kazanıyor ile cümle
kazanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bana "Hangi fırka kazanıyor?" diye sormuş; "Tabii bizim fırka Paşam" cevabını vermiştim.有人问他卖的是什么麵,他脱口而出,说是“热乾麵”。
Eşim, ayda 20 yuan kazanıyordu.而科尔曼每月给她20美元。
Bu soruya cevap vermeden önce cazı nasıl tanımlayacağımız önem kazanıyor.他在問題要我們負責之前解決了這個基本問題。
Ama boksta bir taraf kazanıyor, onu da hakemlerin kararı tayin eder’’ diyen kişidir.”使颙鸣鼓击之,蜀人乃去。
Kimin devleti için kazanıyorum” demiş.“우승연은 누구?”.
Bahis oynayıp para kazanıyorum dedi.도박(賭博)은 돈이나 재물을 걸고 내기를 하는 일을 말한다.
Para da kazanıyorum.돈을 벌 수도 있다.
1938 yılında kazandıktan on yıl sonra tekrar 1948 yılında kazanıyordu.그 후로도 1938년, 1940년, 1943년까지 세번의 우승을 더 차지하였다.
Lejyonerler yıllık 900 sesterius kazanıyordu ve emekliliklerinde 12.000 sesterius alabiliyorlardı.ללגיונרים שולם שכר שנתי של 900 ססטרטיוס ובפרישתם שולם להם מענק של 12,000 ססטרטיוס.
Reklam yaparken daha iyi para kazanıyorum.הכסף שימש לקניית פרסום נוסף.
Tümünü Brezilya kazanıyor.Спечелен е от Бразилия.
İyi kazanıyordu ama yetmiyordu.Това беше A/UX, но тя нямаше особен успех.
Sezon sonunda Beşiktaş, hem ligi hem kupayı kazanıyordu.В края на сезона печели титлата и купата.
Yeşil ve mavi renkler üstünlük kazanıyor.Crvena, plava i zelena boja dominiraju.
Doni, yılda ortalama 4 milyon € kazanıyordu (yıllık ücreti 3.8 - 4.3 milyon € arasında değişmekteydi).Godišnja plaća iznosi mu četiri milijuna Eura (od 3,8 milijuna Eura prve godine do 4,3 milijuna Eura prošle).
Öğrencileri birçok konuda söylevler vererek deneyim kazanıyorlardı.Vojnici su studentima ispričali brojne šokantne stvari.
Maç berabere bitme terfi değil ama, henüz hamle edebilen oyuncu kazanıyor.Preskakivanje kad je moguće nije obavezno, već igrač izabire potez koji mu najbolje odgovara.
İlk uluslararası karşılaşmalar 1965 yılında düzenleniyor ve Paraguay Güney Amerika Kupası'nı kazanıyor.Jeho história siaha do roku 1965, kedy sa v Paraguaji konali prvé majstrovstvá Južnej Ameriky.
Statham bir süre sahte mallar satarak da para kazanıyordu.V bežnej prevádzke dosahoval Concorde zisky len občas.
Tıpkı Corbin gibi o da kısa sürelerde galibiyetler kazanıyordu.Kot Neisha je v izredno kratkem času osvojila Slovenijo.
Statham bir süre sahte mallar satarak da para kazanıyordu.Dokler je v shemo redno dobival denar, je Ponzi redno izplačeval dobičke.
Tümünü Brezilya kazanıyor.Nelsonas laimėjo Brazilijoje.
Para da kazanıyorum.Išmokama pinigais.
Çok fazla para kazanıyordu, çok kumar oynuyordu.Tuomet pasiekusią nemažai svarių pergalių, treniravo ją ir pats joje žaidė.
Kimin devleti için kazanıyorum” demiş.Kes veel võidutsesid?"
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar.10잔을 판다면 4.50달러를 벌 것입니다
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar. 10 çarpı 4.50.Když prodají 10 sklenic, vydělají $4,50 10 krát 0,45
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar.Når de sælger 10 glas, tjener de altså 4,5 kroner.
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar. yani bu 4.50.그들이 10잔을 팔면 4.50달러를 법니다 따라서 이 점은 4.50이 됩니다
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar. yani bu 4.50.Když prodají 10 sklenic, vydělají $4,50 Takže tohle je 4,50
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar. yani bu 4.50.Når de sælger 10 glas, tjener de 4,5 kroner. Det her er 4,5.
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar. yani bu 4.50.Когато продават 10 чаши, те правят $4.50. Така че, това е 4.50.
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar. yani bu 4.50.عندما يبيعون 10 اكواب، يجمعون $4.50 هذا 4.50
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar.Когато продават 10 чаши, те ще направят $4.50.
10 bardak sattıklarında 4.50 dolar kazanıyorlar.عندما يبيعون 10 اكواب، سيجمعون $4.50
1850'lerde şehirler o kadar hızlı şekilde büyüyor ki, doğa çok özel bir anlam kazanıyor.V roce 1850 už existovalo mnoho velkých měst a příroda měla velice specifický význam.
1850'lerde şehirler o kadar hızlı şekilde büyüyor ki, doğa çok özel bir anlam kazanıyor.В 1850-х швидко розбудовувались міста, і природа була чимось особливим.
40 bardakta 18 dolar kazanıyorlar.40잔을 팔았을 때 18달러를 법니다
40 bardakta 18 dolar kazanıyorlar.40 чаши, те ще направят $18.
40 bardakta 18 dolar kazanıyorlar.40 كوب، سيجمعون $18
40 bardakta 18 dolar kazanıyorlar.Ved 40 glas tjener de 18 kroner.
Abby $30, Ben $20, toplamda $50 kazanıyorlar. $30, $20'dan $10 dolar fazla.Hvis Abby tjener 30 kr. og Ben tjener 20 kr., vil de tjene 50 kr. Og 30 kr. er 10 kr. mere end 20 kr.
Alet başına X kazanıyorsunuz.Bạn kiếm được X mỗi ứng dụng.
Alet başına X kazanıyorsunuz.Cîștigați suma X la fiecare dispozitiv.
Alet başına X kazanıyorsunuz.Ganan X dinero por aparato.
Alet başına X kazanıyorsunuz.Guadagnerai tot a widget?
Alet başına X kazanıyorsunuz.Je verdient bedrag X per widget.
Alet başına X kazanıyorsunuz.제품 하나당 이윤이 얼마인지도 알고 싶습니다.
Alet başına X kazanıyorsunuz.Sie machen X Umsatz pro Gerät.
Alet başına X kazanıyorsunuz.Vous gagnez X par truc.
Alet başına X kazanıyorsunuz.Zarabiasz kwotę X na każdym gadżecie.
Alet başına X kazanıyorsunuz.Вие печелите по X на джаджа.
Alet başına X kazanıyorsunuz.אתה עושה X כסף לכל ישומון
Alet başına X kazanıyorsunuz.و أنك ستحصل على مبلغ س نظير القطعة.
Alet başına X kazanıyorsunuz.その原動力が何かも知りたい
Alpin bölgelerde bu değişimler hız kazanıyor.Aceste schimbări în mediul alpin se accelerează.
Alpin bölgelerde bu değişimler hız kazanıyor.Ces changements dans le monde alpin s'accélèrent.
Alpin bölgelerde bu değişimler hız kazanıyor.Deze veranderingen in de alpine wereld versnellen.
Alpin bölgelerde bu değişimler hız kazanıyor.Diese Veränderungen passieren immer schneller.
Alpin bölgelerde bu değişimler hız kazanıyor.Estos cambios en el mundo alpino se están acelerando