kazandık ile cümle
kazandık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Chúng tôi dành cơ hội xây công trình của Vương Quốc Anh.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Ganamos el concurso para construir el pabellón del R.U.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Ganhámos o concurso para construir o pavilhão do Reino Unido.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Jadi kami memenangkan kompetisi untuk membangun paviliun Inggris.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Nous avons gagné le concours du pavillon britannique.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Osvojili smo natečaj za postavitev britanskega pavilijona.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Szóval megnyertük a brit pavilon felépítésére kiírt versenyt.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Takže sme vyhrali konkurz na návrh pavilónu Veľkej Británie.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.We wonnen dus de wedstrijd voor het bouwen van het Brits paviljoen.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Więc wygraliśmy konkurs by zbudować pawilon Zjednoczonego Królestwa.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Wir haben also den Wettbewerb gewonnen, den britischen Pavillon zu bauen.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Λοιπόν, κερδίσαμε το διαγωνισμό να χτίσουμε το περίπτερο του Ηνωμένου Βασιλείου.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Итак, мы выиграли конкурс на строительство павильона Великобритании.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Така че ние спечелихме конкурса за изграждането на павилиона на
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.Таким чином, ми виграли конкурс на створення павільйону Великобританії .
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.אז זכינו בתחרות לייצירת הביתן של בריטניה.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.فزنا في مسابقة لبناء جناح المملكة المتحدة.
Böylece Birleşik Krallık fuar pavyonunu inşa etmek için yarışmayı kazandık.万博は本当に
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.Deze jongens runden een operatie genaamd I.M.U. een cybercrime-operatie waarmee ze miljoenen roofden.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.Ezek a pasasok egy I.M.U. nevű műveletet futattak, egy kiberbűnözési műveletet, ami millókat hozott nekik.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.He pyörittivät operaatiota nimeltä I.M.U., verkkorikollisoperaatiota, jonka avulla varastettiin miljoonia.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.이들은 I.M.U라는 사이버범죄 활동을 하면서 수백만 달러를 벌었습니다.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.Mereka menjalankan operasi dengan sebutan I.M.U. Operasi kejahatan dunia maya bernilai jutaan dollar.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.Na przestępczości komputerowej, operacji I.M.U., zarobili miliony.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.Tihle lidé mají na svědomí akci s názvem I.M.U., kriminální akce, díky které získali miliony.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.Tipii aceștia conduceau operațiunea I.M.U., o operațiune de crimă informatică prin care au furat milioane.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.Títo dvaja riadili operáciu zvanú I.M.U., kyberzločinná operácia, na ktorej zarobili milióny.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.Ці двоє здійснили операцію, названу I.M.U., злочинну операцію в мережі, завдяки якій вони заробили мільйони.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.הם הריצו מבצע שנקרא I.M.U, מבצע פשע באמצעות מחשב שהרוויח מיליונים.
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.هؤلاء الشباب كانو يديرون عملية اسمها(آي ام يو) عملية جريمة الكترونية حيث كان صافي ربحهم الملايين
Bu adamlar I.M.U. adında bir operasyon yürütüyorlar, milyonlar kazandıkları bir siber suç operasyonu.それにより何百万ドルも手にしました どちらも逃亡中です
Bu gençlerin banka hesabı açma ve çalışarak kazandıkları varlıkları yönetme hakları vardır.18 周岁人士的工作合同 有权在银行开立账户并自行管理劳动所得财富
Bu gençlerin banka hesabı açma ve çalışarak kazandıkları varlıkları yönetme hakları vardır.Le jeune a le droit d'ouvrir un compte en banque personnel et de gérer l’argent gagné par son propre travail.
Bu gençlerin banka hesabı açma ve çalışarak kazandıkları varlıkları yönetme hakları vardır.Nuorella on oikeus avata oma pankkitili ja hallita omalla työllään ansaitsemaansa omaisuutta.
Bu gençlerin banka hesabı açma ve çalışarak kazandıkları varlıkları yönetme hakları vardır.للشاب الحق في فتح رقم حساب خاص به وأن تكون الأموال التي حصل عليها من عمله في حوزته.
Bu iki sayı arasında ilişki kurarak, toplamda $50 kazandıklarını doğruluyoruz. .Og hvis vi benytter disse tal i forhold til at de til sammen har tjent 50 kr.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.이 둘을 시간을 거슬로 독립을 이룩했던 1960년대 초로 되돌아 가봅시다.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.1960年代の初め このふたつの国は ここにいました 変化を見て下さい
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Cofam się do ich niepodległości, kiedy były tu, na początku lat sześćdziesiątych.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Ich nehme sie mit zurück bis zu ihrer Unabhängigkeit, Anfang der Sechziger, als sie hier oben waren.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Ik neem ze hier terug tot aan hun onafhankelijkheid, toen ze hierboven waren, in het begin van de jaren 60.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Jag tar mig bakåt till när de blev oberoende, när de var här uppe i början av 1960-talet.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Jeg tager den tilbage til deres uafhængighed, Da de var her oppe i begyndelsen af 1960'erne.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Je repars de leur indépendance, ici au début des années 1960.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Li riporterò indietro all'epoca dell'indipendenza, quando stavano qua sopra agli inizi degli anni '60.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Los llevo al momento de su independencia, cuando estaban aquí arriba del gráfico a principios de los años 60.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Mari kita mundur hingga ke saat kemerdekaan mereka, saat mereka ada di bagian atas sini pada awal 1960-an.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Ne vom duce înapoi la momentul independenţei lor, când erau aici sus la inceputul anilor 1960.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Peljem ju nazaj do njune samostojnosti, ko sta bili tu v začetku šestdesetih.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Posuniem ich späť, do roku kedy získali nezávislosť, na začiatku 60-tych rokov boli tu hore.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Tôi đưa chúng ngược về thời kì giành độc lập, khi mà chúng ở tận trên đây vào đầu thập kỉ 60.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Visszaviszem őket a függetlenségük évéig, amikor valahol itt fenn voltak, a hatvanas évek elején.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Vou fazê-los recuar até ao ano da sua independência, quando estavam aqui, no início dos anos 60.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Vrátíme se na počátek šedesátých let, kdy získaly nezávislost.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Πηγαίνω ανάποδα προς την ανεξαρτησία τους, όταν βρίσκονταν εδώ ψηλά κατά το '60.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.Я отмотаю назад к моменту обретения ими независимости, вот сюда, к началу шестидесятых.
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.אני לוקח אותן אחורה כשהן היו עצמאיות כשהן היו פה למעלה בתחילת שנות השישים
Bu iki ülkenin bağımsızlıklarını kazandıkları yıla 1960'lara geri dönelim.وأرجعهم إلى الوراء هنا إلى استقلالهم، عندما كانوا أعلى هنا في بداية الستينات.
Bu ilki, doğaya karşı insanlardır. Biz kazandık, daha fazla kazancımız yok. İnsan popülasyonu.Die eerste is mensen tegenover natuur; we hebben gewonnen, er zit geen winst meer in.
Bu ilki, doğaya karşı insanlardır. Biz kazandık, daha fazla kazancımız yok. İnsan popülasyonu.Die erste ist Mensch gegen Natur; wir haben gewonnen, es gibt keine Steigerung.