kazanı ile cümle

kazanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tur Eddy Merckx tarafından kazanıldı.Løbet blev vundet af Eddy Merckx.
Sona kalan kişi kazanır.Den sidste, der er tilbage, vinder.
Herkes kazanır.Whoever wins...
Bahsi kazanır.Satsningen betalte sig.
Eğik yazıyla gösterilen yıllar ortak kazanılmıştır.År skrevet med kursiv indikerer delt sejr.
Asalar başka büyücülerden kazanılabilir ve bağlılıklarını değiştirebilirler.Tryllestave kan godt skifte herre.
Kimin devleti için kazanıyorum” demiş."Hvem har vundet".
O kişi oyunu kazanır.Denne spiller er vinder af runden.
Oyuncu bu mini-oyunu kazanırsa, sonraki gece saat 2'de başlar(6.gece hariç).Hvis han står der vinder spilleren og starter næste nat ved kl. 2.
Tur Greg LeMond tarafından kazanıldı.Greg LeMond tog den samlede sejr.
Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar.Tilpasning kan forårsage enten gevinsten af en ny funktion, eller tabet af en nedarvet egenskab.
Fakat Avam Kamarası'nda nadiren sandalye kazanırlar.Det er sjældent, at nogen foretrækker stolen.
Cena tekrar kazanınca Jericho, Raw Genel Müdürü Eric Bischoff tarafından kovuldu.Cena vandt igen, og Jericho blev "fyret" af Eric Bischoff.
Benzer şekilde, Peterson 1978 İtalya Grand Prix'teki kazanın ardından hayatını kaybetmiştir.Efter at Ronnie Peterson omkom under Italiens Grand Prix 1978 blev Sveriges Grand Prix 1979 aflyst.
En fazla puanı alan aile ise yarışmayı kazanır.Det par med flest point vinder konkurrencen.
Tur Belçikalı bisikletçi Philippe Thys tarafından kazanıldı.Årets Tour blev i øvrigt vundet af belgieren Philippe Thys.
Kazanılan paralarla ise yeni silahlar ile patlayıcılar alınabilir ve bu ekipmanlar geliştirilebilir.Ved at skyde dem optjener man penge, som kan bruges på kraftigere våben og nye avancerede værktøjer.
Savaşa katılanlar çeşitli eşyalar ve ödüller kazanılabilir.Afhængig af spiltypen kan der vindes pengepræmier eller ting.
Kış Olimpiyat Oyunları'nda henüz bir madalya kazanılmadı.Det har aldrig deltaget i nogen olympiske vinterlege.
Bu iki etap da Tom Steels tarafından kazanıldı.Tom Steels vandt fire etaper.
Çok fazla para kazanıyordu, çok kumar oynuyordu.Hun er en gambler og bruger alt for mange penge på spil.
Edge maçı kazanır.Edge tabte dog kampen.
Tek bir bulaşmadan sonra ömür boyu bağışıklık kazanılır.Efter en infektion bliver en person immun for resten af deres liv.
Ve "Eğer taht oyunu oynuyorsan ya kazanır ya ölürsün."'Game Of Thrones' First Official Poster Reminds You That In War, You Win Or You Die".
En çok düşmanı öldüren takım kazanıyor.Det hold som har skudt flest fjender til sidst, vinder.
At yarışlarının çoğunu o kazanırmış.Herefter tabte Runge de fleste af sine kampe.
Tümünü Brezilya kazanıyor.Hun spiller også for Brasilien.
5 kez kazanır ve kaybeder.Fire vundne og fem tabte kampe.
Tırpan’daki oyunu nedeniyle Suna Pekuysal “Ulvi Uraz Ödülü”nü kazanır.Prinsen fra Ålborg vinder 'Fristet'.
Tur İspanyol bisikletçi Miguel Indurain tarafından kazanıldı.Løbets samlede vinder var den spanske cykelrytter, Miguel Indurain.
Bahis oynayıp para kazanıyorum dedi.Han indvilger og vinder kampen.
Sidsel Ben Semmane, "Twist of Love" adlı şarkıyla Atina'da ülkesini temsil etmeye hak kazanıştır.Danmark stillede op med Sidsel Ben Semmane, der sang Twist Of Love.
