kazanır ile cümle
kazanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eyalet fotoğrafçılık yarışmasında gümüş madalya ve burs parası kazanır.Επίσης κερδίζει το ασημένιο μετάλλιο σε κρατικό διαγωνισμό φωτογραφίας και παίρνει υποτροφία για το κολέγιο.
Puanı kazanan oyuncu, servis atmaya da hak kazanır.Η ομάδα που κερδίζει πόντο εκτελεί και σερβίς.
Ancak, bu sayede kazanırlar.Πρέπει να κερδίσουμε αυτό.
Fakat eğer Minnie kazanırsa Johnson'u serbest bırakacaktır.Αν όμως κερδίσει η Μίνι, ο Τζόνσον ανήκει σ' αυτήν και πρέπει να ελευθερωθεί.
Yarışmayı tanrı Pan kazanır.«Τώρα ας παρακαλέσουμε τον νικητή.
Her kategoride Türkiye finallerine 16 il katılma hakkı kazanır.Σε κάθε κατηγορία βάρους επιτρέπεται η συμμετοχή έως δεκαέξι το ανώτερο πυγμάχων.
Umarım Tom kazanır.Ελπίζω ότι θα κερδίσει ο Θωμάς.
Sona kalan kişi kazanır.Den sidste, der er tilbage, vinder.
Herkes kazanır.Whoever wins...
Bahsi kazanır.Satsningen betalte sig.
O kişi oyunu kazanır.Denne spiller er vinder af runden.
Oyuncu bu mini-oyunu kazanırsa, sonraki gece saat 2'de başlar(6.gece hariç).Hvis han står der vinder spilleren og starter næste nat ved kl. 2.
Fakat Avam Kamarası'nda nadiren sandalye kazanırlar.Det er sjældent, at nogen foretrækker stolen.
En fazla puanı alan aile ise yarışmayı kazanır.Det par med flest point vinder konkurrencen.
Edge maçı kazanır.Edge tabte dog kampen.
Ve "Eğer taht oyunu oynuyorsan ya kazanır ya ölürsün."'Game Of Thrones' First Official Poster Reminds You That In War, You Win Or You Die".
At yarışlarının çoğunu o kazanırmış.Herefter tabte Runge de fleste af sine kampe.
5 kez kazanır ve kaybeder.Fire vundne og fem tabte kampe.
Tırpan’daki oyunu nedeniyle Suna Pekuysal “Ulvi Uraz Ödülü”nü kazanır.Prinsen fra Ålborg vinder 'Fristet'.
Bu ikili karşılaştırma sonucunda en çok oyu alan seçenek kazanır.Hvis P = MC = MR to steder skal virksomheden vælge det punkt, hvor profitten er størst.
Tom Mary'nin iki katı kadar çok kazanır.Tom tjener dobbelt så meget som Mary.
Kadınlar erkeklerden daha az kazanır.Kvinder tjener mindre end mænd.
Herkes kazanır.Alt å vinne.
Big Show maçı kazanır.Big Show tapte kampen.
Eğer Gollum kazanırsa Bilbo'yu yiyecektir.Hvis Bilbo vant skulle Gollum hjelpe han og vise ham veien ut, men hvis Gollum vant så skulle han spise Bilbo.
Ancak, bu sayede kazanırlar.Det var derfor de vant over oss.
1933 Hitler Almanya'da güç kazanır.I 1933 kom Hitler til makten i Tyskland.
Ondan çok para kazanır.Det er mye penger.
Eğer soru doğru cevaplanırsa oyuncu o kategoriden bir karakter kazanır.Dersom spilleren svarer riktig, blir vedkommende regjerende mester i dette spørsmålet.
Sonuçta DP kazanır.Til slutt vinner likevel vennskapet.
Sona kalan kişi kazanır.Den som står igjen til slutt har vunnet.
26 ülke en az bir madalya kazanırken, 54 ülke olimpiyatlar sırasında madalya kazanamamıştır.142 nasjoner har vunnet minst én medalje i OL.
Ve bu unsurlar siyasi bir kimlik kazanırlar.Dermed får vedtakene en politisk karakter.
Son kalan grubun son kalan taşını alan oyunu kazanır ya da kaybeder.Den siste spilleren eller laget som gjenstår vinner.
İki takım arasında oynanan 154 maçın 60'ını Chelsea kazanırken, 48'ini Everton kazandı.I 154 kamper klubbene i mellom hadde Chelsea vunnet 60, Everton vunnet 48 og 46 kamper hadde endt uavgjort.
