kazanıyor ile cümle
kazanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Daher werden sie bald immun gegen Geräusche, die sie erschrecken.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.De blir immuna mot ljud som skrämmer dem efter ett tag.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Deci, după o vreme, vor deveni imuni la sunete care, la început, îi speriau.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.E dopo un po' diventano immuni ai suoni che li spaventano.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Egy idő után ők is immúnissá válnak az őket ijesztő zajokra.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Et puis ils finissent par s'immuniser des bruits qui les effraient après un certain temps.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Jadi, setelah beberapa saat, suara yang akrab tidak lagi menakutkan.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.그래서 그들을 놀라게 했던 소리에도 시간이 지나면 면역이 됩니다.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Luego de un tiempo, se vuelven inmunes a los ruidos que los asustan.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Na een tijd worden ze immuun voor geluid dat hen bang maakt.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Nên sau một lát thì chúng trở nên miễn nhiễm với âm thanh từng làm chúng sợ.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Po chvíli se stanou imunní na zvuky, které je plašily.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Takže sa po chvíli stanú imúnnymi na zvuky, ktoré ich desia.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar. Ve arkaplan seslerine tepki vermiyorlar.Passado algum tempo tornam-se imunes aos sons que as assustam e não reagem aos sons de fundo.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar. Ve arkaplan seslerine tepki vermiyorlar.Так, через некоторое время они игнорируют ранее пугавшие их шумы и не реагируют на звуки заднего плана.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Z czasem uodparniają się na niektóre dźwięki.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Έτσι μετά από λίγο παθαίνουν ανοσία σε ήχους που τους τρομάζουν.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.В них імунітет на звуки, що лякають їх.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.Така те получават имунитет към звуците, които ги плашат след известно време.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.אז הם נהיים חסינים לקולות שמפחידים אותם לאחר זמן מסוים.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.فإنهم يكونون مناعة من الأصوات التي تخيفهم بعد مدة.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Banyak orang yang mengumpulkan jutaan, jutaan dolar.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.수많은 사람들이 어마어마한 돈을 법니다. 수억 달러를 모으기도 하죠.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Molte persone fanno un sacco di soldi, accumulano milioni di dollari.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Mulți fac miliarde, acumulează miliarde.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Rất nhiều người kiếm được nhiều tiền, hàng tỷ, hàng tỷ đô la tích lũy.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Spousta lidí vydělává spoustu peněz, miliardy, hromadí miliardy dolarů.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Viele Leute machen eine Menge Geld, Milliarden, Milliarden von Dollars werden angehäuft.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Wielu ludzi zarabia mnóstwo pieniędzy, gromadzą miliardy dolarów.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Πολλοί άνθρωποι βγάζουν πολλά χρήματα, δισεκατομμύρια, συσσωρεύουν δισεκατομμύρια δολάρια.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.Много людей делает деньги, миллиарды, накапливает миллиарды долларов.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.הרבה אנשים עושים הרבה כסף, צוברים מיליארדי דולרים.
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.كثير من الناس جنو ثروه، مليارات مليارات من الدولارات جمعوا
Bir sürü insan bir sürü para kazanıyor, milyarlarca dolar biriktiriyorlar.稼ぎ 溜め込んでいます なぜ慈善事業に向かうのは 後回しなんでしょう?
Bir sürü para kazanıyorlar.De tjener mange penge.
Bir sürü para kazanıyorlar.Fac o grămadă de bani.
Bir sürü para kazanıyorlar.Fanno un sacco di soldi.
Bir sürü para kazanıyorlar.Hacen un montón de dinero.
Bir sürü para kazanıyorlar.Họ kiếm được nhiều tiền.
Bir sürü para kazanıyorlar.Ils se font beaucoup d'argent.
Bir sürü para kazanıyorlar.Sie machen viel Geld.
Bir sürü para kazanıyorlar.Zarabiają sporo pieniędzy.
Bir sürü para kazanıyorlar.Βγάζουν πολλά χρήματα.
Bir sürü para kazanıyorlar.Вони роблять великі гроші.
Bir sürü para kazanıyorlar.Они зарабатывают много денег.
Bir sürü para kazanıyorlar.Печелят много пари.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.De tager steder hen, de klarer udfordringer, de tjener point.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ellos viajan, tienen desafíos, ganan puntos.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Elmennek helyekre, megtesznek dolgokat és pontokat gyűjtenek.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ils vont dans des endroits, ils acceptent des défis, ils gagnent des points.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.사람들은 어떤 장소들에 가서 도전을 하고 포인트를 얻습니다.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Odwiedzają różne miejsca, uczestniczą w konkursach, zdobywają punkty.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Se duc prin diferite locuri, participă în concursuri, câștigă puncte.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Sie gehen an Orte, sie stellen sich Herausforderungen, sie verdienen Punkte.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Vanno in vari posti, partecipano a delle sfide, guadagnano dei punti.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ze gaan naar plekken toe, ze nemen uitdagingen aan, ze verdienen punten.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Πάνε σε διάφορα μέρη, δέχονται προκλήσεις, κερδίζουν πόντους.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Люди посещают места, выполняют задания, зарабатывают очки.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Те посещават места, изпълняват предизвикателства, печелят точки.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.הם הולכים למקומות, הם מבצעים אתגרים, הם זוכים בנקודות.