Fakat altıncı etap Roberto Heras tarafından kazanıldı.Vueltaen i 2004 blev vundet af Roberto Heras.
Genç takım seviyesinde Türkiye Şampiyonluğu kazanıp en iyi forvet seçildi.I sidstnævnte turnering blev hun valgt som bedste venstre back.
WrestleMania 17'ye gelindiğinde Taker, Triple H ile karşılaştı ve maçı kazanıp serisini 9-0'a taşıdı.Ved WrestleMania X-Seven mødte Undertaker Triple H. Undertaker vandt og øgede sin rekord til 9-0.
Bu ikili karşılaştırma sonucunda en çok oyu alan seçenek kazanır.Hvis P = MC = MR to steder skal virksomheden vælge det punkt, hvor profitten er størst.
Tom Mary'nin iki katı kadar çok kazanır.Tom tjener dobbelt så meget som Mary.
Kadınlar erkeklerden daha az kazanır.Kvinder tjener mindre end mænd.
Herkes kazanır.Alt å vinne.
Belçikalı'lar bu turu eğemenliği altına almışlardı; 15 etabın 12 si Belçikalı'lar tarafından kazanıldı.Belgierne dominerte rittet - de vant 12 av de 15 etappene.
Kazanılan her sayıda oyuncunun puanı 15, 30, 40 ve oyun şeklinde artar.Etter tradisjon regnes hver vunnede ball i rekkefølgen 15, 30, 40 og game.
Geçimini, kendi resimlerini satarak kazanıyordu.Han livnærte seg ved salg av egne malerier.
Ayrıca, aşkın kendisinin doğası üzerine, "kazanıp kaybetmek" olduğunu söyleyerek yorum yapıyor.Han synger også om kjærlighetens natur, at kjærlighet innebærer å «vinne og tape».
MS 142-143 döneminde basılan paralarda Britanya'da kazanılan zafere atıfta bulunulmaktadır.Minnemynter slått i Britannia i 142 eller 143 forteller om en seier i provinsen.
Kimin devleti için kazanıyorum” demiş.«Hvem bør bli årets borger?».
Big Show maçı kazanır.Big Show tapte kampen.
Hiçbir zaman bu savaşın havadan kazanılacağını düşünmedim" dedi.Jeg tror ikke Sør noen gang hadde mulighet til å vinne den krigen.»
Eğer Gollum kazanırsa Bilbo'yu yiyecektir.Hvis Bilbo vant skulle Gollum hjelpe han og vise ham veien ut, men hvis Gollum vant så skulle han spise Bilbo.
Eğik yazıyla gösterilen yıllar ortak kazanılmıştır.År skrevet med kursiv indikerer delt seier.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Det logiske utfallet av dette er at en part vinner og en annen taper.
Ancak, bu sayede kazanırlar.Det var derfor de vant over oss.
İlk Dauphiné Libéré 1947 yılında düzenlendi ve Polonyalı Edouard Klabinski tarafından kazanıldı.Rittet ble arrangert for første gang i 1947 da Edouard Klablinski fra Polen vant.
1933 Hitler Almanya'da güç kazanır.I 1933 kom Hitler til makten i Tyskland.
Daha sonra Chattanooga Savaşı'nın kazanılmasında katkısı oldu.Han deltok så i slaget ved Chattanooga.
Bu tek civata yerleşimi sebebiyle araç yol kullanımına uyumsuz olmuş, ancak pit stoplarda zaman kazanılmıştır.Dette gjorde bilen lite brukbar for gatebruk, men sparte tid under pitstoper.
Yeşil ve mavi renkler üstünlük kazanıyor.Både rød og blå farge har fordelaktige egenskaper.
Çok fazla para kazanıyordu, çok kumar oynuyordu.I Espanyol ble han en stor suksess og spilte mange kamper.
Tur İtalyan bisikletçi Ivan Gotti tarafından kazanıldı.Italieneren Ivan Gotti vant sammenlagt.
Ondan çok para kazanır.Det er mye penger.
Bu şekilde kıymetli metallerin kazanılması hedeflenir.Det er denne egenskapen metallsøkere utnytter.

İlgili Sayfalar