kazancı ile cümle

kazancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O halde bu bizim kazancımız.And so this is our yield.
Kötü kişinin kazancı aldatıcıdır, Doğruluk ekenin ödülüyse güvenlidir.Wicked people earn deceitful wages, but one who sows righteousness reaps a sure reward.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.The heart of her husband trusts in her. He shall have no lack of gain.
Ne kazancı var insanın Güneşin altında harcadığı onca emekten?What does man gain from all his labor in which he labors under the sun?
Çalışanın harcadığı emekten ne kazancı var?What profit has he who works in that in which he labors?
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.›I fast twice a week. I give tithes of all that I get.'
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Not that I seek for the gift, but I seek for the fruit that increases to your account.
Herkes kazancına bağlıdır.Every man is bound to what he does.
Herkes kazancına bağlı bir rehindir;Every soul is pledged to what it does,
Onların kazançları kendilerine, sizin kazancınız size.Theirs the reward for what they did, as yours will be for what you do.
Onların kazançları onlara, sizin kazancınız size.Theirs the reward for what they did, as yours will be for what you do.
Herkes, kazancına bağlıdır.Every soul is pledged to what it does,
De ki: "Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını verin."Tell them: "The utmost you can spare."
Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız.Whoever desires the fruits of the Hereafter, We shall add to his fruit.
Sonra da herkese kazancı tamamıyla ödenecek ve hiç kimse haksızlığa uğramayacaktır.Then each will be paid back in full his reward, and no one will be wronged.
Her nefis kendi kazancına bağlıdır.Every soul is pledged to what it does,
Ne parası, ne de bir kazancı ona yaramadı.Of no avail shall be his wealth, nor what he has acquired.
Allah, gökleri ve yeri yerli yerince yaratmıştır. Böylece herkes kazancına göre karşılık görür.Allah created the heavens and the earth in Truth that each person may be requited for his deeds.
Onlar birer ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazançları onlara, sizin kazancınız size.That nation is gone, they have reaped what they sowed and the same applies to you.
Onlar birer ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazançları kendilerine, sizin kazancınız size.Those were a people that have passed away; what they did is theirs and what you have done is yours.
KazanCity in Volga Region RussiaKazan
Yüzde 43.75'inin günlük kazancı 300Taka (US$3.75) veya üstünde.The daily income of 43.75 % of the girls is Tk.
Elde edilecek kazancın %80'i belediyelerde kalırken, %20'si devlet bütçesine gidecek.Municipalities will retain 80% of the earnings while allocating 20% to the state budget.
İş dünyası: Enerji ihracatları Arnavutluk'un kazancını katladıBusiness: Energy exports light up Albania's profits
Brüt kazancıysa, 2006 yılına göre %9,6'lık bir artışla 7,4 milyon avro olarka gerçekleşti.It grossed 7.4m euros, which is 9.5% more than in 2006.
Temmuz 2008'deki kazancımızsa 1.110 avro."Earnings in July 2008 -- 1,110 euros."
Girişimcilik çabası kazancın yanı sıra önemli çevresel kazanç anlamına da geliyor.Besides profits, the entrepreneurial effort means significant environmental gains.
Su buharı kazancında veya kaybında elektrolitller değişikliğe uğrarlar.The electrolyte changes resistance if it absorbs or loses water vapor.
17 Aralık'ta albümünden kazanılan tüm kazancın hayır kurumlarına bağışlanacağı açıklandı.On December 17, It was revealed that all the earning from the album will be donated to charity.
Üçüncü karısı Rachel'ı, Hazes'in ölümünü kendi kişisel kazancı için suistimal etmekle suçladılar.They accused his third wife Rachel of commercially exploiting Hazes' death for her personal gain.
Brüt kazancı 660 milyon dolara ulaşmıştır.Its gross earnings reached $660 million.
Kazancı, üç yıl içinde yarım milyon dolara ulaştı.Bald warf es einen Gewinn von einer halben Million Dollar pro Jahr ab.
Her iki bankanın brüt kazancı 2003 yılında 60 milyar Frank idi.Beide Banken zusammen hatten 2003 einen Bruttoertrag von 60 Milliarden Franken.
