kazanı ile cümle
kazanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un kazandığından çok daha fazla para kazanıyorum.I make a lot more money than Tom does.
Bu işten ne kazanırız biliyorsun, değil mi?You know what's at stake, don't you?
Kazanıyorsun, değil mi?You're winning, aren't you?
Sen kaybedersen başkası kazanır.One man's loss is another man's gain.
Bazen kazanırsın, bazen kaybedersin.You win some, you lose some.
Tom kazanıyordu.Tom was winning.
Tom sadece zaman kazanıyor.Tom is just buying time.
Kazanıp kazanmadığı Tom'un umurunda değildi.Tom didn't care if he won or not.
Tom çok para kazanıyor.Tom makes a lot of money.
Tom kazanıyor, değil mi?Tom is winning, isn't he?
Tom genellikle argümanları kazanır.Tom usually wins arguments.
Tom genellikle tartışmaları kazanır.Tom usually wins arguments.
Tom benim kazandığımın üç katı kazanır.Tom earns three times what I do.
Tom benim kazandığımın üç katı fazla kazanır.Tom earns three times as much as I do.
Tom çok büyük miktarda para kazanıyor.Tom is making money hand over fist.
Tom çuvalla para kazanıyor.Tom is making money hand over fist.
Mary çok para kazanır ve göz alıcı bir yaşam tarzına sahiptir.Mary earns a lot of money and has a glamorous lifestyle.
Tom benim maaşımın iki katını kazanıyor.Tom earns twice my salary.
Tom yılda 300.000 dolardan çok kazanır.Tom makes over $300,000 a year.
Tom çok para kazanıyor olmalı.Tom must be making a mint.
Tom benden daha çok para kazanıyor.Tom makes more money than I do.
Tom bilincini yeniden kazanıyor.Tom is regaining consciousness.
Tom'un kazanıp kazanmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will win.
Kazanın nedeni neydi?What was the cause of the accident?
Kazanın nasıl meydana geldiğini kimse bilmiyor.Nobody knows how the accident occurred.
Tom bizden para kazanıyor.Tom is making money off us.
Tom bizim üzerimizden kazanıyor.Tom is gaining on us.
Biz büyük para kazanıyoruz.We make great money.
Hayatını nasıl kazanıyorsun?What is it you do for a living?
Tom benim kazandığımdan üç kat daha fazla para kazanıyor.Tom makes three times more money than I do.
Tom Mary'nin kazandığının üç katı para kazanır.Tom makes three times more money than Mary does.
Tom sadece Mary'nin kazandığının yarısı kadar çok para kazanır.Tom only earns half as much money as Mary does.
Her zaman kazanırım.I always win.
Daima kazanırım.I always win.
Tom çok para kazanır.Tom earns a lot of money.
Kazanın anıları her zaman benimle birlikte.Memories of the accident are always with me.
Kazanıncaya kadar oynamak zorundasın.You gotta play till you win.
Bu ayki şiir yarışmasıTom Jackson adında bir şair tarafından kazanıldı.This month's poetry slam was won by a poet named Tom Jackson.
Tam olarak ne kadar para kazanırsın?Exactly how much money do you make?
Yavaş ama istikrarlı ilerleme her zaman kazanır.Slow but steady progress always wins.
Bir ayda ne kadar para kazanıyorsun?How much money do you earn a month?
Piyangoyu kazanırsam bir araba alırım.If I won the lottery, I'd buy you a car.
Piyangoyu kazanırsam yeni bir araba alırım.If I won the lottery, I'd buy a new car.
Ne kadar para kazanıyorsun?How much money do you make?
Tom ne kadar para kazanıyor?How much money does Tom make?
Tom bir yılda milyonlarca dolar kazanır.Tom makes millions of dollars a year.
Deneyim zamanla kazanılır.Experience is acquired with time.
Piyangoyu kazanınca alışveriş çılgınlığına daldı.Having won the lottery, she went on a shopping spree.
Ne kadar az kazanırsan o kadar az kaybetmek zorundasın.The less you have, the less you have to lose.
Ne kadar kazanırsan o kadar kaybetmek zorundasın.The more you have, the more you have to lose.
Küçük bir kazanım, büyük bir kayba yeğdir.Better a small gain than a great loss.
Kazanın nedeni, cihazın soğutma sistemindeki bir arızaydı.The accident was caused by a fault in the refrigeration system of the appliance.
Eğer Tom kazanırsa mutlu olurum.If Tom wins, I'll be happy.
Tom ayak bileğini yaralamasaydı kazanırdı.Tom would've won if he hadn't injured his ankle.
Bu yıl daha fazla para kazanıyoruz.We're making more money this year.
Tom şimdi milyonlar kazanıyor.Tom now makes millions.
Biz para kazanıyoruz.We're making money.
Mary eşinden daha fazla para kazanıyor.Mary makes more money than her husband.
Şarap ve dostluk yıllandıkça değer kazanır.Old friends and old wine are best.
Tom kazanıyor olmalı.Tom must be winning.
İlgili Sayfalar