kazanıyor ile cümle
kazanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Siz piyasada işlem yaparak kar ettiğinizde para kazanıyorlar mı?그들이 당신의 돈을 사용해서 돈을 버는 걸까요?
Siz piyasada işlem yaparak kar ettiğinizde para kazanıyorlar mı?Vydělávají peníze, tím že vyděláte vy?
Siz piyasada işlem yaparak kar ettiğinizde para kazanıyorlar mı?いいえ、彼らは、広告を売ってお金を稼ぎます。
Sokak çocukları Mili ve Brishti yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.Ce sont elles qui sont exposées et vulnérables à la maltraitance et aux abus.
Sokak çocukları Mili ve Brishti yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.Niñas de la calle Mili y Brishti se ganan la vida vendiendo flores.
Sokak çocukları Mili ve Brishti yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.Ειδικά αυτά τα κορίτσια των δρόμων είναι ευάλωτα σε κακομεταχείριση και εκμετάλλευση.
Sokak çocukları Mili ve Brishti yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.Девочки Мили и Бришти зарабатывают себе на жизнь, продавая цветы.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.A podívejte se na poslední titulek: mladé ženy vydělávají víc než mladí muži.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.A teraz spójrzmy na ostatni nagłówek: młode kobiety zarabiają więcej niż młodzi mężczyźni.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.E guardate l'ultimo titolo: le giovani donne guadagnano di più dei giovani uomini.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.En kijk eens naar die laatste kop: jonge vrouwen verdienen beter dan jonge mannen.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Et regardez ce dernier titre : les jeunes femmes gagnent plus que les jeunes hommes.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.그리고 마지막 제목을 보세요. 젊은 여성들이 젊은 남성들보다 소득이 더 많습니다.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Nézzék csak ezt az utolsó főcímet: a fiatal nők többet keresnek, mint a fiatal férfiak.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Şi uitaţi-vă la acel ultim titlu: femeile tinere câştigă mai mult decât bărbaţii tineri.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Und sehen Sie die letzte Schlagzeile: Junge Frauen verdienen mehr als junge Männer.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Và nhìn vào tít báo cuối cùng: phụ nữ trẻ đang kiếm nhiều tiền hơn đàn ông trẻ.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Vejam aquela última notícia. Raparigas ganham mais do que rapazes.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Y miren el último titular: las jóvenes ganan más que los jóvenes.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Και κοιτάξτε αυτόν τον τελευταίο τίτλο: οι νέες γυναίκες κερδίζουν περισσότερα απο τους νέους άνδρες.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.А тепер подивіться на останній заголовок: молоді жінки заробляють більше, ніж їх ровесники-чоловіки.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Вижте това последно заглавие: младите жени печелят повече от младите мъже.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.И теперь посмотрите на последний заголовок: молодые девушки зарабатывают больше, чем их сверстники-мужчины.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.וראו את הכותרת האחרונה הזו: נשים צעירות מרוויחות יותר מגברים צעירים.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.وأنظروا إلى هذا العنوان الأخير : الشابات تربحن أكثر من الشباب .
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.若い女性が同年代の男性より稼いでいる この見出しは市場調査会社からもたらされたもので、
Sonunda savaşı Fransızlar kazanıyor.Erg bloederig. Ze winnen de slag.
Sonunda savaşı Fransızlar kazanıyor.In realtà vincono la battaglia.
Sonunda savaşı Fransızlar kazanıyor.그들을 사실상 전투에서 이겼습니다.
Sonunda savaşı Fransızlar kazanıyor.Nakonec se jim podařilo vyhrát.
Sonunda savaşı Fransızlar kazanıyor.Oni tak naprawdę to wygrali tę bitwę.
Sonunda savaşı Fransızlar kazanıyor.Багато крові.
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.가격하락에 따라 소니와 같은 유명 기업의 점유율이 낮아지고 무명의 Apex 같은 기업의 점유율이 증가하고 있습니다.
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.les marques premium, les Sony et autres, perdent des parts de marché, et les sans-noms, les Apex, en gagnent.
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.החברות המוכרות והגדולות כמו Sony ,מאבדות את שליטתן בשוק וחברות חסרות שם כמו Apex זוכות בנתח גדול יותר של השוק
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.تخسر العلامات التجارية مثل سوني وغيرها حصص من السوق، وتكسبها الشركات غير المعروفة مثل Apex.
Sonyler gibi prestijli markalar pazar payı kaybediyor ve Apexler gibi bilinmeyenler bu payı kazanıyor.そしてApexeなどの無名ブランドがシェアを奪っています DVDはすっかりコモディティ化されました
Tabi temel sebep gene de arada komisyon kazanıyor olmaları. -Kdoví. Správná odpověď je, že dostává za to poplatky.
Tabi temel sebep gene de arada komisyon kazanıyor olmaları. -Správna odpoveď je, že dostáva za to poplatky. Správna odpoveď je, že dostáva za to poplatky.
Tabi temel sebep gene de arada komisyon kazanıyor olmaları. -この行程で多くの手数料が得られます。 かつ、こちらの銀行へは、すこし価値を減らしたものを
Tam burs kazanıyor.Beasiswa penuh. Dia mendapatkannya.
Tam burs kazanıyor.Bolsa completa. Ela consegue-a.
Tam burs kazanıyor.Bursă întreaga. O primeşte.
Tam burs kazanıyor.Een sport-studiebeurs. Die krijgt ze.
Tam burs kazanıyor.Fuldt studielegat. Hun får det.
Tam burs kazanıyor.Học bổng toàn phần. Cô nhận được nó
Tam burs kazanıyor.전액 장학금을 받았죠.
Tam burs kazanıyor.Pełne stypendium. Otrzymała je.
Tam burs kazanıyor.Teljes ösztöndíj. Megkapja.
Tam burs kazanıyor.Una beca completa. La obtuvo
Tam burs kazanıyor.Una borsa di studio completa. La ottiene.
Tam burs kazanıyor.Vollstipendium, welches sie erhält.
Tam burs kazanıyor.Повну стипендію. Вона її отримує.
Tam burs kazanıyor.Пълна стипендия. Тя я получава.
Tam burs kazanıyor.מלגה מלאה. היא מקבלת אותה.
Tam burs kazanıyor..منحة دراسية كاملة. وقد حصلت عليها
Tam burs kazanıyor.彼女の夢は学校に行き
Tanzanya gibi bir ülkede, nüfusun %80'i günde 2 dolardan fazla kazanıyor.탄자니아같은 국가에서는 인구중 80퍼센트가 하루에 2 달러 이상을 벌지 못하고 있고,
Tanzanya gibi bir ülkede, nüfusun %80'i günde 2 dolardan fazla kazanıyor."mira, en un país como Tanzanía 80 por ciento de la población gana menos de dos dólares al día.
Tanzanya gibi bir ülkede, nüfusun %80'i günde 2 dolardan fazla kazanıyor.Voor de producent kost het 6 dollar om deze netten te produceren.