kazanır ile cümle
kazanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
5 puana ulaşan ilk takım maçı kazanır.Gana el equipo que consigue cinco puntos primero.
Yaygara 70 isimli oyun büyük bir başarı kazanır.El Audi 80 fue un éxito indiscutible.
Kazanan takım 2014 CAF Süper Kupası'nda oynama hakkı kazanır.El campeón del torneo jugará la Supercopa de la CAF 2014.
Ama Bilbo kazanırsa çıkış yoluna gidecektir.En el caso de que Gollum ganara, se comería a Bilbo, y si no, guiaría al hobbit hasta la salida.
Oyunu Cho kazanır...El jugador puede...
Köyün resmi kayıtlara göre 500 yıllık bir tarihi kesinlik kazanır.La Lágrima de la Luna es un fenómeno que se da cada 500 años.
Bahsi kazanır.La apuesta.
Sonra Ash Ketchum sayesinde gücünü geri kazanır.Solo su Dino Dagger puede restaurar su fuerza.
Sona kalan oyuncu oyunu kazanır.El último jugador que queda gana el juego.
Son gün iki kişi kalıp biri siz iseniz kazanırsınız.Sólo tres llegarán a la final y uno será el gran ganador.
Eğer maç beraberlikle sonuçlanmışsa iki takım da birer puan kazanır.En caso de que empaten, ambos equipos consiguen un punto.
12 sorudan en çok doğru cevabı veren oyuncu, oyunu kazanır.El equipo que dé más respuestas correctas en 2 minutos gana el juego.
Ancak bu savaşı Hamath kralı Zakkur kazanır.Tras esto, el rey muere a manos de Hamlet.
Böylece onun güvenini kazanır ve yakalayıp idam ettirir.Una vez ganada su confianza los atrapa y se los come.
Hem gerekli izinleri alır, hem de sınavı kazanıp orta üçe gitmeye hak kazanır.Le encanta la idea de conducir un taxi, quiere sacar el permiso necesario y estudia para el examen.
O gece yine kazanır.Esta noche se merece otra ronda.
Ancak bu mücadeleyi kazanırsa hayatta kalma seçeneği olacaktır.Si se gana este reto, se obtiene la opción chatarrero.
Kızının üzerine bahis oynar ve hepsinde kazanır.Ella solo se preocupa de sí misma y de ganar cualquier carrera.
Oyunun sonuna kadar yaşarsanız kazanırsınız.Una vez completado, ganas el juego.
1992 UEFA Kupası Finalinde İtalyan ekip Torino FC’yu eleyerek kupayı kazanır.En 1992, otro equipo italiano llegó a la final: el Torino FC.
Muharebeyi İngilizler kazanır ve Fransa işgal edilir.El ejército francés queda humillado, París es capturado y Francia cae.
Ray Milland bu filmde En İyi Aktör Oscarı'nı kazanırken, Billy Wilder En İyi Yönetmen Oscarı'nı kucaklamıştır.Tanto Wilder como el actor principal, Ray Milland, obtuvieron el Óscar por este trabajo.
Umarım bu büyük kulüpte kupalar kazanırız; Şampiyonlar Ligi’nde daha uzaklara gideriz.Posteriormente jugarían en esta Liga y mucho más adelante se coronarían campeones.
Herkes kazanır.Tutti siamo vincitori.
İsabet ettirebildikleri için puan kazanırlar.Fortunatamente riescono a farsi perdonare.
Bahsi kazanır.Vinse la scommessa.
Sona kalan kazanır.L'ultimo che rimane vince.
13. yüzyılda Aar Nehri üzerindeki köprüsü nedeniyle önem kazanır.Divenne importante nel XIII secolo a causa del suo ponte sul fiume Aar.
Fakat o maçı da Mr. Kennedy kazanır.Tale match si conclude però con la vittoria di Mr. Kennedy.
Bunun sonucununda başarılı olursa bir ödül kazanır.Se si riesce ad arrivare prima di lui si otterrà un premio.
