Ana içeriğe geç
Sözlük

kazalar ile cümle

kazalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O bana çok Romeo Hath bu kazaların herhangi bir haber vardı beshrew olacak;Ze zal beshrew me erg dat Romeo Heeft geen kennis van deze ongevallen;
O bana çok Romeo Hath bu kazaların herhangi bir haber vardı beshrew olacak;Θα μου beshrew πολύ που Romeo Hath δεν είχε καμία ειδοποίηση από αυτά τα ατυχήματα?
O bana çok Romeo Hath bu kazaların herhangi bir haber vardı beshrew olacak;Она будет накликать беду мне много, что Ромео Разве не замечать этих аварий;
O bana çok Romeo Hath bu kazaların herhangi bir haber vardı beshrew olacak;Тя ще ме beshrew много, че Ромео Ставало не са имали известие от тези инциденти;
O bana çok Romeo Hath bu kazaların herhangi bir haber vardı beshrew olacak;היא תהיה beshrew לי הרבה רומיאו יהוה לא היה לב של תאונות אלה;
O bana çok Romeo Hath bu kazaların herhangi bir haber vardı beshrew olacak;وقالت انها سوف beshrew لي الكثير الذي روميو هاث لم تلاحظ هذه الحوادث ؛
O bana çok Romeo Hath bu kazaların herhangi bir haber vardı beshrew olacak;しかし、私はマントヴァに再び書き込み、そしてロミオが来るまで私の携帯で彼女が維持されます。 -
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.치명적인 충돌사고는 90% 감소했습니다.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Accidentele fatale, cu 90%.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Acidentes mortais caíram 90 por cento.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Dodelijke ongevallen dalen met 90 procent.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.I morti sulla strada del 90%.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Kecelakaan fatal berkurang 90 persen.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Les accidents mortels de 90 %.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Los accidentes mortales un 90%.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Śmiertelne wypadki spadły o 90 procent.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Smrtelné nehody klesly o 90 procent.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Số ca tử vong giảm 90%.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Tödliche Unfälle um 90%.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Τα θανάσιμα ατυχήματα μειώθηκαν 90 τοις εκατό.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.А фаталните катастрофи - с 90 процента.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Кількість смертних випадків зменшилась на 90 процентів.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.Смертные случаи уменьшились на 90 процентов.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.תאונות קטלניות ירדו ב90 אחוז.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.الحوادث القاتلة انخفضت 90 بالمئة.
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş.しかしこれは安全面の話でしかありません
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.A descoberta da penicilina, por exemplo, foi um dos acidentes mais felizes de todos os tempos.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.De exemplu, descoperirea penicilinei, este unul dintre cele mai norocoase accidente din istorie.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Die Entdeckung, die zu Penicillin geführt hat, ist zum Beispiel einer der glücklichsten Unfälle aller Zeiten.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Hãy lấy việc phát minh ra penicillin làm ví dụ, đó là một trong những sự cố đáng mừng nhất trong lịch sử.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Itt van például a penicillin felfedezése, ami egyike minden idők legszerencsésebb véletleneinek.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.예를 들어, 페니실린의 발견은 역사상 가장 운이 좋은 사고였습니다.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.La scoperta della penicillina, per esempio, è uno degli incidenti più fortunati di tutti i tempi.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Například objev, který vedl k penicilinu, je jedna z nejšťastnějších nehod všech dob.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Na przykład odkrycie penicyliny jest jednym ze szczęśliwszych.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Objav, ktorý viedol k penicilínu, napríklad, je jednou z najšťastnejších nehôd všetkých čias.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Odkritje penicilina, na primer, je ena najbolj srečnih nezgod vseh časov.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.התגלית שהובילה לפניצילין, למשל, היא אחת התאונות המשמחות בכל הזמנים.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.الإكتشاف الذي قاد إلى البنسلين مثلا هو واحد من أكثر الحوادث السعيدة على مر الأوقات.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.今までで最高のアクシデントによるものです 生物学者 アレクサンダー・フレミングが ずさんな実験をして
Su kazalarına karşı önlemAsí se previenen los daños por fugas de agua
Su kazalarına karşı önlemNäin vältät vesivahingot
Su kazalarına karşı önlemSå här undviker du vattenskador
Su kazalarına karşı önlemVoici comment éviter les dégâts d’eau
Su kazalarına karşı önlemКак предотвратить протечку воды
Su kazalarına karşı önlemهكذا تتجنب الأضرار الناجمة عن سيلان المياه
Su kazalarına karşı önlem如何避免水灾 出门时,
Sular yüzünden sokaklarda sık sık kazalar yaşanıyor.À cause des engorgements, les accidents ne sont pas rares sur les rues.
Sular yüzünden sokaklarda sık sık kazalar yaşanıyor.Door wateroverlast gebeuren er geregeld ongelukken op straat.
Sular yüzünden sokaklarda sık sık kazalar yaşanıyor. Fotoğraflar SK Hasan Ali tarafından çekilmiştir.Λόγω του νερού που λειτουργεί ως εμπόδιο, συμβαίνουν συχνά ατυχήματα στον δρόμο.
Sular yüzünden sokaklarda sık sık kazalar yaşanıyor.Nehody jsou kvůli stojaté vodě v ulicích velmi časté.
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseA história não é linear. Há frequentemente percalços ao longo da estrada, acidentes ao longo do caminho.
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseAle historia nie jest liniowa. Często są wyboje po drodze, wypadki się zdarzają. Po drugie,
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseDer Weg ist voller Schlaglöcher und es passieren Unfälle.
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseGeschiedenis is niet lineair. Er zijn vaak bulten op de weg, ongelukjes onderweg.
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseHistorie není lineární. Na cestě jsou překážky, dochází k nenadálým událostem.
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseIstoria nu este liniară. Deseori sunt obstacole de-a lungul drumului, accidente.
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden ise역사는 선형이 아닙니다. 길에는 종종 요철도 있고, 가다보면 사고도 발생합니다. 두 번째는,
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseLa historia no es lineal. A menudo hay baches en la carretera, accidentes en el camino.
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseMa la storia non è lineare: ci sono spesso scossoni, incidenti lungo la via.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod