Olay onun hafızasına kazınmıştı.The incident was etched in his memory.
Ve bazı bölgelerden tamamen de kökü kazınmıştır."And he has been almost blotted out already from some areas."
Bu maçı kaçırmamalıyım cümlesi hafızalara kazınmıştır.Entering this code into the game unlocks the song "Memories".
Çok sayıda karmaşık ve çok ince bir şekilde kazınmış mühürleri günümüze ulaşmıştır.Many long, straight or gently curved canyons has been found by Dawn.
Film en çok da müziği ile hafızalara kazınmıştır.The music has been mostly forgotten.
Bunlar orada sonsuza dek kazınmıştır --And they're inscribed in there forever --
İletişim kurma isteği gibi kafamıza kazınmış bazı sosyal ihtiyaçlar vardır.There's just some basic hard wired social need or I want to communicate with my friends.
SETimes'a konuşan Klara, ""Hücrede, duvara çiviyle kazınmış bir cümle vardı."There was a sentence written in the cell, carved in the wall with a nail.
Beraberindeki yazıtın da yüzü ve bir kısmı kazınmıştı.The face and part of the accompanying inscription were scratched out.
Patras devrimcilerine ait, kentte bir dikilitaş üzerine kazınmış beyanDeclaration by the revolutionaries of Patras, engraved on a stele in the city
John Burnet tarafından kazınmış Waterloo Savaşı da dahil olmak üzere birçok savaş sahnesi çizdi.He painted many battle scenes including a Battle of Waterloo, which was engraved by John Burnet.
Paranın arka yüzünde FELIX (REG) VL (A) harfleri kazınmıştır.Auf der Rückseite sind die Buchstaben FELIX (REG) VL (A) eingraviert.
Ve bazı bölgelerden tamamen de kökü kazınmıştır."Zudem wurde die Grenze in einigen Bereichen begradigt.
Çok sayıda karmaşık ve çok ince bir şekilde kazınmış mühürleri günümüze ulaşmıştır.Plusieurs d’entre eux ont été couverts de reliures précieuses ou macabres, assez recherchées de nos jours.
Pompei kentindeki buluntularda da duvara kazınmış benzer ilanlara rastlanmıştır.Dall'impasto si ricavano poi degli gnocchi (come se fossero quelli con patate).
Orta Doğu'da yerel Hıristiyan cemaatlerinde kan iftirası bilinçlerine kazınmıştı.На Ближнем Востоке кровавый навет прочно укоренился в сознании христианских общин..
Kazdığı yerin dibinde taş benzeri bir tablette kazınmış "BEN 12'DEYİM" yazısını görür.Докопав достаточно глубоко, он натыкается на камень, надпись на котором гласит: «Я в 12-й».
Tasvirin sağında ve solunda azizlerin adları kazınmıştır.Links en rechts worden lokale heiligen afgebeeld.
Acı geçmişi zihnine asla silinmeyecek bir şekilde kazınmıştır ama geleceğinden de umutludur.Man kommer aldrig att vara fri om vrede från det förflutna, fortfarande får vistas inombords.
Türkçe küçük bir yazıt da yazıtın batı yüzüne kazınmıştır.Він також побачив камінь з грецьким написом, вбудований у західну стіну.
Özellikle son dakikalarda attığı kafa golleriyle hafızalara kazınmıştır.Byl pověstný především svými bombami z pokutových kopů, které střílel klopeným nártem.
Tasvirin sağında ve solunda azizlerin adları kazınmıştır.Po jeho levici a pravici jsou v galerii sochy světců.
Ve bazı bölgelerden tamamen de kökü kazınmıştır."Și deja a fost aproape exterminat din unele zone.”
Şarkı imalı sözleriyle hatıralara kazınmıştır.Heiltä tilattiin lauluja erityisten tapahtumien muistoksi.
Bu detayın hatırıma kazınmış olmasının sebebine gelince: Ben bu mahallenin çocuğuyum.Và tại chính tâm điểm của vết thương đó, sẽ là ta.
Denizaltı kanyonlarının geneli gevşek maddeler üzerinde kazınmıştır.その顎は潜水艦の装甲でさえ噛み砕く。
Kazdığı yerin dibinde taş benzeri bir tablette kazınmış "BEN 12'DEYİM" yazısını görür.桌上一只已打開的香水瓶,可以看見標籤上寫著『moi』——我。
Pompei kentindeki buluntularda da duvara kazınmış benzer ilanlara rastlanmıştır.등수심선(等水深線)은 등고선 중에서 해저(海底)의 같은 깊이의 지점을 이은 선이다.
Genellikle saçları kazınmış kafasının çevresinde hale ile resmedilir.כמעט תמיד מתייחס המושג לחוסר שיער על קרקפת הראש.
Orta Doğu'da yerel Hıristiyan cemaatlerinde kan iftirası bilinçlerine kazınmıştı.במזרח התיכון, הנרטיב של עלילת הדם היה מושרש עמוק בתודעת הקהילות הנוצריות המקומיות.
O yıldırımın etkisi sayesinde evrenin işleyişindeki bütün Kuantum yasaları beynine kazınmıştır.Záchranná operácia odhalila rozsah choroby na celej pravej strane mozgu.
Tasvirin sağında ve solunda azizlerin adları kazınmıştır.Iš jo išteka Uolinta, Šventosios kairysis intakas.
Bu maçı kaçırmamalıyım cümlesi hafızalara kazınmıştır.Žaidime nėra laimėtojo – nustatomas pralaimėjusysis, padėjęs į kaladę paskurtinę kortą.
Bu alanı ziyaret edenler taş üzerinde kazınmış sütunları halâ görebilmektedir.Selle koha külastajad võivad püstitatud kivist sammaste osadel ikka veel jälgi näha.
Ve bazı bölgelerden tamamen de kökü kazınmıştır."See jäi erinevate maade lõdvaks kogumiks."
Bunlar orada sonsuza dek kazınmıştır --이러한 일들, 직업과 자유를 위한 워싱턴의 행진과
Bunlar orada sonsuza dek kazınmıştır --Są tam wpisane na zawsze.
Bunlar orada sonsuza dek kazınmıştır --И они навсегда вписаны там,
Bunlar orada sonsuza dek kazınmıştır --והם חרוטים שם לעולם --
Bunlar orada sonsuza dek kazınmıştır --وهي منقوشة هناك للأبد --
Bunlar orada sonsuza dek kazınmıştır --例えば ワシントン大行進や
İletişim kurma isteği gibi kafamıza kazınmış bazı sosyal ihtiyaçlar vardır.FacebookやTwitterはそのニーズを満たしています
İletişim kurma isteği gibi kafamıza kazınmış bazı sosyal ihtiyaçlar vardır.고정화된 사회적 니즈가 있어요, '친구들과 소통하고 싶다'는
İletişim kurma isteği gibi kafamıza kazınmış bazı sosyal ihtiyaçlar vardır.Існують просто декілька основних соціальних потреб чи я хочу спілкуватися зі своїми друзями.
İletişim kurma isteği gibi kafamıza kazınmış bazı sosyal ihtiyaçlar vardır.هناك بعض الحاجات الاجتماعية الأساسية، كالحاجة للتواصل مع الأصدقاء.