Savaşı kazanıp kazanmamamız çok önem arz edecek.It will be very important whether we win the battle or not.
Oyunu kazanıp kazanmamamız önemli değil.It is not important whether we win the game or not.
Kazanıp kazanmamanın bir önemi yok.It doesn't matter whether you win or not.
Kazanıp kazanmaman bir şey fark etmiyor.It doesn't matter whether you win or not.
Çok fazla para kazanmamalıyız.We should not make too much money.
Tom yarışı kazanmamalıydı.Tom shouldn't have won the race.
Tom'un kazanmama izin vereceğini söyledin.You said Tom would let me win.
Tom yarışı kazanmamasına rağmen, çok hayal kırıklığına uğramış görünmüyor.Even though Tom didn't win the race, he doesn't seem too disappointed.
Tom yarışı kazanmamasına rağmen Mary'ye yarışı kazandığını söyledi.Tom told Mary that he won the race, even though he didn't.
Tom'un yarışı kazanmamasına hepimiz şaşırdık.We were all surprised that Tom didn't win the race.
Kazanmama izin veriyorsun, değil mi?You've been letting me win, haven't you?
Kazanmama izin vermedin, değil mi?You didn't let me win, did you?
Bizim takımın kazanması ya da kazanmaması umurumda değil.I don't care if our team wins or not.
Ben kazanmamaktan nefret ederim.I hate not winning.
Tom asla kazanmama izin vermez.Tom would never just let me win.
Tom kazanmamalıydı, ama kazandı.Tom wasn't supposed to win, but he did.
Tom'un kazanmama izin vereceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will let me win?
Tom kazanmamai asla izin vermedi.Tom has never let me win.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.But just in case, I plan to work extra hard to not win an Oscar anytime soon.
Arjantin Yol Grand Prix'sini kazanmamasına rağmen, Fangio yolun çoğunu sürdü ve 5. oldu.Despite not winning the Argentine Road Grand Prix, Fangio drove most of the way and finished 5th.
Bu nedenle, seyircilerin kalblerini kazanmama imkâni bulunmamaktadır.Me entristece que los aficionados no puedan ver nuestros esfuerzos.
Bu nedenle, seyircilerin kalblerini kazanmama imkâni bulunmamaktadır.Z toho důvodu je očekávající, že pro diváky nebude přístup do zákulisí možný.
Bu nedenle, seyircilerin kalblerini kazanmama imkâni bulunmamaktadır.観客を感動させるという目的だけでやってはいけない。
Bu nedenle, seyircilerin kalblerini kazanmama imkâni bulunmamaktadır.때문에 관객들에게 인기를 얻지 못해서 실패를 하였다.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Ale pro jistotu raději plánuji pracovat extra tvrdě na tom, abych jen tak brzy nevyhrála Oscara.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Dar, pentru orice eventualitate plănuiesc să mă străduiesc din greu să nu câştig un Oscar prea curând.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.De a biztonság kedvéért, azt tervezem, hogy nagyon keményen fogok dolgozni, hogy ne nyerjek sose Oszkár díjat.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.그래도 혹시 모르니까, 저는 오스카상을 타지 않기 위해 노력하고 있어요.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Maar voor alle zekerheid, ben ik van plan om extra hard te werken om binnenkort geen Oscar te winnen.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Mais au cas où, je prévois de travailler très dur pour ne pas gagner d'Oscar.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Mas, mesmo assim, tenciono trabalhar muito para não ganhar um Óscar.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Namun untuk berjaga-jaga saya harus bekerja keras untuk tidak memenangi piala Oscar.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Nhưng chỉ khi, tôi lên kế hoạch làm việc chăm chỉ hơn để không đạt giải Oscar bất cứ khi nào.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Nur zur Sicherheit werde ich mir extra viel Mühe geben, in nächster Zeit keinen Oscar zu gewinnen.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Però per ogni eventualità mi sforzerò di più per non vincere un Oscar prossimamente.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Pero, por si acaso, pienso trabajar muy duro para no ganar un Óscar en un futuro cercano.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Αλλά για να έχω το κεφάλι μου ήσυχο σκοπεύω να δουλέψω πολύ σκληρά για να μην κερδίσω το Όσκαρ σύντομα.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Але про всяк випадок, я збираюся працювати ще більше, щоб, не дай Боже, не виграти Оскара.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Но за всеки случай планирам да работя извънредно по въпроса, да не печеля Оскар в скоро време.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.Но просто на всякий случай, я планирую сделать всё, чтобы не выиграть Оскар в ближайшее время.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.אבל לכל מקרה, אני מתכננת לעבוד קשה במיוחד כדי לא לזכות באוסקר בעתיד הקרוב.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.لكن في حالة انني خططت لان اعمل بجهد اضافي لكي لا احصل على جائزة الاوكار قريباً
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.オスカーだけは受賞しないように 私は一層の努力をすることを誓いました 良好な関係を築くために
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.但系以防萬一, 我會更加努力 儘量唔喺不久攞奧斯卡