Ancak, savaştan en büyük kazancı Japonlar elde etmişti.Dies war die erste größere Niederlage der Japaner in diesem Krieg.
Bu yüzden de kazancı azalacaktır.Dies mindert den Gewinn.
Ayrıca Michael konser kazancının bir kısmını çeşitli hayır kuruluşlarına bağışlamıştır.Daneben engagierte sich Michaelson bei verschiedenen Benefizveranstaltungen.
Kitap Yayınevi, 2010 Ali Kazancıgil: Türkiye Üzerine Basmakalıp Düşünceler.2011 veröffentlichte Haaf Heult doch: Über eine Generation und ihre Luxusprobleme.
Bu miktar, oyuncunun kazancını belirtmektedir.Diese bewertet das Vermögen des Spielers.
Aylık kazancı 15.000 doları buluyordu.Pro Woche verdiente sie 5000 Dollar.
Örneğin mühendislik alanında çalışanlarda ikramiye normal kazancının %20'sini geçemezdi.Die zukünftige Miete durfte 20 % eines Jahreseinkommens nicht übersteigen.
İlk günün kazancı 366,12 dolardı.Les revenus du premier jour furent de 366,12 dollars (de l’époque).
Kazancı Deresi, mevzii ikiye ayırmaktadır.Ô vous les hommes, la course aux richesses vous distrait,2.
Darlington çiftinin akım kazancı, yaklaşık olarak her iki transistörün akım kazançları çarpımına eşittir.Le gain en courant du Darlington est égal au produit des gains de chaque transistor,.
Berlin’de kaldığı süreçte bir kazancı da “Niebuhr” ve “Eichhorn” ile dostluk kurmasıdır.Una consecuencia importante de su estancia en Berlín fue su amistad con Niebuhr y Eichhorn.
Yıllık kazancı 28 milyon pound'dur.Sus ganancias anuales sumaban 14 libras.
Fransızların ne ciddi bir kaybı ne de ciddi bir kazancı oldu.Las pérdidas francesas fueron insignificantes.
İki haftalık kazancın 10$'a tekabül ettiği bu dönemde en yüksek bağış 500$'dı."Lo máximo que me pagaron ese año fueron probablemente 50 dólares."
1904 yılından itibaren bir yük gemisinde kazancı olarak çalışmaya başladı.Entre 1904 y 1913 trabajó como descargador en un carguero.
WGA DVD arta kalanlarından olan kazancın ikiye katlanmasını talep ettiler.Infine, venne chiesto il raddoppio dei fondi disponibili del FMI.
Ancak, iki devletin de hiçbir kazancı olmadı.Nemmeno nei due Premier americani ottiene fortuna.
Aykut Kazancigil.Vedi Montecassiano.
Benim aylık kazancım seninkine yakın.Я зарабатываю примерно как ты.
Ancak, savaştan en büyük kazancı Japonlar elde etmişti.Однако победа японцам досталась слишком большой ценой.
Zirai kazancın yüzde 10'uydu.Ещё 10 % полагалось Кранцу.
Kariyerinde kazancı 1 milyon dolar barajını aşan en genç tenisçi oldu.Он стал вторым теннисистом в истории, заработавшим за профессиональную карьеру более миллиона долларов.
Fransızların ne ciddi bir kaybı ne de ciddi bir kazancı oldu.Французы понесли тяжёлые потери, а потери американцев были незначительны.
Kogre sonunda imzalanan Berlin Antlaşması sonucu, Rusların kazancı azaldı.После этого затягивание подписания пограничных договоров потеряло для России всякий смысл.
Mehmet Ali Paşa da elde ettiği kazancı az buluyordu.У бедного Хасана не было больше денег.
Ancak, savaştan en büyük kazancı Japonlar elde etmişti.فقط من هو أكثر ثراء سيفوز في هذه الحرب.
Fransızların ne ciddi bir kaybı ne de ciddi bir kazancı oldu.كانت المشاركة الفرنسية حاسمة، لكن فرنسا حققت مكاسب قليلة وتكبدت ديوناً كبيرة.
İlgili Sayfalar