Şarlo yolculuk esnasında kumar oynayarak bir miktar para kazanır.Ved hestehandel sto mye på spill.
Ama diğer sarmaşıkları da enerji kazanır.Andre raser bruker imidlertid penger.
Hastalığı geçiren hayvanlar 2 yıl kadar bağışıklık kazanır.Dyr som har hatt sykdommen får livslang immunitet.
Belirlenen skora (genellikle 9 veya 21) ilk ulaşan kazanır.De resterende sifrene (posisjon to til ni) skal være et tilfeldig valgt nummer.
Lakers'ın on oyuncusu MVP ödülünü kazanırken, ardından sekiz kez ile Boston Celtics gelmektedir.Los Angeles Lakers har hatt ti vinnere, mens Boston Celtics har hatt åtte.
Ancak, muharebeyi oyuncunun tarafı kazanırsa, karakter düşük sağlıkla tekrar hayata döner.Om rollefiguren blir skadet vil helsen hans gradvis regenereres.
Almanya daha önce 3 defa turnuvayı kazanırken, son 24 yılda hiç şampiyonluk elde edemedi.Jerman sudah tiga kali juara tetapi belum pernah meraih gelar dalam 24 tahun terakhir.
Böylece Hath'lerin güvenini kazanır.Para ulama salaf menjadikan amal termasuk unsur keimanan.
Arjantin maçı 4-0 kazanırken, Messi de maçtaki ilk golü kaydetti.Argentina memenangkan pertandingan 4-0 dengan Messi membuka skor.
Öldürdüğü her köylüye saldıran altın kazanır.Di setiap negeri yang ditaklukkannya, ia membantai penduduk yang melakukan perlawanan.
Ama Bilbo kazanırsa çıkış yoluna gidecektir.Mereka setuju jika Bilbo menang, ia diizinkan kabur, tetapi jika Bilbo kalah, ia akan dimakan.
Bu noktada, "anlamı üreten okurdur" düşüncesi belirginlik kazanır.Sehingga, untuk mengimani hal tersebut dibutuhkan "lompatan keimanan" untuk memahaminya.
Bu 12 takım aynı zamanda 2019 AFC Asya Kupası finallerine katılım hakkı da kazanır.Stadion ini juga akan menjadi tempat penyelenggaraan Piala Asia AFC 2019.
Ancak bu mücadeleyi kazanırsa hayatta kalma seçeneği olacaktır.Jadi pilihan manapun, A seharusnya bertahan.
Ve Lola o görterileri kazanır ve hayallerine kavuşur.Radhe mencoba untuk bertemu dengannya dan bermimpi tentangnya.
Yavru filler altı yaşına kadar süt emer ve altı aydan sonra beslenme yönünden bağımsızlık kazanırlar.Anak gajah masih menyusu hingga berumur enam bulan, dan setelah itu mereka menjadi lebih independen.
Son gün iki kişi kalıp biri siz iseniz kazanırsınız.Dua pria melangkah maju, dan satu diantaranya bertahan sementara yang lain akan pergi.
Asurlu Esarhaddon savaşı kazanır.Kesultanan Aceh dapat memenangkan perang pertama.
Bu tür yarışlarda bitiş çizgisine ilk ulaşan yarışı kazanır.Pemenang dari perlombaan ini adalah yang pertama mencapai garis finish.
(Dün tenis oynamış olsaydık ben kazanırdım, ama oynamadık.)(Kemarin aku sempat ke Sulamadaha tetapi aku tidak melihatmu.)
Ama eğer o kazanırsa avcı, uzun zaman hasta yatacak demektir.Namun, ketika diberikan obat penenang, anak tersebut membutuhkan waktu lama untuk tertidur.
Oyun biter ne zaman ki oyunculardan birisi 7 skor kazanır (skor verililr her kazanılan dönge için).Permainan akan berakhir jika salah satu kelompok berhasil menjawab benar 7 pertanyaan.
Daha sonra gerçek babası ortaya çıkar ve ona iyi davranarak onun kalbini kazanır.Ketika ia masih jauh, ayahnya telah melihatnya, lalu tergeraklah hatinya oleh belas kasihan.
Her grubun en iyi iki takımı yarı finale yükselmeye hak kazanır.Nantinya dua tim terbaik di setiap grup berhak melaju ke semifinal.
Hermione 5. senesinde Ron ile birlikte Gryffindor sınıf başkanı olmaya hak kazanır.Hermione menjadi prefek Gryffindor bersama Ron.