Ana içeriğe geç
Sözlük

kazanma ile cümle

kazanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sadece para kazanma hakkında düşünür.Tom only thinks about making money.
Tom'un hakkında düşündüğü bütün şey para kazanmaktır.All Tom thinks about is making money.
Bir bilgisayar alabilmem için biraz para kazanmak zorundayım.I have to earn some money so that I can afford a computer.
O, çok para kazanmadığım için benden ayrıldı.She broke up with me because I don't make a lot of money.
Onların bir tane kazanmasına izin ver.Let them win one.
Kazanmamın imkansız olacağını biliyordum.I knew it would be impossible for me to win.
Kazanma şansımız yok.We have no chance of winning.
Tom ödülü kazanmadı.Tom didn't win the prize.
Tom yarışı kazanmak için hiç şansı olmadığını hissetti.Tom felt he had no chance to win the race.
Tom'un gücünü yeniden kazanması gerekiyor.Tom needs to regain his strength.
Tom dengesini yeniden kazanmaya çalıştı.Tom tried to regain his balance.
Tom kazanmak için ne gerekiyorsa yapacak.Tom will do whatever it takes to win.
Onların kazanmalarını beklemiyorum.I don't expect them to win.
Tom bir kazanma fırsatı olduğunu düşünmüyor gibi görünüyor.It looks like Tom doesn't think he has a chance to win.
Tom bir kazanma şansı yok gibi görünüyor.It looks like Tom doesn't have any chance of winning.
Tom'un bir kazanma şansı yok.Tom doesn't have any chance of winning.
Tom henüz bilinci yeniden kazanmadı.Tom hasn't regained consciousness yet.
Tom birincilik ödülü kazanmayı umuyordu.Tom was hoping to win the first prize.
Onun kazanmasını istiyorum.I want her to win.
Ülkemin kazanmasını istiyorum.I want my country to win.
Para kazanmak için kolay bir yol.It's an easy way to make money.
Biraz ekstra para kazanmak ister misin?Would you like to earn some extra money?
Gerçekten biraz para kazanmak istiyor musun?Do you really want to make some money?
Gerçekten çok para kazanmak istiyorsan nasıl kazanacağını sana söyleyebilirim.If you really want to make a lot of money, I can tell you how.
Para kazanmak için paraya ihtiyacın var.You need money to make money.
Tom yeniden formunu kazanmaya çalışıyor.Tom is trying to get back into shape.
Ödülü kazanmak istedim ama başaramadım.I wanted to win the prize, but failed.
Tom Mary'nin kalbini kazanmaya çalıştı.Tom tried to win Mary's heart.
Onun gözde takımı yarışmaların çoğunu kazanmaz.His favourite team doesn't win a lot of competitions.
Biraz zaman kazanmak zorundayız.We've got to buy some time.
Biz sadece biraz zaman kazanmaya çalışıyoruz.We're just trying to buy some time.
Biraz zaman kazanmamız gerekiyor.We need to buy some time.
Kendimiz daha çok zaman kazanmalıyız.We need to buy ourselves more time.
Burada biraz zaman kazanmalıyız.We need to buy a little time here.
Tom zaman kazanmak zorunda olduğunu biliyor.Tom knows he has to buy time.
Sadece biraz zaman kazanmaya çalışıyorum.I'm just trying to buy some time.
Sadece biraz zaman kazanmam gerekiyordu.I just needed to buy some time.
Yeni bir gitar almak için yeterli para kazanmaya çalışıyorum.I'm trying to get enough money to buy a new guitar.
Tom yarışı kazanmadı, mükemmel rekorunu mahvetti.Tom didn't win the race, ruining his perfect record.
Her savaşı kazanmak mümkündür, ancak yine de savaşı kaybedersiniz.It's possible to win every battle, but still lose the war.
Sence onun kazanma şansı var mı?Do you think she has a chance of winning?
Tom yarışı kazanmamalıydı.Tom shouldn't have won the race.
Henüz bir şey kazanmadık.We haven't won anything yet.
Kazanmaya çok yaklaştık.We came so close to winning.
Bu maçı kazanmak için her şeyi deneyeceğiz.We will try everything to win this game.
Her tartışmayı kazanmak zorunda değilsin. Aynı fikirde olmaya razıyım.You don't have to win every argument. Agree to disagree.
Tom'un kazanmama izin vereceğini söyledin.You said Tom would let me win.
Kazanman imkânsız.You can't possibly win.
Kazanmak istiyor musun yoksa istemiyor musun?Do you want to win or don't you?
Kazanmam gerekiyor.I need to win.
Ne kazanmayı umuyordun?What did you hope to gain?
Ne kazanmayı umuyorsun?What do you hope to gain?
Kazanmak için şansımız olduğunu hâlâ düşünüyor musun?Do you still think we have a chance to win?
Kazanıp kazanmadığı Tom'un umurunda değildi.Tom didn't care if he won or not.
Tom tartışmayı kazanmayacağını biliyordu.Tom knew he wasn't going to win the argument.
Tom tartışmayı kazanmayacağını görebilir.Tom could see he wasn't going to win the argument.
Tom kazanmayacağını biliyor.Tom knows he's not going to win.
Ben Nino'nun kazanmasını istiyorum.I want Nino to win.
Kimin kazanmasını istiyorsun?Who do you want to win?
Tom'un kazanıp kazanmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will win.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod