kazancı ile cümle
kazancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gider miydiniz? Kazancınız yüzde 0,003 -- 100 dolar.Бихте ли спестили 100 долара, т.е.
Gider miydiniz? Kazancınız yüzde 0,003 -- 100 dolar.האם תסעו כדי לקבל הנחה של 0.3%, מאה דולר?
Gider miydiniz? Kazancınız yüzde 0,003 -- 100 dolar.هل ستذهب لشرائها؟ في هذه النقطة، توفير 0.003 -- المائة دولار.
Gider miydiniz? Kazancınız yüzde 0,003 -- 100 dolar.ほとんどの人が 車の購入の為の100ドルを節約するために
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.El poder también puede ser de suma positiva, donde tu ganancia puede ser mi ganancia.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Gra sił moze również mieć wynik dodatni, gdzie mój zysk może być Twoim zyskiem.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Il potere può anche voler dire che se tu vinci, vinco anch'io.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Kekuatan dapat juga menjadi positif di mana kedua pihak menang.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.세력은 너의 이득이 나의 이득도 될 수 있다는 긍정적인 합계가 (포지티브 섬)이 될 수 있습니다.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Le pouvoir peut également être une somme positive, où ton profit peut être mon profit.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Macht kann auch eine positive Summe ergeben, wo ihre Zunahme meine Zunahme sein kann.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Macht kan ook een positieve som zijn, waar jouw winst ook mijn winst kan zijn.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Moc může mít v součtu kladnou hodnotu, kde váš zisk může být mým ziskem.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.O poder pode também ser uma soma positiva, onde o seu ganho pode ser o meu ganho.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Quyền lực có thể là một số dương, khi đó anh lớn mạnh thì tôi cũng lớn mạnh theo.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Suma puterilor poate fi o sumă pozitivă, unde câștigul tău poate fi și câștigul meu.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Η ισχύς μπορεί επίσης να έχει θετικό άθροισμα όπου το κέρδος μου μπορεί να είναι και δικό σου κέρδος.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Властта може да бъде и с положителен резултат, където вашата печалба може да бъде моя печалба.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.Сила может быть и игрой с положительной суммой, в которой ваша победа — и мой выигрыш тоже.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.כח יכול להיות גם סכום חיובי, שבו הרווח שלי הוא גם הרווח שלך.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.القوة بامكانها أيضا أن تكون مجموع إيجابي، حيث مكسبك يصبح مكسبي أيضا.
Güç bazen de olumlu kardır. senin kazancın benim kazancım olduğu yer.相手の得は自分の得にもなり得るのです 中国が二酸化炭素の排出量問題に対処するため
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Ayuno dos veces a la semana, doy diezmos de todo lo que poseo.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Bõjtölök kétszer egy héten; dézsmát adok mindenbõl, a mit szerzek.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Digiuno due volte la settimana e pago le decime di quanto possiedo
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Eu postesc de două ori pe săptămînă, dau zeciuială din toate veniturile mele.`
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Ich faste zweimal in der Woche und gebe den Zehnten von allem, was ich habe.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Ik vast twee maal per week. En ik geef U tien procent van alles wat ik verdien.'
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Jag fastar två gånger i veckan; jag giver tionde av allt vad jag förvärvar.'
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Jeg faster to Gange om Ugen, jeg giver Tiende af al min indtægt.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Jeg faster to ganger om uken, jeg gir tiende av all min inntekt.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›je jeûne deux fois la semaine, je donne la dîme de tous mes revenus.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Jejuo duas vezes na semana, e dou o dízimo de tudo quanto ganho.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›나는 이레에 두번씩 금식하고 또 소득의 십일조를 드리나이다 하고
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Minä paastoan kahdesti viikossa; minä annan kymmenykset kaikista tuloistani.`
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Postím sa dva razy do týždňa a dávam desiatky zo všetkých príjmov.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Postím se dvakrát do téhodne, desátky dávám ze všech věcí, kterýmiž vládnu.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Postim se dvakrat na teden, desetino dajem od vsega, karkoli imam.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Poszczę dwakroć w tydzień; daję dziesięcinę ze wszystkiego, co mam.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Saya berpuasa dua kali seminggu, dan saya mempersembahkan kepada-Mu sepersepuluh dari semua pendapatan saya.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Tôi kiêng ăn một tuần lễ hai lần, và nộp một phần mười về mọi món lợi của tôi.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Tôi kiêng ăn một tuần_lễ hai lần , và nộp một phần mười về mọi món lợi của tôi .
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›νηστευω δις της εβδομαδος, αποδεκατιζω παντα οσα εχω.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›пощусь два раза в неделю, даю десятую часть из всего, что приобретаю.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›Я пощу два рази на тиждень, і даю десятину з усього, що придбаю.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›אני צם פעמים בשבוע אני מעשר את כל קניני׃
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›اصوم مرتين في الاسبوع واعشر كل ما اقتنيه.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›我 一 個 禮 拜 禁 食 兩 次 、 凡 我 所 得 的 、 都 捐 上 十 分 之 一
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›我一個禮 拜 禁食 兩 次 、 凡 我 所 得 的 、 都 捐 上 十分之一
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.Abbandonata la retta via, si sono smarriti seguendo la via di Balaàm di Bosòr, che amò un salario di iniquità
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.저희가 바른 길을 떠나 미혹하여 브올의 아들 발람의 길을 좇는도다 그는 불의의 삯을 사랑하다가
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.zapustili so ravno pot ter tavali in hodili po poti Balaama, sina Bosorjevega, ki je ljubil krivice plačilo,
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.Оставив прямой путь, они заблудились, идя по следам Валаама, сына Восорова, который возлюбил мзду неправедную,
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.את הדרך הישר עזבו ויתעו וילכו בדרך בלעם בן בעור אשר אהב שכר העולה׃
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.قد تركوا الطريق المستقيم فضلّوا تابعين طريق بلعام بن بصور الذي احب اجرة الاثم.
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.他 們 離 棄 正 路 、 就 走 差 了 、 隨 從 比 珥 之 子 巴 蘭 的 路 、 巴 蘭 就 是 那 貪 愛 不 義 之 工 價 的 先 知
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.他 們離棄 正路 、 就 走 差 了 、 隨從 比珥 之 子 巴蘭 的 路 、 巴 蘭 就 是 那 貪愛 不 義 之 工價 的 先知
Her Şeye Gücü Yeten kim ki, Ona kulluk edelim? Ne kazancımız olur Ona dua etsek?›Ce este Cel Atot puternic, ca să -I slujim? Ce vom cîştiga dacă -I vom înălţa rugăciuni?
Her Şeye Gücü Yeten kim ki, Ona kulluk edelim? Ne kazancımız olur Ona dua etsek?›Chi è l'Onnipotente, perché dobbiamo servirlo? E che ci giova pregarlo?»
Her Şeye Gücü Yeten kim ki, Ona kulluk edelim? Ne kazancımız olur Ona dua etsek?›Čože je Všemohúci, aby sme mu slúžili? A čo nám to pomôže, keď sa mu budeme modliť?