kazın ile cümle
kazın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.36
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Taşları sökülüp sıvası kazınan evde yeni sıva yapıldıktan sonra küf yine ortaya çıkarsa,他 挖 出 石 頭 、 刮 了 房 子 、 墁 了 以 後 、 災 病 若 在 房 子 裡 又 發 現
‹‹Taşları sökülüp sıvası kazınan evde yeni sıva yapıldıktan sonra küf yine ortaya çıkarsa,他 挖出 石頭 、 刮 了 房子 、 墁 了 以後 、 災病 若 在 房子 裡 又 發現
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Aveva questo anello d'argento con la parola "amore" incisa su, l'aveva trovato per strada da qualche parte.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Bà ấy đang đeo một chiếc nhẫn bạn có khắc chữ 'tình yêu', tìm được trên đường đi đâu đó.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Egy ezüstgyűrűt viselt, amibe a "szeretet" szó volt gravírozva, valahol az úton találta.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Ella llevaba un anillo de plata con la palabra "amor" grabada, lo había encontrado en un lugar del camino.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.'사랑'이라는 단어가 새겨진 은반지를 끼고 계신 데, 그 반지를 어딘가 길에서 주우셨다고 했습니다.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Nosiła ten srebrny pierścień mający wygrawerowane słowo "love" (ang. miłość) znalazła go gdzieś na drodze.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Nosila tento prsten s vrytým nápisem "láska", který našla někde na cestě.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Purta un inel de argint pe care era gravat cuvântul "iubire" şi pe care-l găsise pe undeva pe drum.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Ze droeg een zilveren ring met een inscriptie 'love'. Ze had die ergens op de weg gevonden.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Φορούσε αυτό το ασημένιο δαχτυλίδι που έγραφε τη λέξη "αγάπη" και το είχε βρει σε κάποιο δρόμο.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Она носила серебряное кольцо, на котором выгравировано слово "любовь", она нашла его где-то на улице.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.Тя носеше сребърен пръстен с думата "любов", гравирана върху него, и тя го беше намерила някъде на пътя.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.היא ענדה את טבעת הכסף הזו עליה הייתה חרוטה המילה "אהבה", והיא מצאה אותה על הדרך היכן שהוא.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.كانت ترتدي هذا الخاتم الفضي و كان منقوشا عليه كلمة "الحب"، و قد وجدته على الطريق في مكان ما.
Uzerine "ask" kelimesi kazinmis gumus yuzugu takiyor, ve onu yolda bir yerlerde bulmus.どこかの道で拾ったようでした
Ve batıya bakan duvarlar, New York'un akıllara kazınan görüntüsünü yansıtmıyordu.E quelli esposti ad Ovest non avevano quello che penso sia iconico di New York.
Ve batıya bakan duvarlar, New York'un akıllara kazınan görüntüsünü yansıtmıyordu.Et face à l'ouest ils n'ont pas ce que je crois iconique de New York.
Ve batıya bakan duvarlar, New York'un akıllara kazınan görüntüsünü yansıtmıyordu.제 생각에는 서향을 바라보는 벽은 뉴욕의 특징점을 담아내지 못해요
Ve batıya bakan duvarlar, New York'un akıllara kazınan görüntüsünü yansıtmıyordu.Y la orientación al oeste no tenía lo que yo creo que es emblemática de Nueva York.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.Dan bukti bahwa tidak semua ide arsitektur harus dibangun.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.Dowód że nie każda Idea architektoniczna poterzebuje być wykuta w skale.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.En het bewijs dat niet elk architectonisch idee moet worden uitgevoerd in steen.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.Ils sont la preuve que tous les projets architecturaux ne se destinent pas forcément à la pierre.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.Inoltre, prova che non tutte le idee architettoniche devono per forza essere fatte di pietra.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.그리고 모든 건축적인 발상들이 돌에 새겨져야 하는것이 아님을 증명합니다.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.O dovadă a faptului ca nu orice idee arhitectonica necesită a fi construita.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.Und der Beweis, dass nicht jede architektonische Idee in Stein gemeißelt sein muss.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.Y la prueba de que no todas las ideas arquitectónicas necesitan estar grabadas en piedra.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.Καθώς και απόδειξη ότι δεν πρέπει όλες οι αρχιτεκτονικές ιδέες να είναι αμετακίνητες.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.И доказателство, че не всяка архитектурна идея е нужно да бъде изградена от камък.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.И доказательство, что не каждую архитектурную идею нужно увековечивать в камне.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.והוכחה כי לא כל רעיון אדריכלי צריך להיות חקוק בסלע.
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.ودليل على ان بعض الافكار المعمارية يجب ان ترمى جانباً
Ve de her mimari düşüncenin bir taşa kazınması gerekmediğinin bir kanıtıdır.不変でなくてもいいと 証明するもの 終わり
İlgili Sayfalar