kazanır ile cümle

kazanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daima kazanırım.Я завжди перемагаю.
Belki bu yıl nihayet Eurovision'u kazanırız.Може цього року ми нарешті переможемо на Євробаченні.
16 yaşına geldiğinde bir günlük çalışmadan 5.000 Euro kazanır oldu.V šestnácti letech si vydělávala 5 000 euro za den.
Herkes kazanır.Zvítězili všichni....
Örnek, 12 taşlık bir halka 24 puan değerindedir ve 23 taşlık çizgi karşısında oyunu kazanır.Příklad: Smyčka složená z 12 žetonů znamená 24 bodů a vyhrála by nad linií složenou z 23 žetonů.
O kişi oyunu kazanır.Tento hráč vítězí.
Apple kazanır.Cliff vítězí.
1971 yılında ve onu takip eden yıllarda da birçok ödül kazanır.V roce 1971 získal cenu, o kterou léta usiloval.
Masallarda iyiler hep kazanırlar.A jak už to v pohádkách bývá vše dopadne dobře.
Belirlenen skora (genellikle 9 veya 21) ilk ulaşan kazanır.Kdokoli dosáhne konečného počtu bodů (zpravidla 21) jako první je považován za vítěze.
Fakat eğer Minnie kazanırsa Johnson'u serbest bırakacaktır.Po jejich odchodu Minnie Johnsona vyžene.
O gece yine kazanır.Pokud vyhraje, tak ještě jednou.
Kimi ölür, kimi kaybolur, kimi kazanır.Kdo vyhraje, žije, kdo prohraje, zemře.
Ondan çok para kazanır.Z toho mu plynou značné peníze.
1933 Hitler Almanya'da güç kazanır.V roce 1933 získal v Německu moc Hitler a nacisté.
Toplam 16 puana ulaşan maçı kazanır.Vítězem se v čase 16 min.
TLC'de yine maçları olur ama bu sefer Kofi kazanır.S týmem se opět dostal do finále, tentokrát ale ligu vyhráli TPS.
Rakibinden daha fazla sayı yapan taraf maçı kazanır.Cílem je získat větší počet bodů než soupeř.
Daha sonra gerçek babası ortaya çıkar ve ona iyi davranarak onun kalbini kazanır.Oceán tak spatří její dobrou duši a svěří jí srdce Te Fiti.
Çarpışma İki krallık savaşır hiç puan olmaksızın bir savaşı kazanan galibiyeti kazanır.Po slepení dvou červených hran získáme válec bez podstav.
Sanatçılar kazanır.Aktivisté vítězí.
İki atlayışta en yüksek puanı alan yarışçı kazanır.Vítězí dvojice, která překoná nejvyšší skok.
İnsan bu akıl sayesinde kendisini tehlikelerden korur, para kazanır ve yaşamını sürdürür.Varuje je před nebezpečím – a zaplatí za to životem.
En kısa sürede tamamlayan ödülü kazanır.Vítězí ten kdo dosáhne nejrychlejšího času.
Yarışmayı tanrı Pan kazanır.Soutěž vyhrálo Německo.
Köyün resmi kayıtlara göre 500 yıllık bir tarihi kesinlik kazanır.Světová odborná obec v současnosti už přijímá existenci 500letého cyklu jako fakt.
En güçlü beşli kombinasyonu oluşturmayı başaran oyuncu, masaya konulan tüm fişleri/paraları kazanır.Hráč s nejsilnější kombinaci vyhrává Pot (celková částka na stole).
Bunun sonucununda başarılı olursa bir ödül kazanır.Pokud některý muž dosáhne výjimečných výsledků, bude odměněn.
Seçilen sayıya ilk ulaşan takım kazanır.Vyhraje tým, který dosáhne jako první požadovaného počtu bodů.
Topacı en uzun süre dönen oyuncu kazanır.Vyhrává ten, kdo zůstane nejdéle naživu.
İngiltere turnuvayı kazanırken, Foden turnuvanın en iyi oyuncusu seçildi.V té byl nejlepším závodníkem z celého pole právě Adam.
Buna karşılık buhar belirli bir hız kazanır.Naopak je důležité nechat křídlo získat rychlost.
Asurlu Esarhaddon savaşı kazanır.Souboj překvapivě vyhraje Orlando.
