Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Trebuie asumate riscuri și cei care câștigă lupta sunt persoane reale.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Tylko prawdziwi ludzie mogą obalić system.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Vannak vállalandó kockázatok és eleven, élő emberek, akik majd megnyerik a harcot.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Πρέπει να παρθούν ρίσκα και είναι ζωντανοί άνθρωποι αυτοί που κερδίζουν τη μάχη.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Има рискове, които трябва да бъдат поети и има хора, които печелят борбата.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Нужно готовиться к рискам, и выходить на улицы.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.У боротьбі перемагають живі люди.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.צריך לקחת סיכונים ובני-אדם חיים ונושמים הם שמנצחים במאבק.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.هناك مخاطر يجب مواجهتها و يوجد بشر أحياء بيننا ينتصرون في كفاحهم.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.そうして勝利を収めている人間がいるのです アラブ世界の将来については皆が知りたがっています
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.질수는 없으니까, 여러분은 다시 테디의 남쪽 10걸음 정도 위치로 옮겨서 다시 남쪽 손님을 다 얻게 되는거죠.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Ca să nu fi depăşit, te muţi 10 paşi la sud de Teddy, să-ţi recâştigi clienţii.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Không chịu thua, bạn dời xe 10 bước phía nam Teddy để đoạt lại khách hàng
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Para não ficares atrás, mudas-te 10 passos para sul de Teddy, para recuperar os teus clientes.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Para no ser menos, te mueves 10 pasos al sur de Teddy para recuperar a esos clientes.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Per non essere da meno, vi spostate di 10 passi a sud di Teddy per riconquistare consumatori.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Pour ne pas être en reste, vous vous déplacez de 10 pas au sud de Teddy pour retrouver vos clients.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Um Kunden zurückzugewinnen, gehst du 10 Schritte weiter nach Süden als er.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Żeby nie być gorszym, przesuwasz się 10 kroków na południe od Teddiego, aby odzyskać klientów.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Για να μην χάσετε, πάτε 10 βήματα νότια από τον Τέντυ για να ξαναπάρετε τους πελάτες σας.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.Чтобы не отстать и вернуть ваших клиентов, вы перемещаетесь на 10 шагов к югу от Тедди.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.כדי שלא ינצח אתכם, אתם זזים 10 צעדים דרומית לטדי כדי לזכות בלקוחות שלכם.
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.لكي لا يتم عزلك قمت أنت بالتحرك 10 خطوات جنوب عربة تيدي لإستعادة زبائنك
Altta kalmayarak, müşteri kazanmak için Teddy'den 10 adım güneye gidersiniz.お昼の休憩中に テッド君が 君のさらに10歩南に行ったので
Ama benim dayanıp hala kira için çalışıp kazanmam gerekiyor, ha?Aber ich soll es aushalten?
Ama benim dayanıp hala kira için çalışıp kazanmam gerekiyor, ha?Ale ja musze dalej zarabiać na czynsz co?
Ama benim dayanıp hala kira için çalışıp kazanmam gerekiyor, ha?Ale na nájem mám vydělávat, co?
Ama benim dayanıp hala kira için çalışıp kazanmam gerekiyor, ha?-Men jag skulle skaffa hyrespengar! Gråt
Ama benim dayanıp hala kira için çalışıp kazanmam gerekiyor, ha?Sono io che devo guadagnare i soldi per l'affitto, no?
Ama benim dayanıp hala kira için çalışıp kazanmam gerekiyor, ha?¿Y yo tengo que soportarlo? ¡Me dejaste preñada!
Ama benim dayanıp hala kira için çalışıp kazanmam gerekiyor, ha?Ενώ εγώ αντέχω για να πληρώνω το νοίκι, έτσι νομίζεις;
Ama bu örneğin devamı için, biraz vakit kazanmak için 10 yazmayacağım.하지만 이후부터는 10을 적지 않겠습니다. 시간을 약간은 벌 수 있을 테니깐요.
Ama bu örneğin devamı için, biraz vakit kazanmak için 10 yazmayacağım.Ale pro zbytek tohoto příkladu, psaní 10 přeskočím jenom kvůli úspoře času
Ama bu örneğin devamı için, biraz vakit kazanmak için 10 yazmayacağım.Ale przez resztę tego przykładu, pominą zapisywanie 10. Zaoszczędzi nam to trochę czasu.
Ama bu örneğin devamı için, biraz vakit kazanmak için 10 yazmayacağım.Ma per il resto di questo esempio, eviterò di scrivere 10 solo per risparmiare un po" di tempo.
Ama bu örneğin devamı için, biraz vakit kazanmak için 10 yazmayacağım.Но запомнете, че това означава само и единствено логаритъм при основа 10.
Ama bu örneğin devamı için, biraz vakit kazanmak için 10 yazmayacağım.لكن بالنسبة لباقي هذا المثال، سأمتنع عن كتابة 10 لأن هذا يوفر بعض الوقت
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Aber das Wichtigste daran ist, meine Kinder lernten zu nehmen und zu geben.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.De ami még fontosabb, a diákjaim megtanultak kapni, és megtanultak adni.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Dzieci nie tylko nauczyły się brać, ale przede wszystkim dawać.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.In najpomembneje, otroci so se naučili prejemati, naučili so se dajati.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Ještě důležitější je, že se moje děti naučili kromě přijímání také dávat.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.하지만 더 중요한것은 학생들이 수확하는 방법과, 나눠주는 방법을 배웠다는 것입니다.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Maar belangrijker dan dat mijn jongeren leerden te krijgen, is dat ze leerden te geven.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Mai important decât că au învăţat să primească, e că au învăţat să dea.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Mais le plus important est que mes élèves ont appris à obtenir, ils ont appris à donner.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Mas o mais importante é que os meus miúdos aprenderam a conseguir e aprenderam a dar.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Ma soprattutto i miei ragazzi hanno imparato a ricevere, hanno imparato a donare.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Nhưng quan trọng hơn hết là bọn trẻ đã học được cách lấy, và cho đi.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Pero lo más importante es que mis niños aprendieron a recibir y aprendieron a dar.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Tapi yang terpenting bagi murid-murid saya adalah, mereka belajar untuk memberi.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Αλλά πάνω απ' όλα τα παιδιά μου έμαθαν να παίρνουν, έμαθαν να δίνουν.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Но более важно не только то, что мои ребята научились получать, они научились отдавать.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Но по-важноте е че, моите деца се научиха да получават, да дават.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.אבל חשוב יותר, הילדים שלי למדו לקבל, והם למדו לתת.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.لكن الأهم هو أن طلّابي تعلّموا الأخذ وتعلّموا العطاء.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.与えることを学んだこと ファーマーズ・マーケットで得たお金で
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.De értem, mire céloz: arra, hogy lehet más haszna is a lottózásnak a nyereményen kívül.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Každopádně chápu váš argument, že může být nějaký jiný užitek z nákupu losu než výhra v loterii.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Každopádne rozumiem vášmu argumentu, že môže existovať nejaký iný úžitok z kúpy žrebu, okrem výhry v lotérii.