kazandık ile cümle

kazandık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.그러면 모든 사람들이 "네, 복권에 당첨됐어요"라고 하겠죠
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.Mereka semua mengatakan," Ya, kita pernah menang undian."
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.Rekli bodo, da so zadeli glavni dobitek.
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.Și toți îți vor spune: "Da, am câștigat."
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.Todos van a decir: "Sí, ganamos la lotería".
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.Và ai cũng sẽ nói rằng, "Phải, chúng tôi thắng xổ số."
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.Vi risponderà: "Sì, ho vinto alla lotteria."
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.Všichni vám řeknou: "Ano, vyhráli jsme v loterii."
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.Wszyscy odpowiedzą oczywiście: "Tak, wygraliśmy na loterii".
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.И всички те ще ти кажат: "Да, спечелих."
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.И они ответят: "Да, мы выиграли".
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.והם כולם יענו,"כן, זכינו בפיס."
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.ويجبونك قائلين, "بالطبع لقد فعلناها."
Ve hepsi "Evet, büyük ikramiyeyi kazandık." diyorlar.すると宝くじ当選の確率は
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""A závěrem: něco vyhrajete, něco ne."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""A záver, raz vyhráš, raz prehráš."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Dan kesimpulannya, ada menangnya, ada kalahnya."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""E alla fine... a volte si vince, a volte si perde."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""En conclusión: a veces se gana, a veces se pierde".
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Et donc, un coup on gagne, un coup on perd."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik." (Gülüşmeler)"Και στο κάτω-κάτω, κάτι κερδίζεις και κάτι χάνεις" (Γέλια)
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""결론적으로 될 때도 있고 안 될 때도 있는거지."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Koniec końców, trochę zyskujesz, trochę tracisz."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Si in concluzie, nu poti castiga tot timpul."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Tóm lại, hên xui!."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Überhaupt: mal gewinnt man, mal verliert man."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Uiteindelijk, soms lukt het, soms niet."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Végül is, egyszer így, egyszer úgy."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""Yhteenvetona: joskus voitetaan, joskus ei."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""И в заключение, печелиш нещо, губиш друго."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""И в конце концов, что-то выиграй, что-то проиграй."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""ובסך הכול, מרוויחים פה, מפסידים שם."
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik.""وفي الختام ، أحيانا تفوز، وأحيانا تخسر".
"Ve neticede hem kazandık hem kaybettik."(笑)
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.제가 저희 자랑을 하는지는 모르지만 2006년 한해에만 저희가 국제적인 상을 3회 수상 했는데,
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.2006年だけで 3つの国際的な賞を頂きました 国際新聞編集者協会からは
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.E non so se possa considerato un vanto, ma nel solo 2006, abbiamo vinto tre premi internazionali.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Ich weiß nicht, ob ich jetzt angeben, aber nur 2006, haben wir drei internationale Preise gewonnen.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Ik weet niet of ik nu opschep, maar alleen al in 2006 hebben we drie internationale prijzen gewonnen.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.In ne vem, ali bo tole zvenelo kot samohvala, ampak samo v letu 2006 smo dobili tri mednarodne nagrade.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nechtěla bych se teď chlubit, ale jenom v roce 2006 jsme získali tři mezinárodní ceny.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nem tudom, hogy most dicsekszem-e, de csak 2006-ban három nemzetközi díjat nyertünk.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nie wiem, czy się teraz nie przechwalam, ale w samym 2006 roku otrzymaliśmy trzy międzynarodowe nagrody.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Och jag vet inte om jag kommer skryta nu, men bara under 2006, vann vi tre internationella utmärkelser.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Și nu știu dacă mă voi lăuda acum, dar numai în anul 2006 am câștigat trei premii internaționale.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Y no sé si voy a pecar de soberbia pero solo en 2006 ganamos tres premios internacionales.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Και δεν ξέρω αν φαίνεται ότι κομπάζω αλλά μόνο το 2006, κερδίσαμε 3 διεθνή βραβεία.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.И не знам дали ще прозвучи като самохвалство сега, но през 2006 само, спечелихме три международни награди.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.ואני לא יודעת אם אני הולכת להתפאר עכשיו, אבל בשנת 2006 לבדה, אנחנו זכינו בשלושה פרסים בינלאומיים.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.ولم اكن أنوي التبجح بإنجازاتنا ولكن في عام 2006 وحده ربحنا 3 جوائز عالمية
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.E mettemmo le scope nell'ingresso e riarchitettammo la cosa e questo è quando registrammo il primo Grammy.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.És kitettük a seprűket a folyósóra és átalakítottuk, és itt vettük fel az első Grammynket.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.근데 걸레를 복도에 내놓고 방을 뜯어고쳤죠. 저기서 첫 그래미를 녹음했네요.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.We zetten het poetsgerei op de gang en re-engineerden het ding. Daar namen we de eerste Grammy op.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.Y pusimos los trapeadores en el pasillo y rediseñamos la cosa y ahí es donde grabamos el primer Grammy.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.Мы поставили швабры в коридор и перестроили её. Вот здесь мы и записали нашу первую премию Грэмми.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.Тях ги сложихме в коридора и пренаредихме стаята и тук е мястото където записахме първото Грами.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.שמנו את המטליות במסדרון וארגנו אותו מחדש ושם הקלטנו את הגראמי הראשון.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.ووضعنا الممسحات في الردهة و اعدنا هندسة المكان هذا هو المكان حيث سجلنا الغرامي الاولى.
Ve süpürgeleri hole koyduk ve burayı yeniden inşa ettik ve işte burada ilk Grammy ödülümüzü kazandık.そこでレコーディングしたものが 最初のグラミー賞を取ったんです これは新しい施設で 動画技術に関する場所です

İlgili Sayfalar