Vücut sularını yavaş yitirir ve 10 dakikada yaklaşık 60 litre su içerek kaybettiği ağırlığı yeniden kazanır.Tuto ztrátu dokáže rychle vyrovnat během asi 10 minut tím, že vypije velké množství vody.
Sonuçta DP kazanır.Nakonec zvítězí dobro.
Bahsi kazanır.Pariu câștigat.
Normal sezonun bitiminden itibaren, her konferanstan 6 takım NFL playoffları maçları yapmaya hak kazanır.La sfârșitul fiecărui sezon regulat șase echipe din fiecare conferință participă la playofful NFL.
1933 Hitler Almanya'da güç kazanır.În 1933, Hitler ajunge la putere în Germania.
24 ülke en az bir madalya kazanırken, 53 ülke olimpiyatlar süresince madalya kazanamamıştır.Sportivi din 24 de țări au câștigat cel puțin o medalie, lăsând 53 de țări fără vreuna.
(Tenis oynasak ben kazanırım.Nu eu am câștigat, tenisul a ieșit câștigător.
Burada gözü bağlı çocuk oyunu kazanır ve oyun bu şekilde sırayla devam eder.In locul lui rămânea jos fata și jocul continua în același fel.
Gazete, gelirini aldığı reklamlardan kazanır.Site-ul se întreține în baza veniturilor obținute din reclame.
İlk bitiren grup kazanır.Primul care ajunge la finiș câștigă.
Kim kazanırsa onun sonsuz dostu olur ancak kaybederse yok olur.Câștigătorul va deveni un vrăjitor complet, iar cel care pierde nu primește nimic.
Ancak bu mücadeleyi kazanırsa hayatta kalma seçeneği olacaktır.Acum că avem mingea, să profităm de această șansă!
Jax maçı kazanırsa Asuka'nın WrestleMania 34'teki kemer maçına ekleneceği şartı konmuştu.Dacă Jax câștiga, ar fi fost băgată în meciul pentru centură de la WrestleMania 34.
Turu kazanan takım bir puan ve servis hakkını kazanır.Dacă echipa la primire câștigă faza de joc, ea câștigă un punct și dreptul de a servi.
Kayaklı koşuda çizgiyi ilk geçen kazanır.Se poate trage la sorți cine este primul la rând.
Yayımlanan yasa bağlayıcı nitelik kazanır.Este consilidata puterea ce este transmisă ereditar.
Bu atışlar sonucunda en iyi atışı yapan atlet müsabakayı kazanır.Apoi a trebuit să se antreneze numai cu cei mai buni trăgători clubului.
Oyuncular bir kategoride oyun yaptıklarında tecrübe puanı (XP) kazanırlar.Pe măsură ce avansează, jucătorii câștigă puncte de experiență (XP).
K noktasına atlayabilen yarışmacı 60 puan kazanır.Sportivul care ajunge la această distanță primește 60 de puncte.
Aralarında bir dövüş başlar ancak Frank kazanır.Începe o luptă cu înverșunare, Dante câștigă.
Sona kalan kişi kazanır.Persoana care a rămas ultima pe scândură câștigă.
Kaçınılmaz bir şekilde Naruto'nun Sasuke'yi arayışı hız kazanır.Cu toate acestea, multe din acțiunile lui Naruto au ca scop găsirea lui Sasuke.
Ayrıca bu savaşlarda kazanan taraf kupa sayısı kazanır, kaybedenden ise kupa sayısı uygun oranda eksiltilir.Orice pariu ce corespunde acestui număr va fi câștigător și va fi onorat conform regulilor.
Bu noktada, "anlamı üreten okurdur" düşüncesi belirginlik kazanır.Această fază duce la o "poartă" de evaluare a ideilor.
Eğer maç beraberlikle sonuçlanmışsa iki takım da birer puan kazanır.În cazul în care meciul se termină cu o remiză, ambii wrestleri pierd ceea ce au pariat.
Bu korku sayesinde Freddy eski gücünü kazanır.Cu aceste victorii, Frederic și-a restabilit reputația militară.
Son gün iki kişi kalıp biri siz iseniz kazanırsınız.Într-o zi, unul se va prăbuși iar celălalt va obține triumful total.

İlgili Sayfalar