Oyunu, rakibin tüm gemilerini batıran taraf kazanır.Vince il giocatore che per primo affonda tutte le navi dell'avversario.
Kayaklı koşuda çizgiyi ilk geçen kazanır.Si estrae a sorte chi ruoterà per primo la bottiglia.
İlk bitiren grup kazanır.I primi due che finiscono vincono.
Eğer her iki takımda aynı anda 500 puana ulaşırsa o elde ihaleyi alan takım oyunu kazanır.Se entrambe le coppie totalizzano 500 punti nella stessa mano vince quella che ha fatto più punti.
Nazlı ise hızlı koşabilme yeteneği kazanır.È vanitoso, ed è in grado di correre molto veloce.
En çok taşı toplayan oyunu kazanır.Vince il giocatore che ha catturato più pietre.
Birinci ve üçüncü çeyrekteki çoğu oyuncu ilk turda kazanırlar.Il terzo e il quarto si giocano il montepremi rimanente.
Turu kazanan takım bir puan ve servis hakkını kazanır.La squadra che vince un'azione di gioco conquista un punto e il diritto a servire.
En fazla bayrağı alan krallık kazanır.Alla fine, il sovrano egizio ottiene la vittoria.
Money In The Bank maçını Dolph Ziggler kazanır.Tuttavia, a Money in the Bank, il match è stato vinto da Dolph Ziggler.
Süre biterse, daha fazla hayatta kalan oyuncusu olan takım kazanır.Allo scadere del tempo, vince la squadra con più vite rimanenti.
Sopasını kazığa en yakın atan kazanır.Ha la particolarità di risorgere nella cassaforte più vicina.
Ancak bu mücadeleyi kazanırsa hayatta kalma seçeneği olacaktır.Se riesce, la vittoria è sua.
Böylece yenilgi halindeki Gunganlar savaşı kazanır.Chi vince il duello vince la guerra.
Aries anketi kazanır ve Daniels ile Sacrifice'de bir non-title maçına çıkar ancak kaybeder.Il giorno dopo Aries e Danielson ricevono una title shot ai titoli venendo però sconfitti.
M.Ö.133'te Roma İmparatorluğu içinde özgür bir kent statüsü kazanır.Fondata durante la dominazione romana ottenne lo statuto di città libera nel 1331.
Bu maçların 6'sında Galatasaray, 4'ünde Eskişehirspor kazanırken 4 maç berabere bitti.Per la precisione 4 fantini di Siena sono riusciti a vincere ad Arezzo almeno una volta.
Doktor, bilincini yeniden kazanır ve rejenerasyonunu engellemek için mücadele eder.La persona riprende il controllo della sua vita e cerca di riparare il riparabile.
Eğer maç beraberlikle sonuçlanmışsa iki takım da birer puan kazanır.Se l'incontro termina in un pareggio ad entrambe le squadre è assegnato un punto.
Bilgiye kim sahipse o kazanır.Побеждает тот, кто владеет информацией.
Ne kadar zaman kazanırız?Как много времени мы выиграем?
Oynarsan kazanırsın.Если играешь, то выиграешь.
Şeytan bazen kazanır.Дьявол иногда побеждает.
Hidra adasında ise Sun ve Jin kavuşurlar ve Sun, İngilizce konuşabilme yeteneğini geri kazanır.На острове «Гидра» Сун воссоединяется с Джином, и к ней возвращается способность говорить по-английски.
Beyaz Oynar ve Kazanır.Белые патуют и… выигрывают
O kişi oyunu kazanır.Этот игрок выиграл игру.
En çok taşı toplayan oyunu kazanır.В игре побеждает тот, кто собирает больше всего камней.
Kendisi de Monika gibi farkındalık kazanır ve yine aynen Monika'nın yaptıklarını yapmaya yeltenir.Позже она осознает, что сама делает тоже самое с Моникой.
Herkes kazanır.Выигрывают все.
O gece yine kazanır.Теперь она собирается снова победить.