Bir atık su arıtma tesisi şehrin su kaynağının içine zehirli kimyasallar boşalttı.A sewage treatment plant discharged toxic chemicals into the town's water supply.
Bu meteor yağmurunun kaynağının C/1979 Y1 (Bradfield) kuyruklu yıldızı olduğu tahmin ediliyor.The origin of this meteor shower is probably the comet C/1979 Y1 (Bradfield).
Bu ayrıklığın kaynağının madde veya ışık olup olmadığını bilinmiyordu.It was unknown whether the source of this discreteness was the matter or the light.
1875 G. Bottcher ve M. Letulle ülserlerin kaynağının bakteriler olduğunu ileri sürdüler.1875 G. Bottcher and M. Letulle hypothesize that ulcers are caused by bacteria.
Adının (Portugal (İngilizce)) kaynağının latince adı Portus Cale, olduğu bilinir.Portugal's name derives from the Roman name Portus Cale.
Yıldız rüzgarı, X-ışını kaynağının çevresindeki Toplanma diski için gerekli maddeyi sağlamaktadır.A stellar wind from the star provides material for an accretion disk around the X-ray source.
Bu yağın diğer yağlardan farkı, ışık kaynağının oluşturduğu ısıda buharlaşmamasıdır.Care must be taken that the materials are not damaged by the heat generated by the light source.
Basın ve sivil toplum egemenliğin kaynağının her zaman halka dayanması için çalıştı.Public work and army register will always cause the loss of citizenship.
Bankanın kaynağının yabancı sermaye piyasalarından olmaması nedeniyle iç borç niteliği taşımaktadır.It because the bank was not taking credit from international sources.
Bu sebeple damıtım evleri genelde bir su kaynağının yanında olurlar.Blackhouses were most often grouped together close to a water-source.
OAO-1 üç gün sonra güç kaynağının bozulması sonucu görev dışı kaldı.OAO-1's battery failed after three days, terminating the mission.
Freud, sevginin her türlüsünün kaynağının cinsellik olduğunu öne sürer.Freud had believed that love is always based on some form of sexual desire.
Bunun sebebi ise bu müthiş ısı kaynağının Grönland'ı kuzeyinden ısıtmasıdır.And one reason is, this enormous heat sink heats up Greenland from the north.
Böylece otoriteler problemin kaynağının kötü koku olduğuna inandılar.And so the authorities became convinced that this smell was this problem.
Yani, bütün hesaplamaları dalga kaynağının konumunu referans alarak yapacağız.And we're going to do everything.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.Now the modern sector, of course, is where a lot of the development aid and resources went into.
Semûd, Lût kavmi, o sık ağaçları besleyen su kaynağının sahipleri Eykeliler de.And the Thamud, the people of Lot, as well as the dwellers of the Wood, had denied.
İçerik kaynağının kentini buradan belirleyin. Bu alan 32 ASCII karakterle sınırlıdır.Set here the city of content origin. This field is limited to 32 ASCII characters.
İçerik kaynağının İl veya Eyaletini buradan belirleyin. Bu alan 32 ASCII karakterle sınırlıdır.Set here the Province or State of content origin. This field is limited to 32 ASCII characters.
İçerik kaynağının ülke adını buradan belirleyin.Select here country name of content origin.
İçerik kaynağının kentini buradan belirleyin.Set here the content's city of origin.
İçerik kaynağının İl veya Eyaletini buradan belirleyin.Set here the content's Province or State of origin.
% 1 kaynağının MD5 özeti belirtilen ile eşit.The MD5 Sum of %1 equals that specified.
% 1 kaynağının MD5 Özet bilgisi verilen bilgi ile eşit değil.The MD5 Sum of %1 differs from that specified.
Ses kaynağının kullanılmış kısmıUsed part of the audio source
% 1 kaynağının silinmesi işleminde bir hata oluştu.An attempt to delete the specified resource %1 failed.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.I always believe that the source of Middle East problem is the USA.
Ne var ki Türkiye, potansiyel jeotermal kaynağının yalnızca yüzde 0.5'ini kullanıyor.However, Turkey is using only 0.5 per cent of its potential geothermal source.
Enerji kaynağının E-tipi devreyi çalıştırmasıDriving circuits (E-type) of a power supply
Dikey ses geçiş düğmeleri her ses kaynağının ses düzeyinin daha fazla ayarlanmasını sağlar.The vertical faders allow for further adjustment of the volume of each sound source.
Watt başına lümen, bir ışık kaynağının etkinliğinin yaygın bir ölçüsüdür.Lumens per watt is a common measure of the efficacy of a light source.
Punta kaynağının fiziksel etkileri iç çatlaklar, yüzey çatlakları ve kötü bir görünümdür.The physical effects of spot welding include internal cracking, surface cracks and a bad appearance.
Khnum, Nil Nehri'nin kaynağının koruyucusu olarak kabul edildi.Khnum was regarded as the guardian of the source of the Nile River.
Kokunun kaynağının oksijene bağımlı aktinobakteriler ve streptomiler olduğu ileri sürüldü.The source of the odour was suggested to be oxygen-dependent actinobacteria and streptomyces.
