Tom henüz bir şey kazanmadı.Tom hasn't won anything yet.
Tom'un kesinlikle kazanma şansı yok.Tom has absolutely no chance of winning.
Tom çok para kazanmadı.Tom didn't make much money.
Tom'un kazanmasının yolu yok.There's no way Tom'll win.
Kesinlikle Tom'un yarışı kazanma şansı yok.There's absolutely no chance that Tom will win the race.
O tartışmayı kazanmak zorundasın.You gotta win that debate!
Tom saatte otuz dolar kazanmaktadır.Tom earns thirty dollars an hour.
Tom şey kazanmadı.Tom hasn't won anything.
Biz kazanmak zorundayız.We've got to win.
Her oyunu kazanmaya çalışalım.Let's try to win every game.
Ben kazanmaya alıştım.I've gotten used to winning.
Ben ebeveynlerimden daha fazla para kazanmak istiyorum.I want to make more money than my parents.
Kazanmamıza yardım ettiğin için sana teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for helping us win.
Bu oyunu kazanmak istiyorum.I want to win this game.
Takımımızın kazanmasını istiyorum.I want our team to win.
Biraz para kazanmak istedim, bu yüzden haftada üç gün yarı zamanlı çalıştım.I wanted to earn some money, so I worked part time three days a week.
Kazanmaya başlayıncaya kadar o oyunu sevmedim.I didn't like that game until I started to win.
Tom'un kazanmasını bekliyorum.I'm expecting Tom to win.
Sadece Tom'un kazanmasını istemiyorum.I just don't want Tom to win.
Bugünkü yarışı kazanmayı umuyorum.I expect to win today's race.
Bu yarışı kazanmak zorundayım.I've got to win this race.
Tom'un kazanmasını bekledim.I expected Tom to win.
Kazanmak için ne gerektiğini biliyorum.I know what it takes to win.
Ben sadece Tom'un kazanmayacağını umuyorum.I just hope Tom doesn't win.
Kazanmayı umuyorum.I'm hoping to win.
Ben kazanmamaktan nefret ederim.I hate not winning.
Tom Mary'yi geri kazanmaya çalıştı.Tom tried to win Mary back.
Tom kazanmak için her şeyi yapardı.Tom would do anything to win.
Sana saygı duymamı istiyorsan, onu kazanmak zorunda kalacaksın.If you want my respect, you'll have to earn it.
İyi bir kazanma şansımın olduğunu düşünüyorum.I think I have a good chance of winning.
Tom dördüncü sırada yer aldı ve bir madalya kazanmadı.Tom placed fourth and did not win a medal.
Para kazanmakla ilgili problemim yok.I have no problem making money.
Para kazanmak benim için sıkıntı değil.I have no problem making money.
Kazanmak harika.It's great to win.
Tom'un kazanma nedeni budur.That's why Tom won.
Biz oyunu kazanmadık.We didn't win the game.
Biz maçı kazanmadık.We didn't win the game.
Tom'un bizim kazanmamıza yardım edebileceğini düşünüyoruz.We think Tom can help us win.
Kazanmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to win.
Tom büyük olasılıkla kazanmayacak.Tom isn't very likely to win.
Tom'un kazanması bekleniyor.Tom is expected to win.
Biz yalnızca kazanmak istiyoruz.We just want to win.
Biz kazanmaya çalışıyoruz.We're trying to win.
Tom'un hala kazanmak için bir şansı var.Tom still has a chance to win.
Tom dün gece kazanmalıydı.Tom should've won last night.
Biz kazanmak için buradayız.We're here to win.
Tom bir sürü para kazanmak istedi.Tom wanted to make a lot of money.
Biz sadece kazanmayı sürdürmek zorundayız.We just have to keep winning.
Biz sadece kazanmayı sürdürmek istiyoruz.We just want to keep winning.
Tom asla kazanmama izin vermez.Tom would never just let me win.
Tom daha fazla para kazanmak istedi.Tom wanted to make more money.
Biz tekrar kazanmaya çalışacağız.We're going to try to win again.
Tom'un yarışı kazanma şansı yok.Tom has no chance of winning the race.
Tom'un bir kazanma şansı olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom has any chance of winning?
Az sayıda insan Tom'un kazanmasını umuyordu.Few people expected Tom to win.
Az sayıda insan onun kazanmasını umuyordu.Few people expected him to win.
Bizim hiç kazanma şansımız yok.We don't have any chance of winning.
Bazı maçları kazanmaya başlamamız gerekiyor.We need to start winning some games.
Kazanmayı beklemiyordum.I wasn't expecting to win.
Sadece kazanmak istiyorum, hepsi bu.I just want to win, that's all.