kazığı ile cümle

kazığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sincap ağaç kazığında bir yuva yaptı.The squirrel made a nest in the wood pile.
Ölümünden önce, Buffy'e "Bay Pointy" ismini verdiği en sevdiği kazığı verir.Before her death, she gives Buffy her favorite stake, which she calls "Mr. Pointy".
Temmuz, 2013 – kutu-tipi temelin altına 264 adet kazığın çakma işlemi tamamlanmıştır.July 2013 – mounting of the 264 piles under the box-type foundation has been finished.
Robin ise geri dönüp annesinin kazığını alır.Eric can come and collect his father's ashes.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.I'm Irish and the English have been giving us the shaft for over 500 years and counting.
Ölümünden önce, Buffy'e "Bay Pointy" ismini verdiği en sevdiği kazığı verir.Elle a appelé son pieu préféré M. Pointu.
Robin ise geri dönüp annesinin kazığını alır.Egli ritorna a casa e piange di Mary.
Değirmentaşı tıpkı göğün altın kazığın etrafında döndüğü gibi bir eksen etrafında tezginir (döner).Во всяком случае, оно должно совершать вращение вокруг своей оси, подобно Земле.
Robin ise geri dönüp annesinin kazığını alır.Barry vai até a cozinha e encontra sua mãe morta.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.In de gebedsruimte zijn een bima en een Heilige Arke aanwezig.
Değirmentaşı tıpkı göğün altın kazığın etrafında döndüğü gibi bir eksen etrafında tezginir (döner).Hij stelt daarbij de mythe aan de kaak als zou de Aarde een onuitputtelijke voorraadschuur zijn.
Robin ise geri dönüp annesinin kazığını alır.Farfar får då komma och hämta Bart.
Miz rakibine ilk kazığı atmış oldu.Ő készítette el az első klatrátot.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.A kolostor parkjában Szent tó és Szent kút is van.
Nemli ve gevşek toprak, kazığı tutamaz.Hvordan bli slank og sunn uten mas.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.성에는 문과 성밖으로의 배수기능을 가진 수문이 존재한다.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.בבית הכנסת היו ארון קודש ובמה מפוארים.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Ik ben Iers en Engeland heeft aan ons de schacht gegeven Van over 500 jaren en meer.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Jsem Ir a Anglièani nám dávali kapky víc než 500 let.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Ker sem Irec in nam gredo Angleži že 500 let na živce.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Soy irlandés y los ingleses nos han tratado mal... desde hace más de 500 anos.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Sunt irlandez şi englezii continuă să ne arate scula de peste 500 ani încoace.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Tôi đang Ailen và tiếng Anh đã cho chúng ta những trục trong hơn 500 năm và đếm.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Είμαι Ιρλανδός και οι "γγλοι μας έχουν στην πίεση εδώ και 500 χρόνια.
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana,태양을 가리키는 말뚝, 인티와타나(Intiwatana)는 사실
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana, Machu Picchu'nun kutsal Apu'sunun, yaniEl Intiwatana, el punto de encuentro del sol, es realmente un obelisco que constantemente refleja
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana,ה"אינטיוואטאנה", עמוד רתימת השמש,
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana,الـ:"Intiwatana" , مايبهر في الأمر
Güneşe bakan bir bağlama kazığı olan intiwatana,実際には石柱で常に光を反射して
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Ðá góc sẽ ra từ nó , đinh ra từ nó , cung chiến_trận ra từ nó ; và hết_thảy các quan cai_trị cũng ra từ nó .
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Ðá góc sẽ ra từ nó, đinh ra từ nó, cung chiến trận ra từ nó; và hết thảy các quan cai trị cũng ra từ nó.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Da lui uscirà la pietra d'angolo, da lui il chiodo, da lui l'arco di guerra, da lui tutti quanti i condottieri
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Dari antara mereka akan Kupilih penguasa, pemimpin, dan panglima yang akan memerintah umat-Ku.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.De él saldrá la piedra angular, de él la estaca, de él el arco de guerra y de él también el gobernante
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.De Judá sairá a pedra angular, dele a estaca da tenda, dele o arco de guerra, dele sairão todos os chefes.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.De lui sortira l`angle, de lui le clou, de lui l`arc de guerre; De lui sortiront tous les chefs ensemble.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Die Ecksteine, Nägel, Streitbogen, alle Herrscher sollen aus ihnen selbst herkommen;
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Fra ham kommer Hjørne og Teltpæl, fra ham kommer Krigens Bue, fra ham kommer hver en Hersker.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Iz Jude pride vogelni kamen, iz njega šatorov klin, iz njega bojni lok, iz njega vsi čiherni oblastniki.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak."모퉁이 돌이 그에게로서, 말뚝이 그에게로서, 싸우는 활이 그에게로서, 권세 잡은 자가 다 일제히 그에게로서, 나와서"
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Közülök támad a szegletkõ, közülök a szeg, közülök a harczi ív, közülök egyszersmind minden sarczoló.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Od něho úhel, od něho hřeb, od něho lučiště válečné, od něho též pojde všeliký úředník.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Od niego węgiel, od niego gwóźdź, od niego łuk wojenny, od niego także wynijdzie wszelki poborca;
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Siitä on lähtevä kulmakivi, siitä kiinnityspaalu, siitä sotajousi, siitä lähtevät käskijät kaikki.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Uit haar zal de hoeksteen voortkomen, de tentpin, de oorlogsboog, de heerser over de hele aarde.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Z neho bude uhol, z neho klin, z neho vojenné lučište, z neho vyjde napospol každý pohonič.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.Απ' αυτου εξηλθεν η γωνια, απ' αυτου ο πασσαλος, απ' αυτου το πολεμικον τοξον, απ' αυτου πας ηγεμων ομου.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.ממנו פנה ממנו יתד ממנו קשת מלחמה ממנו יצא כל נוגש יחדו׃
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.منه الزاوية منه الوتد منه قوس القتال منه يخرج كل ظالم جميعا.
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.房 角 石 、 釘 子 、 爭 戰 的 弓 、 和 一 切 掌 權 的 、 都 從 他 而 出
Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.房 角石 、 釘子 、 爭戰 的 弓 、 和 一切 掌 權的 、 都 從 他 而出
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.A vbiji jej jako hřebík v místě pevném, a bude stolicí slávy domu otce svého.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.E fixá-lo-ei como a um prego num lugar firme; e será como um trono de honra para a casa de seu pai.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Îl voi împlînta ca pe un drug într'un loc tare, şi va fi un scaun de slavă pentru casa tatălui său.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.In zabijem ga kakor klin na trdnem mestu, in za časten prestol bode očetovi hiši svoji.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.I wbiję go jako gwóźdź na miejscu pewnem, a będzie stolicą chwały domu ojca swego.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Jeg fæster ham som en Nagle på et sikkert Sted, og han skal blive til Hæder for sit Fædrenehus.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Je l`enfoncerai comme un clou dans un lieu sûr, Et il sera un siège de gloire pour la maison de son père.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.못이 단단한 곳에 박힘 같이 그를 견고케 하리니 그가 그 아비 집에 영광의 보좌가 될 것이요
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Lo conficcherò come un paletto in luogo solido e sarà un trono di gloria per la casa di suo padre

İlgili Sayfalar