Kijevo, Cetina nehrinin kaynağının yanında, Dinara dağının altında yer almaktadır.Kijevo lies underneath the Dinara mountain, near the source of river Cetina.
Bu meteor yağmurunun kaynağının C/1979 Y1 (Bradfield) kuyruklu yıldızı olduğu tahmin ediliyor.Der Mutterkörper dieses Meteorstromes ist wahrscheinlich der Komet C/1979 Y1 (Bradfield).
Ilıpınar su kaynağının üzerinde bulunan bu mescide ahşap iki kanatlı kapıdan girilir.In den äußeren Bögen stehen zwei Adler (das Wappentier der Borghese) als Wasserspeier.
Bunların kaynağının da İsa'nın ızdırabı ve çilesi olduğu kabul edilir.In ihr wird auch bereits das Leiden und Sterben Jesu angedeutet.
Ilıpınar su kaynağının üzerinde bulunan bu mescide ahşap iki kanatlı kapıdan girilir.Magnien (de Chailly): d'azur à deux palmes adossées d'or.
Çoğu durumda ısı kaynağının bulunabilirliği, en önemli etken olmaktadır.Le rôle du tabagisme durant la grossesse semble cependant être le plus important.
Gaga, şarkının esin kaynağının Almanya'nın başkenti Berlin'de katıldığı bir parti olduğunu söyledi.Gaga déclare que la chanson a été inspirée après une nuit de fête à Berlin.
Kasaba adının kaynağının ne olduğu bilinmemektedir.On ne connait pas l'origine du nom de la ville.
Bu ayrıklığın kaynağının madde veya ışık olup olmadığını bilinmiyordu.Era desconocida si la fuente de estas cantidades discretas era la materia o la luz.
Tarım geçim kaynağının en önemli bölümünü oluşturmaktadır.El maíz parece haber sido su cultivo más importante.
Suyun kaynağının olduğu yerde yapay bir havuz vardır.Al centro dello spazio si trova posizionata una fontana artistica.
Yıldız rüzgarı, X-ışını kaynağının çevresindeki Toplanma diski için gerekli maddeyi sağlamaktadır.Звёздный ветер сверхгиганта даёт материал для аккреционного диска вокруг рентгеновского источника.
Köyün su kaynağının bitmek üzere olduğu yönünde söylemler de vardır.До сих пор не ясно из какого источника брали воду жители города.
Kuş bir su kaynağının yanına yerleştirilir ve bu pozisyon onun gagasının suya dalmasını sağlar.Птичка помещается рядом с источником воды, это приводит к контакту клюва с водой.
Bu ayrıklığın kaynağının madde veya ışık olup olmadığını bilinmiyordu.ولكن لم يكن معروفًا ما إذا كان مصدر هذه الكمّات المنفصلة المادة أم الضوء.
Bu ayrıklığın kaynağının madde veya ışık olup olmadığını bilinmiyordu.Não se sabe se a origem dessas quantidades discretas era da matéria ou da luz.
1992'de Tracey Ullman, dizinin başarısının kaynağının kendi şovu olduğunu iddia ederek Fox'a dava açtı.Em 1992, Tracey Ullman moveu uma ação judicial contra a Fox, alegando ser a fonte do sucesso da série.
Yıldız rüzgarı, X-ışını kaynağının çevresindeki Toplanma diski için gerekli maddeyi sağlamaktadır.Um vento estelar da estrela fornece material para um disco de acreção em torno da origem de raio-X.
Highlightlar ışık kaynağının konumunun ve yüzeylerin eğriselliğinin anlaşılmasını sağlarlar.De luminantie beschrijft de helderheid van grotere lichtgevende oppervlakken.
Bu ayrıklığın kaynağının madde veya ışık olup olmadığını bilinmiyordu.Nie było wówczas wiadomo, czy przyczyna tych nieciągłości leży po stronie materii, czy też światła.
Şiirdeki Annabel Lee'nin ilham kaynağının kim olduğu konusunda çeşitli tartışmalar bulunmaktadır.Det har varit debatt om vem, om någon, var inspirationen till Annabel Lee.
Bunların kaynağının da İsa'nın ızdırabı ve çilesi olduğu kabul edilir.Detta gör Gud på grund av Jesu död och uppståndelse.
Jonsu, beste yapma ve söz yazmanın en büyük ilham kaynağının filmlerden gelen müzik olduğunu açıklamıştır.Йоганна пояснила, що для неї, найбільший надихаючим джерелом для написання музики є музика з фільмів.
Bu meteor yağmurunun kaynağının C/1979 Y1 (Bradfield) kuyruklu yıldızı olduğu tahmin ediliyor.Původcem tohoto meteorického roje je pravděpodobně kometa C/1979 Y1 (Bradfield).
Haber kaynağının, gazeteciye kayda almaması koşulu ile açıkladığı bilgidir.Záminkou bylo údajné nevydání víza pro rozhlasového reportéra.
Fakat, sinüzoidal dalga biçimi enerji kaynağının yapının kolaylığı için daha çok tercih edilebilir.Někdy je možné a vhodnější použít ke stanovení indukčnosti energetických úvah.