Ben geldiğimde, anlaşmazlık kaynama noktasına ulaşmıştı.When I arrived, the dispute had reached its boiling point.
Sami'nin öfkesi kaynama noktasına ulaştı.Sami's rage reached boiling point.
Ebuliyoskop, bir sıvının kaynama noktasını ölçen bir aygıt.Ebullioscope a device for measuring the boiling point of a liquid.
Vakum altında sıcaklık ortam basıncının kaynama noktasından daha düşük olabilir.Under vacuum the temperature can be lower than the ambient pressure boiling point.
Tutku, kızgınlık ve seksüalitede kaynama noktasını anlatır.Psychological aspects of the expression of anger and violence on the stage.
Kaynama noktası 35 oC'dir.The mouth angle is 35°.
Bunlar suyun donma noktasıyla kaynama noktasıdır.This point is the freeze/thaw point of water.
- kaynama noktası ise 100 C kabul edilerek bir sıcaklık ölçüm birimi kabul edilmiştir.100 degrees for Celsius is boiling, and that's how they rated it.
Bu daha da güçlü bir bağ olduğu için daha yüksek bir kaynama noktası olacaktır.Since this is even a stronger bond between molecules, it will have even a higher boiling point.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.My sense of outrage about women's rights was brought to a boil when I was about 11.
Molekülün gücü aynı zamanda kaynama noktası ile bağlantılıdır. .So the strength, and I've touched on this, it also goes into the boiling point.
Bağlar çok kuvvetli olduğu için, molekül yüksek kaynama noktasına sahiptir. .So because these bonds are pretty strong, it has a higher boiling point.
İhtiyaçlar! ve büyük özveriler. İnsan hayatının yenilenme işlemi, kaynama noktasına ulaşmıştır.The process of renovation of human life has reached a boiling point.
Kaynama NoktasıBoiling Point
Kaynama Noktası:% 1Boiling Point: %1
Bu sıcaklık yakınlarında kaynama noktası olan elementler:Elements with boiling point around this temperature:
Bu sıcaklık yakınlarında kaynama noktası olan bir element yokNo elements with a boiling point around this temperature
İkili ilişkiler Moldova'da yapılan 5 Nisan parlamento seçimleri sonrasında kaynama noktasına geldi.The bilateral tensions boiled over after Moldova's April 5th parliamentary elections.
Baskılar çoktan kaynama noktasına ulaştı.Pressure has already reached a boiling point.
Dolayısıyla buharlaşma entropisi buharlaşma ısısının kaynama noktasına bölünmesiyle elde edilir.The entropy of vaporization is then equal to the heat of vaporization divided by the boiling point.
Kaynama noktası 131-132 °C'dir. Ortalama molar kütlesi 110.20 g/mol'dür.The boiling point is 131–132 °C. The average molar mass is 110.20 g/mol.
Vakumda piroliz ayrıca yan ürünlerin kaynama noktasını düşürerek geri kazanımlarını iyileştirir.Pyrolysis in a vacuum also lowers the boiling point of the byproducts, improving their recovery.
Propandan biraz daha düşük bir kaynama noktasına sahiptir ve bu nedenle daha uçucudur.Propan hat einen niedrigeren Siedepunkt und bleibt deshalb bei tieferen Temperaturen einsatzfähig.
Kaynama noktası düşük olup karakteristik bir kokusu vardır.Der Geruch ist schwach, aber charakteristisch.
Kaynama noktası dış basınca bağlıdır.El punto de ebullición depende de la presión externa.
Yani çözelti saf çözücünün normal kaynama noktasında kaynamaz.En ese punto se pierde la contracción normal de la aurícula izquierda.
Bu ölçümde, suyun donma ve kaynama noktası sırayla 32 °F ve 212 °F olarak belirlenir.La escala establece como las temperaturas de congelación y ebullición del agua, 32 ℉ y 212 ℉, respectivamente.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Como segundo punto de referencia tomó su temperatura corporal definiéndola como 100 grados.
Kaynama noktası 35 oC'dir.La graduación es de 35°.
Ebuliyoskop, bir sıvının kaynama noktasını ölçen bir aygıt.Ebullioscopio – strumento usato per misurare il punto di ebollizione di un liquido.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.All'altro punto fisso, il punto di ebollizione dell'acqua, fu invece assegnato il valore di 60 gradi.
Sıvı azot oksijenden daha düşük kaynama noktasına sahiptir.La miscela si trova a temperatura più bassa dell'azoto.
Katı erime ve kaynama noktası düşüktür.Степень облысения и расположение залысин.
