kazanacaksın ile cümle

kazanacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
İngilizceden başka bir yabancı dili öğrenerek ne kazanacaksın?What will you gain by studying a foreign language other than English?
Milyonlar kazanacaksın.You're going to make millions.
Bugün kazanacaksın.You're going to win today.
Kesinlikle kazanacaksın.You'll win for sure.
Muhtemelen kazanacaksınız.You'll probably win.
Sanırım kazanacaksın.I think you'll win.
Bence kazanacaksın.I think you're going to win.
Gelirler ve fiyatlandırma hakkında düşünerek... ...müthiş bir avantaj kazanacaksınız.You're going to have an incredible advantage in thinking about revenue and pricing.
Her ikisi de iyi, çünkü her ihtimalde para kazanacaksınız. Birinci seçenek.Now I'll give you a slightly more complicated choice between two payment options.
İntehar saldırısı düzenleyince hangi nimetleri kazanacaksın?SOC: What blessing would you get from carrying out a suicide attack?
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Let's imagine ourselves in some kind of strange casino with very strange games
Eğer bu şirketin ne olduğunu bulabilirseniz ekstra puan kazanacaksınız. -And you'll get extra bonus points if you figure out what this company is.
Bu sayede parmaklarınızı ıslatmadan parayı alıp iddiayı kazanacaksınız.you to pick up the coin and so win the bet.
Kariyerinizde son derece değerli olacak beceriler kazanacaksınız.You will get fingertip skills that will be immensely valuable in your own career.
Nasıl para kazanacaksınız?How is it that you make money?
Kazanacaksın biliyorum SağolI know you will win thank you does the emperor know about the duel?
Ya Kral olacağım, yada bir hiç Kazanacaksın SağolEither I become king or I become a bandit you will win thank you
Müşteri segmentlerine satılan ürün ve... ...hizmetlerden nasıl para kazanacaksınız?How do you actually make money from your product and service being sold to customer segments?
Sana söylüyorum, kalbinde büyük bir zafer kazanacaksın.I tell you for now on you are going to have a solid victory in your heart
Hayatını nasıl kazanacaksın?How will you make a living?
Ve bundan çok daha fazla para kazanacaksınız.And you're going to make much more than this.
Sadece geceleri ödünç vereceksin.<br />Bedavadan para kazanacaksın.He's only borrowing at night. You'll earn free money.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.So you will find favor, and good understanding in the sight of God and man.
Dayanmakla canlarınızı kazanacaksınız."By your endurance you will win your lives.
Siz ikiniz ve sizi izleyenler mucizelerimizle zafer kazanacaksınız."Both of you and your followers will be victorious."
Eğer 10000 Euronun hepsini toplayamazsınız, savaşı kazandığınızda topladığınız miktarı kazanacaksınız.Sabiendo que puede obtener los 50.000 dólares si gana la pelea, intenta ganarla.
Eğer 10000 Euronun hepsini toplayamazsınız, savaşı kazandığınızda topladığınız miktarı kazanacaksınız.Als de speler niet de volledige 10.000 euro verzameld heeft, wint hij alleen het verzamelde bedrag.
(Mezmurlar, 146/4) ^ “Toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın.第3章19節:(省略)あなたが大地に戻るまで、あなたは顔に汗して、食物を得ることになろう。
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Immaginiamo di essere in un casinò˜
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -우리가 이상한 카지노에 있다고 상상해봅시다.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Lad os forestille os, at vi er på et meget mærkeligt kasino med nogle underlige spil.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Představme si, že jsme v nějakém podivném kasínu s podivnými hrami.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Wyobraź sobie, że jesteś w pewnym dziwnym kasynie, w którym są bardzo dziwne gry.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Нека си представим, че се намираме в някакво странно казино, в което се играят доста странни игри.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Уявімо собі певного роду дивне казино з дуже дивними іграми у ньому.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -בואו נדמיין את עצמנו באיזה קזינו מוזר,
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -僕らは今、とあるおかしなカジノにいると考えよう。
Böylece daha çok dakika kazanacaksınız.그럼으로써 또 시간을 벌게 됩니다.
Böylece daha çok dakika kazanacaksınız.וכך אתם תרוויחו יותר דקות.
Böylece daha çok dakika kazanacaksınız.وبذلك ستحصلون على دقائق إضافية أكثر.
Böylece daha çok dakika kazanacaksınız.しかも それをずっと 続けていけるんです
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.A nalezneš milost a prospěch výborný před Bohem i lidmi.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.assim acharás favor e bom entendimento � vista de Deus e dos homens.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.a tak najdi milosť a výborný rozum v očiach Boha i ľudí.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Dat levert je genegenheid en instemming van God en de mensen op.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.e otterrai favore e buon successo agli occhi di Dio e degli uomini
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Így nyersz kedvességet és jó értelmet Istennek és embernek szemei elõtt.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.그리하면 네가 하나님과 사람 앞에서 은총과 귀중히 여김을 받으리라
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Như vậy, trước mặt Ðức Chúa Trời và loài người Con sẽ được ơn và có sự khôn ngoan thật.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Như_vậy , trước mặt Ðức_Chúa_Trời và loài_người Con sẽ được ơn và có sự khôn_ngoan thật .
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.niin saat armon ja hyvän ymmärryksen Jumalan ja ihmisten silmien edessä.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Så finder du Nåde og Yndest i Guds og Menneskers Øjne.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Så skal du finne nåde og få god forstand i Guds og menneskers øine.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.så skall du finna nåd och få gott förstånd, i Guds och i människors ögon.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Şi astfel vei căpăta trecere şi minte sănătoasă, înaintea lui Dumnezeu şi înaintea oamenilor.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.so wirst du Gunst und Klugheit finden, die Gott und Menschen gefällt.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.supaya engkau disenangi dan dihargai oleh Allah dan manusia
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.tako dosežeš milost in uspeh najboljši, pred očmi Božjimi in človeškimi.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Tedy znajdziesz łaskę i rozum dobry przed oczyma Bożemi i ludzkiemi.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Tu acquerras ainsi de la grâce et une raison saine, Aux yeux de Dieu et des hommes.

İlgili Sayfalar