andre økonomiske simulasjoner er det ingen måte å vinne eller tape spillet på.
Günümüzde yeni müşteri kazanmanın maliyeti, eldeki müşteriyi tutmaktan daha maliyetlidir.Disse koster i dag mer enn hele bilen er verd.
Üstelik bu parayı kazanmanın bir hilesi de yoktur.そしてあなたはそのように金を賭ける権利は無い。
Çünkü bahis oynayıp daha çok para kazanmanın peşindedir.色々な人と賭博をし、その勝ち金で生活している。
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.相手をTバック状態にしてテーブルクラッシュさせた方の勝ち。
Çoğu akademik unvanlarda diploma (veya diplom) kazanmanın en yaygın yoludur.大学院で設定されている科目の科目等履修生となる場合は、最低でも大学卒業(学士の学位を有すること)が、志願要件とされる場合が多い。
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.在桌子戰當中,獲勝的唯一途徑是將你的對手爆桌。
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.В мача с маси, единственият начин да спечелиш е да счупиш маса с опонента.
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu."Come farsi degli amici e influenzare le persone".
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu."Hoe maak ik vrienden en beïnvloed ik mensen".
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu."Hogyan szerezzünk barátokat és befolyásoljuk az embereket."
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu."Hur man Vinner Vänner och Påverkar Folk."
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu."Jak zdobyć przyjaciół i wpływać na ludzi".
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu."Jak získávat přátele a působit na lidi."
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu.제목을 달기 시작했습니다.
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu."Miten saan ystäviä, menesystä, vaikutusvaltaa".
"Arkadaş Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolları" gibi adları oldu."Wie man Freunde gewinnt: Die Kunst, beliebt und einflussreich zu werden".