Kaynama noktası düşük olup karakteristik bir kokusu vardır.والأمونياك أخف من الهواء ولها رائحة نفاذة مميزة.
Kaynama noktası 35 oC'dir.الشعلة عدن 35 نقطة.
Ebuliyoskop, bir sıvının kaynama noktasını ölçen bir aygıt.Umn ebulioscópio é um instrumento para a medição do ponto de ebulição de um líquido.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Ao ponto de ebulição da água, o valor foi 100ºC.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Hij definieerde aanvankelijk het kookpunt van water als 0° en het vriespunt als 100°.
Katı erime ve kaynama noktası düşüktür.Ze bemalen De Nederwaard en De Overwaard.
Vakum altında sıcaklık ortam basıncının kaynama noktasından daha düşük olabilir.W obniżonym ciśnieniu temperatura wrzenia może być niższa od punktu wrzenia w temperaturze otoczenia.
Aynı karbon sayılı ketona göre kaynama noktası daha yüksektir.Stosunek zmieszania tlenku węgla jest na tej wysokości podobny.
Propandan biraz daha düşük bir kaynama noktasına sahiptir ve bu nedenle daha uçucudur.Den har en något lägre kokpunkt än propan och är därför mer flyktig.
Karbon sayısı ve -OH grubu sayısı arttıkça kaynama noktası da artar.Чим нижче атомні відношення Н/С і О/С, тим вище вміст ароматичних сполук.
Bunun yanı sıra alkanların dallanması artıkça da bunların kaynama noktasında bir azalma olmaktadır.A těm dostane se hanby na tomto světě, zatímco na onom světě je očekává trest nesmírný."
Ancak dallanmalar arttıkça kaynama noktası düşer.Totuși, în unele cazuri, moartea survine când temperatura atinge punctul maximal.
Propen daha büyük kütlesi nedeniyle etilenden daha yüksek bir yoğunluğa ve kaynama noktasına sahiptir.Propena are o densitate și un punct de fierbere mai mare decât al etenei datorită masei mai mari.
Vakum altında sıcaklık ortam basıncının kaynama noktasından daha düşük olabilir.(Lényeges megjegyezni, hogy a melegpont hőmérséklete a hidegpont hőmérséleténél alacsonyabb is lehet.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Asteikossa veden jäätymispiste oli 100 ja kiehumispiste 0 astetta.
Propandan biraz daha düşük bir kaynama noktasına sahiptir ve bu nedenle daha uçucudur.Έχει, ακόμη, λίγο μικρότερο σημείο ζέσης από το προπάνιο, και έτσι είναι πιο πτητικό.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Στο θερμόμετρό του το σημείο για την ψύξη του νερού ήταν το 100 και για τον βρασμό του το 0.
Propen daha büyük kütlesi nedeniyle etilenden daha yüksek bir yoğunluğa ve kaynama noktasına sahiptir.Propen har en højere massefylde og kogepunkt end ethylen på grund af dets større størrelse.
Propandan biraz daha düşük bir kaynama noktasına sahiptir ve bu nedenle daha uçucudur.Det har et lidt lavere kogepunkt end propan og er således mere svingende.
Kaynama noktası düşük olup karakteristik bir kokusu vardır.粘りが少なく、独特の匂いがある。
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.元々の定義は水の凝固点を0度、沸点を100度とするものであった。
Bu ölçümde, suyun donma ve kaynama noktası sırayla 32 °F ve 212 °F olarak belirlenir.カ氏度による温度目盛では水の融点を32 °F、沸点を212 °Fとする。
Bunun yanı sıra alkanların dallanması artıkça da bunların kaynama noktasında bir azalma olmaktadır.這樣的事情,雖然洩憤,爲大家所稱快,但也過於殘酷啊。
4.5 °C'de eriyen renksiz kristallerden oluşur: sıvı aralığı son derece dardır, kaynama noktası 4.77 ° C'dedir.这种无色晶体在4.5 °C时熔化,液态的温度范围非常狭窄,因为沸点只有4.77 °C。
Karbon sayısı ve -OH grubu sayısı arttıkça kaynama noktası da artar.EF0에서 EF5 등급까지 있으며 숫자가 올라갈 수록 더 강력한 토네이도 위력을 의미한다.
Propandan biraz daha düşük bir kaynama noktasına sahiptir ve bu nedenle daha uçucudur.נקודת הרתיחה שלו נמוכה במקצת מזו של פרופאן, ולכן הוא נדיף יותר.
Aynı karbon sayılı ketona göre kaynama noktası daha yüksektir.בבטון עם תכולה גבוהה של אפר פחם המצב שונה.